binlerce ile cümle

binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.Це, власне, наймасовіше вбивство морських ссавців на планеті, сотні тисяч цих тюленів знищують кожного року.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.Это самый масштабный забой морских млекопитающих на планете, каждый год убивают сотни тысяч таких тюленей.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.למעשה זהו הטבח הגדול בעולם של יונקים ימיים, עם מאות אלפי כלבי ים אשר נהרגים בכל שנה.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.انها في الواقع اكبر الثدييات البحرية التي يتم ذبحها على الارض مع مئات الآلاف من هذه الفقمات والتي تقتل كل عام.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.これは、海洋哺乳動物において 地球上で最大規模の虐殺です。 これはこれで心配ですが
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.Die Bibliothek von Ashurbanipal in... ...Assyrien besaß Tausende Tontafeln.
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.아슈르바니팔의 앗시리아 도서관은 천개의 점토판을 가지고 있습니다.
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.La biblioteca assira di Ashurbanipal... ...conteneva migliaia di tavolette di terracotta.
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.La bibliothèque de Ninive... abritait des milliers de tablettes.
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.Perpustakaan Asyur dari Ashurbanipal... ... Sudah ribuan tablet tanah liat.
Asurun Ashurbanipal kütüphanesi... ...binlerce kil tablete sahip.Асирийската библиотека на Асурбанипал е съдържала хиляди глинени плочки.
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce genç"Fiatalok ezrei tűntetnek Athénban, Madridban és
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce genç"그리고 아테나, 마드리드, 뉴욕에서 수천 명의 젊은이들이
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce genç"Milhares de jovens em Atenas, em Madrid e em Nova Iorque
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce genç"ואלפי צעירים באתונה, מדריד
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce genç" والآلاف من الشباب في أثينا و مدريد
"Atina, Madrid ve New York'ta binlerce gençアラブ諸国の人民に刺激を受けて
Atlantik Okyanusu'nun dibine binlerce mil kablo döşemek kolay bir iş değil.수천마일이나 되는 대서양 해저를 지나는 전화선을 설치하는 일은 쉽지 않습니다.
Atlantik Okyanusu'nun dibine binlerce mil kablo döşemek kolay bir iş değil.la mii și mii de km de cablu prin oceanul Atlantic nu este un lucru simplu.
Atlantik Okyanusu'nun dibine binlerce mil kablo döşemek kolay bir iş değil.אל הנחת כבלים על פני אלפי קילומטרים בתחתית האוקיינוס זה לא דבר פשוט.
Atlantik Okyanusu'nun dibine binlerce mil kablo döşemek kolay bir iş değil.إلى زرع الألف الأميل من الكيابل عبر قاع المحيط الأطلسي ليس بالأمر السهل.
Atlantik Okyanusu'nun dibine binlerce mil kablo döşemek kolay bir iş değil.ケーブルを敷くことになったのは 簡単なプロセスではありません そしてそれから間もなく
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.[Cette eau] sert aussi à produire des milliers de tonnes de riz.
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.수천 톤의 쌀을 생산합니다.
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.Nawadnia wielkie uprawy ryżu.
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.הם מייצרים אלפי טונות של אורז.
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.ويورد الاف الأطنان من الأرز
Aynı su kaynakları, binlerce ton pirinç üretir.私たちはこの水に何をしているでしょう?
Aynı zamanda Güney'den Kuzey'e taşınacak olan yüz binlerce insan da görürdünüz.하지만 몇십만 사람들 역시 남베트남으로부터 북베트남으로 올라갔기 떄문에
Aynı zamanda Güney'den Kuzey'e taşınacak olan yüz binlerce insan da görürdünüz.Také několik stovek lidí se přestěhovalo z jihu na sever.
Aynı zamanda Güney'den Kuzey'e taşınacak olan yüz binlerce insan da görürdünüz.南からの北への移動 だから、一方向の動きではなかった。
Bağdat'ta binlerce insan hükümet yolsuzluğunu protesto ediyor.A Bagdad, 1.000 personnes protestent contre la corruption des agents publics.
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanırCând pescuitul e fructuos, se adună cu miile.
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanırKdyž je ryb hojnost, shromažďují se jich tisíce.
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanırKhi việc bắt cá có vẻ thuận lợi, chúng tụ tập thành đàn lớn, tới hàng nghìn con.
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanır'Οταν έχει πολλά ψάρια, μαζεύονται κατά χιλιάδες.
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanır,כשהדיג מוצלח .הם נאספים באלפיהם
Balık bol olduğunda binlercesi bir araya toplanırعندما صيد السمك جيد يتجمّعون في آلافهم
Balıklar, anneleri olmadan doğdukları yerin binlerce mil ötesine yüzüp çiftleşecekleri yere varıyorlar."Аз нямам представа как става това".
Bana binlerce bakteri türleri var.Ich trage Tausende Bakterien-Arten mit mir herum
Bana binlerce bakteri türleri var.Ik heb wel duizenden soorten... ...bacteriën die met mij zijn.
Bana binlerce bakteri türleri var.수천가지 타입의 박테리아가 나에게 있다.
Bana binlerce bakteri türleri var.Tengo miles de especies de bacterias dentro de mi
Bana binlerce bakteri türleri var.Zawieramy tysiące różnych rodzajów bakterii.
Bana binlerce bakteri türleri var.Тисячі різноманітних бактерій живуть в мені.
Bana binlerce bakteri türleri var.קיימים אלפי סוגי חיידקים בגוף שלי
Bana binlerce bakteri türleri var.يوجد في تكافل معي الالاف من البكتريا.
Başkan olduğu 1980'lerde, binlerce insan ölüm mangalarınca katledildi, çoğu yerli erkek, kadın ve çocuk.,בתקופת כהונתו בשנות ה-80 אלפי אנשים נרצחו ,בידי יחידות חיסול ,מרביתם ילידי השבטים .גברים נשים וילדים
Başkan olduğu 1980'lerde, binlerce insan ölüm mangalarınca katledildi, çoğu yerli erkek, kadın ve çocuk.暗殺部隊により数千人が 殺害されました ほとんどが 先住民族の男性 女性 子供たちでした 銃やヘリコプターは 米国から提供されました
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Ak pani Medlock'd nechať ťa ísť do th 'knižnice, tam je o tisíce" knihy. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Als mevrouw Medlock'd laat u gaan in th 'bibliotheek, is er duizenden o' boeken daar."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Če gospa Medlock'd naj ti gredo v th" knjižnico, tam je na tisoče o knjigah tam. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Daca doamna Medlock'd sa te du-te-lea în" bibliotecă, există mii de o "carti acolo."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Ha Mrs. Medlock'd hagyjuk téged bemegy th 'könyvtár, ott több ezer o" könyvet is. "
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Hvis Fru Medlock'd lader dig gå ind th 'bibliotek, der er tusinder o' bøger der."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jeśli pani Medlock'd puszczę cię do th" biblioteka, jest tysiące o 'książek tam ".
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jika Mrs Medlock'd membiarkan engkau pergi ke th 'perpustakaan, ada ribuan o' buku di sana."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Jos rouva Medlock'd päästä sinua menemään th" kirjastoon, siellä on tuhansia O "kirjoja siellä."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""부인 Medlock'd이 그대 회에 놔주면 거기에 도서 도서관, 수천 O있다."
"Bayan Medlock'd sana inci gidelim orada kitapları kütüphane, binlerce o var.""Nếu bà Medlock'd cho phép ngươi đi vào thứ 'thư viện, có hàng ngàn o' cuốn sách đó."

İlgili Sayfalar