Ana içeriğe geç
Sözlük

bini ile cümle

bini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Este era um programa de meditação dentro da prisão de mais de mil prisioneiros.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Este fue un programa de meditación dentro de la prisión de más de mil reclusos:
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Ez egy meditációs program a börtönben, több mint ezer rabbal.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Ini adalah program meditasi di dalam penjara yang diikuti oleh lebih dari seribu tahanan.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Một chương trình tập thiền định trong trại giam với hơn một ngàn tù nhân.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Questo era un programma di meditazione dentro la prigione che ha coinvolto più di mille prigionieri.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.To był program medytacyjny w więzieniu w nim 1000 więźniów.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Toto je meditační program uvnitř věznice pro více jak tisíc vězňů.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Toto je meditačný program vnútri väznice pre viac ako tisíc väzňov.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Αυτό ήταν ένα πρόγραμμα διαλογισμού μέσα στη φυλακή για πάνω από χίλιους κρατούμενους.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Това беше програма за медитация вътре в затвора, с повече от хиляда затворници.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.Це була медетаційна програма всередині в'язниці більше тисячі ув'язнених.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.זו היתה תוכנית מדיטציה בכלא של למעלה מאלף אסירים.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.كان هذا برنامجًا للتأمل والاسترخاء داخل السجن لأكثر من ألف سجين.
Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun.千人以上の受刑者が参加し、 共に座り瞑想をしています
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;"Af dem," sagde han, "skal 24.000 forestå Arbejdet ved HERRENs Hus, 6.000 være Tilsynsmænd og Dommere,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Deste número vinte e quatro mil promoverão a obra da casa do Senhor; seis mil servirão como oficiais e juízes;
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;«Di costoro ventiquattromila dirigano l'attività del tempio, seimila siano magistrati e giudici
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;ek közül huszonnégyezeren az Úr háza teendõinek gondviselõi [valának,] és hatezeren tiszttartók és birák.
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;그 중에 이만 사천은 여호와의 전 사무를 보살피는 자요 육천은 유사와 재판관이요
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Z kterýchž postaveno bylo nad dílem domu Hospodinova čtyřmecítma tisíců, vladařů pak a soudců šest tisíců,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Z týchto bolo postavených nad dielom domu Hospodinovho dvadsaťštyri tisíc, a úradníkov a sudcov šesť tisíc;
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;Из них назначены для дела в доме Господнем двадцать четыретысячи, писцов же и судей шесть тысяч,
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;מאלה לנצח על מלאכת בית יהוה עשרים וארבעה אלף ושטרים ושפטים ששת אלפים׃
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;من هؤلاء للمناظرة على عمل بيت الرب اربعة وعشرون الفا. وستة آلاف عرفاء وقضاة.
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;其 中 有 二 萬 四 千 人 、 管 理 耶 和 華 殿 的 事 . 有 六 千 人 作 官 長 和 士 師
Bunlardan yirmi dört bini RABbin Tapınağının işlerini gözetecek, altı bini memur ve yargıç olacaktı;其中 有 二 萬 四千 人 、 管理 耶和華 殿 的 事 . 有 六千 人 作官 長和 士師
Bunların 135 bini Amerika'da, 9 bini de Hindistan'daydı.직원이 있었습니다. 그 가운데, 13만 5천명이 미국에 있었고, 9천명이 인도에 있었습니다.
Bunların 135 bini Amerika'da, 9 bini de Hindistan'daydı.או 330,000 עובדים, מתוכם 135,000 נמצאו באמריקה, 9,000 בהודו.
Bunların 135 bini Amerika'da, 9 bini de Hindistan'daydı.أو 330,000 موظف ومنهم 135,000 في أمريكا و9,000 في الهند.
