binlerce ile cümle
binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yüz binlerce kişinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmesini engelleyemedi.Kaalukate tõenditeta küüditati sajad inimesed Nõukogude Liitu.
30,000 kişiyi katledildi ve binlerce kadın tecavüze uğradı..Tuhanded tsiviilelanikud tapeti, 30 000 viidi orjusesse.
Sahili her yaz on binlerce yerli turist almaktadır.Varemeid külastab aastas üle 10 000 turisti.
Operasyonda binlerce kişi yaşamını yitirdi.Veresauna käigus kaotasid elu tuhanded inimesed.
Yeni binaya yetkili firma sayısı ise binlercedir.Elanike arv linnastus on ligi 30 miljonit.
Fakat bununla birlikte binlerce izotopun kararsız olduğu karakterize edilmiştir.Siiski on tuhandeid isotoope, mida on iseloomustatud kui mittestabiilseid.
Taksim Meydanı'nda binlerce kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi.Jätkusid tuhandete osavõtjatega meeleavaldused pealinnas Katmandus.
Bunun için binlerce kişiden imza toplamıştır.Petitsioon kogus tuhandeid allkirju.
Patlama sırasında kül, binlerce km havaya karışmıştır.Purske tulemusena paiskus vulkaaniline tuhk mitme tuhande kilomeetri kõrgusele.
1998’de “Binlerce güneş” albümüyle listelerin başında yer aldı.2008 "Tuhat hiilgavat päikest".
İlçeye her yıl binlerce turist gelir.Saarel käib sadu turiste aastas.
Esir kampına gönderilmeden önce binlerce Sovyet komiseri öldürüldü.Linna rajamisel hukkus tuhandeid Gulagi vange.
Çarlık Orduları 10 gün süren isyan boyunca binlerce kişiyi katletti.Serbia armee 100 000 meest surusid ülestõusu mõne päevaga maha.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10.000 chilometri quadrati, decine di migliaia di isole sparse come gioielli sui mari del sud.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10 000 de Km pătrați, zeci de mii de insule zvârlite ca niște giuvaiere în mările sudice.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10.000 kilometres carrés, des dizaines de milliers d'îles éparpillées comme des joyaux sur l'Océan Austral.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10,000 kilómetros cuadrados, decenas de miles de islas dispersas como joyas en el mar del sur.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10.000 Quadratkilometer, zehntausende von Inseln wie Juwelen über die Südsee verstreut.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10.000 vierkante kilometer. Tienduizenden eilanden als juwelen gestrooid op de zuidelijke zee.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10 000 квадратни километра, десетки хиляди острови, нахвърлени като скъпоценни камъни насред южно море.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10,000 קילומטרים רבועים, עשרות אלפי איים המפוזרים כיהלומים ברחבי הים הדרומי.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10000 كيلومتر مربع عشرات الآلاف من الجزر النائية تشبه المجوهرات في البحر الجنوبي
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.10 tys. kilometrów kwadratowych, dziesiątki tysięcy wysp rozrzuconych niczym klejnoty na południowym morzu.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.1만 제곱 킬로미터의, 남쪽 바다 위에 보석처럼 던져진 수만 개의 섬들.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.南洋の何万もの宝石のような島々 私は最近ホクレアという
2001 yılı itibariyle Microsoft'un binlerce yazılım patenti vardı.*All'anno 2000-2001, Microsoft detiene migliaia di brevetti sul software.
2001 yılı itibariyle Microsoft'un binlerce yazılım patenti vardı.*Así que lo que hubo fue una explosión de patentes primero y después, una explosión de juicios.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .De kan være spændende at læse. Det er dog vigtigt at huske, at pi er et tal.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobře, možná trochu přeháním, ale knih by se ale dalo psát mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Dobre, možno trošku preháňam, no kníh by sa dalo písať mnoho.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Jag kanske överdriver Man kan skriva böcker om det här talet
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .여러분은 이 숫자에 관해 책을 쓸 수 있습니다
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .Nie jestem pewien, czy są ich tysiące, pewnie przesadzam, ale można by pisać książki na ten temat.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .שזה לא -- אני לא בטוח שזה אלפים, אני מגזים, אבל אפשר לכתוב ספרים על המספר הזה.
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .هو ليس --لا اعلم اذا كان هناك الآلاف، انني ابالغ، لكن يمكنكم ان تكتبوا عن هذا العدد
Abartıyor da olabilirim ama bu sayı hakkında binlerce kitap yazılabilir. .しかし、この数字に関して本を書くことができます。 しかし、ただの数字です。
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.미국 전역에 걸쳐 수 천명의 사람들이 경험한 25분간의 말할 수 없는 공포였습니다.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.25 phút ấy là 25 phút kinh hoàng tột đỉnh mà hàng ngàn người trên nước Mĩ đã trải qua.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Au fost 25 de minute de teroare absolută pe care au simţit-o mii de oameni din S.U.A.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Benar-benar 25 menit yang penuh rasa takut yang dirasakan oleh ribuan orang di seluruh Amerika Serikat.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Ce furent 25 minutes de terreur absolue que des milliers de gens ont ressentie dans tous les Etats-unis.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Es waren 25 Minuten absoluten Terrors, den Tausende Menschen überall in den USA spürten.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Foram 25 minutos de terror absoluto que milhares de pessoas nos EUA sentiram.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Fueron 25 minutos de absoluto terror el que sintieron miles de personas en EE.UU.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Het waren 25 minuten van absolute terreur voor duizenden mensen in de VS.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Sono stati 25 minuti di terrore assoluto che migliaia di persone negli Stati Uniti hanno percepito.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.To było 25 minut absolutnego przerażenia, które odczuły tysiące osób w Stanach.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Ήταν 25 λεπτά απόλυτου τρόμου που ένιωσαν χιλιάδες άνθρωποι σε όλες τις Η.Π.Α.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Това бяха 25 минути на абсолютен ужас, който хиляди хора в САЩ почувстваха.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.Это были 25 минут абсолютного ужаса, который ощутили тысячи людей в США.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.אלו היו 25 דקות של טרור מוחלט שאלפי אנשים ברחבי ארצות הברית הרגישו.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.و كانت 25 دقيقة من الرعب التام مر بها الاف الناس عبر الولايات المتحدة.
A.B.D.'deki binlerce kişinin hissettiği şey 25 dakika süren gerçek bir terör olayıydı.とてつもなく恐ろしい25分でした 私は津波の心配をしていました
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.A trefný je nejspíš proto, že tisíc let historie nezvrátíte bez velké bolesti.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.제 생각에 그 말에 가시가 있는 이유는 수천년의 역사는 커다란 고통이 없이는
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Myślę, że mogą dopiec, ponieważ tysięcy lat nie da się cofnąć bezboleśnie.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Penso que é uma ferroada porque milhares de anos de história não se apagam sem muita dor.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Y creo que la razón se debe a que miles de años de historia no se revierten sin antes mucho dolor.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.И мисля, че причината за тази язвителност е, че хиляди години история не се обръщат без много болки.
Acıtıyor olmasının nedeni şu ki binlerce yıllık tarih genelde birilerini acıtmadan geri alınamaz.Я думаю, що вони такі дошкульні тому, що тисячі років історії не змінюються безболісно.