Binici Smith-Pallotta:--yenilik.אנה-ליסה, סייג' וריידר סמית-פאלוטה: זו תהיה חדשנות חברתית של אמת.
Binici Smith-Pallotta:--yenilik.رايدر سميث بالوتا: حقيقي.
Binici Smith-Pallotta:--yenilik.ありがとうございました
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.Dus we denken altijd alsof bacteriën ons berijden... ..maar eigenlijk, vooral... ...hebben we een symbiose.
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.그래서 우리가 우리 자신을 생각할때 우리에게 타고 있는 박테리아를 떠올린다. 많은 정도에서 우리는 공생관계이다
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.och det är uppenbarligen en bra sak.
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.Хоча загалом ми думаємо, що бактерії їздять на нас, по суті ми живемо в симбіозі.
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.כך שאנחנו יודעים שתמיד יש חיידקים שבאים אתנו רוכבים עלינו אבל במדה רבה יש לנו סימביוזה עם החיידקים שלנו
Bu yüzden her tür bakteri gibi kendimizi düşünmek bize, binicilik, ancak büyük ölçüde simbiyoz tür.فنحن نفكر في انفسنا على ان البكتريا تتواجد علينا، ولكن بدرجة كبيرة نحن معها في علاقة تكافل
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.결국, 저는 2년 전에 황소를 타는 사람을 찾아냈어요.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Dwa lata temu w końcu znalazłam ujeżdżacza byków.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Finalement , j'ai bel et bien rencontré un cavalier de taureaux, il y a 2 ans.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Finalmente, sí encontré a un torero, hace dos años.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.În cele din urmă, am găsit un călăreț de tauri, acum doi ani.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Insomma alla fine ho trovato un cavalcatore di tori due anni fa.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Nhưng sau đó, tôi có gặp một người cỡi bò, sau hai năm.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Uiteindelijk vond ik toch een stierentemmer, 2 jaar geleden.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Най-сетне наистина намерих един ездач на бик, преди две години.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.Наконец, я нашла наездника на быках, два года назад.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.לבסוף באמת פגשתי רוכב שוורים, לפני שנתיים.
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.أخيرًا, قمت بإيجاد متصارع ثيران, قبل عامين
En sonunda, bir rodeo binicisini buldum, iki yıl önce.彼とロデオを観に行った訳ですが 仲良くなって
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.A teraz nože závoď s mojím pánom, s assýrskym kráľom, a dám ti dva tisíce koní, ak si môžeš dať na ne jazdcov.
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.그러므로 이제 청하노니 내 주 앗수르 왕과 내기하라 나는 네게 말 이천필을 주어도 너는 그 탈 자를 능히 내지 못하리라
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.이제 너는 내 주 앗수르 왕과 내기하라 네가 만일 그 말 탈 사람을 낼 수 있다면 나는 네게 말 이천 필을 주리라
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.Ora vieni al mio signore, re d'Assiria; io ti darò duemila cavalli, se potrai procurarti cavalieri per essi
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.ועתה התערב נא את אדני את מלך אשור ואתנה לך אלפים סוסים אם תוכל לתת לך רכבים עליהם׃
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.ועתה התערב נא את אדני המלך אשור ואתנה לך אלפים סוסים אם תוכל לתת לך רכבים עליהם׃
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.فالآن راهن سيدي ملك اشور فاعطيك الفي فرس ان استطعت ان تجعل عليها راكبين.
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.والآن راهن سيدي ملك اشور فاعطيك الفي فرس ان كنت تقدر ان تجعل عليها راكبين.
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.現 在 你 把 當 頭 給 我 主 亞 述 王 、 我 給 你 二 千 匹 馬 、 看 你 這 一 面 騎 馬 的 人 彀 不 彀
‹‹Haydi, efendim Asur Kralıyla bahse giriş. Binicileri sağlayabilirsen sana iki bin at veririm.現 在 你 把 當頭給 我 主亞 述王 、 我給 你 二千 匹 馬 、 看 你 這一面 騎馬 的 人 彀不彀
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Algo que nunca se menciona en las docenas de libros sobre caballos y sus jinetes que yo devoraba en esos días.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Dat feit vond ik nooit terug in de stapels boeken over paarden en hun berijders die ik in die tijd verslond.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.어떤 건 절대 거론되지 않았지 내가 그 시절 탐독했던, 말과 기수에 관한 수십 권의 책 중에서도 결코.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Una cosa questa mai menzionata nelle dozzine di libri sui cavalli e i loro fantini che divoravo a quei tempi.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Нищо, никога неспоменавано в дузините книги, за коне и техните ездачи, които поглъщах в онези дни.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.То, о чем никогда не говорилось в десятках книг о лошадях и наездниках, которые я тогда жадно поглощал.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.דבר שמעולם לא הוזכר בעשרות הספרים שעסקו בסוסים וברוכביהם שאותם בלעתי בימים ההם.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.شيء لم يذكر أبدا في عشرات الكتب التي تحدثت عن الخيول وفرسانها التي التهمتها في تلك الايام
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Dalam rodeo, kerbau dan banteng memberontak bukan karena mereka buas, tapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.På rodeos sparkar inte tjurar och otämjda hästar bakut av vildhet, utan av smärta.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.ברודאו, פרים וסוסי פרא לא דוחקים .מפני שהם פראיים, אלא בגלל שכואב להם
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Dalam rodeo, sapi jantan dan tidak Broncos buck karena mereka pembohong, tetapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.En los rodeos, los toros y caballos no se agitan por ser salvajes, lo hacen porque sienten dolor.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Na rodeih biki in konji ne skačejo, ker so divji, ampak zato, ker jih boli.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.På rodeos sparkar inte tjurar och otämjda hästar bakut av vildhet, utan av smärta.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Při rodeu se býci a divocí koně nevzpínají proto, že jsou divocí, ale protože jsou v bolestech.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Rodeossa härät ja mustangit eivät pukita koska ne olisivat villejä, vaan koska niitä sattuu.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.W rodeo byki i konie nie brykają z powodu swej dzikości - brykają z powodu bólu
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.В родео быки и полудикие лошади не взбрыкивают потому что они дики, но потому что они находятся в боли.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.ברודאו, פרים וסוסי פרא לא דוחקים מפני שהם פראיים, אלא בגלל שכואב להם.