Bunların 135 bini Amerika'da, 9 bini de Hindistan'daydı.インドは9千人でした 2009年には従業員数は 40万人を数えました
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDå sade han till sina söner: »Sadlen åsnan åt mig.» När de då hade sadlat åsnan åt honom, satte han sig på den
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDa sagde han til sine Sønner: "Læg Sadelen på mit Æsel!" Og da de havde sadlet Æselet, satte han sig op,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDa sa han til sine sønner: Sal asenet for mig! Så salte de asenet for ham, og han satte sig på det
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEd egli disse ai suoi figli: «Sellatemi l'asino!». Gli sellarono l'asino ed egli vi montò sopr
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipÉl dijo a sus hijos: --Aparejadme el asno. Ellos le aparejaron el asno. Entonces montó sobre él
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEntão disse a seus filhos: Albardai-me o jumento. E albardaram-lhe o jumento, no qual ele montou.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEr aber sprach zu seinen Söhnen: Sattelt mir den Esel! und da sie ihm den Esel sattelten, ritt er darauf
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipÉs monda az õ fiainak: Nyergeljétek meg nékem a szamarat; és mikor megnyergelék néki a szamarat, felüle reá,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEt il dit à ses fils: Sellez-moi l`âne. Ils lui sellèrent l`âne, et il monta dessus.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip저가 그 아들들에게 이르되 나를 위하여 나귀에 안장을 지우라 저희가 나귀에 안장을 지우니 저가 타고
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipLalu ia menyuruh mereka memasangkan pelana pada keledainya. Sesudah itu ia naik keledainya dan perg
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNato veli sinovom svojim: Osedlajte mi osla! In ko so mu osedlali osla, je jezdeč na njem
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNgười bèn nói cùng các con trai mình rằng: Hãy thắng lừa ta; chúng bèn thắng lừa, rồi người lên cỡi,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNgười bèn nói cùng các con_trai mình rằng : Hãy thắng lừa ta ; chúng bèn thắng lừa , rồi người lên cỡi ,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipŞi a zis fiilor săi: ,,Puneţi-mi şaua pe măgar.`` I-au pus şaua pe măgar, şi a încălecat pe el.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip"Snel, zadel de ezel", zei de oude man en toen zij dat hadden gedaan,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipVtedy povedal svojim synom: Osedlajte mi osla, a osedlali mu osla, a sadol na neho.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipZatem rzekł synom swym: Osiodłajcie mi osła; i osiodłali mu osła, i wsiadł nań,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipZatím řekl synům svým: Osedlejte mi osla. Kteříž osedlali mu osla, a on vsedl na něj.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipИ сказал он сыновьям своим: оседлайте мне осла. И оседлали ему осла, и он сел на него.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipТой, прочее, каза на синовете си: Пригответе ми осела. И те му приготвиха осела; а той, като го възседна,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipויאמר אל בניו חבשו לי החמור ויחבשו לו החמור וירכב עליו׃
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipفقال لبنيه شدّوا لي على الحمار. فشدوا له على الحمار فركب عليه
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip老 先 知 就 吩 咐 他 兒 子 們 說 、 你 們 為 我 備 驢 . 他 們 備 好 了 驢 、 他 就 騎 上
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip老 先知 就 吩咐 他 兒子們說 、 你 們為 我 備驢 . 他 們備 好 了 驢 、 他 就 騎上
Bu problemde, Bev adlı kişi evine gitmek için saat 4'de trene biniyor.문제를 한 번 볼까요 베브가 집에 올 때 4시 기차를 타면
Bu problemde, Bev adlı kişi evine gitmek için saat 4'de trene biniyor.4時の電車 で家に帰ります。 6時、駅に到着します。
Bu problemde, Bev adlı kişi evine gitmek için saat 4'de trene biniyor.Así que en este problema tenemos a Bev, Ella toma un tren a las 4 en punto.
Bu problemde, Bev adlı kişi evine gitmek için saat 4'de trene biniyor.Opgaven handler om en kvinde, Bente, og hendes mand. Hun tager et tog hjem klokken 4.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod