bine ile cümle

bine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O ata binebileceğini mi sanıyorsun?Do you think you can ride that horse?
Bu ata binebileceğini düşünüyor musun?Do you think you can ride that horse?
Leyla bir deveye binemezdi.Layla couldn't ride a camel.
Bir ata nasıl bineceğimi biliyorum.I know how to ride a horse.
Bir ata binemem.I can't ride a horse.
Bir bisiklete nasıl bineceğini Mary'ye öğreten kişi Tom'dur.Tom is the one who taught Mary how to ride a bicycle.
Hâlâ ata binebilir misin?Can you still ride a horse?
Tom 2.30'da ayrılan otobüse binecek.Tom is going to take the bus that leaves at 2:30.
Tom'un artık motosikletine bineceğini sanmıyorum.I don't think Tom rides his motorcycle anymore.
Tom her gün okula giderken bisikletine biner.Tom rides his bicycle to school every day.
Tom her gün bisikletine biner.Tom rides his bicycle every day.
Trene bineceğim.I'll take the train.
Park Street'e gidebilmek için kaç numaralı otobüse bineceğim?What number bus do I take to get to Park Street?
Çocuklar ön koltuğa binemezler.Children can't ride in the front seat.
Tom beni götüremediği için havaalanına giden bir otobüse bineceğim.Since Tom can't drive me, I'm going to take a bus to the airport.
Tom uçağa binerken tutuklandı.Tom got arrested just as he was boarding the plane.
Tom motosikletine binerken daima gözlük takar.Tom always wears goggles when he rides his motorcycle.
Tom otobüse binebilir.Tom can take the bus.
Sami'nin en sevdiği binek hayvanı Leyla adında bir kısraktı.Sami's favorite mount was a mare named Layla.
Beş yaşındayken bisiklete binebiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Tom'u otobüse binerken gördün mü?Did you see Tom get on the bus?
Taksiye binebilirdik.We could've taken a taxi.
Marc işine gitmek için her gün trene biner.Each day Marc takes the train to go to his job.
Tom ve Mary okula gitmek için aynı otobüse binerler.Tom and Mary ride the same bus to school.
Bazen okula giderken bisikletime binerim.I occasionally ride my bicycle to school.
Tom yağmurlu havalarda otobüse biner.When it rains, Tom takes the bus.
Motor ve bisiklete binerken her zaman kask takın.Always wear a helmet when you're riding.
Bineceğin tren 3 numaralı perondan kalkıyor.Your train leaves from Platform 3.
Roller coastera binelim.Let's ride the roller coaster.
Lunapark hız trenine binelim.Let's ride the roller coaster.
Gelen ilk otobüse bineceğim.I will take the first bus that comes.
Motoruma binerken kaskımı her zaman takarım.I always wear my helmet when I ride my motorcycle.
Yüksek tansyion kalp ve damarlara binen yükü artırır.High blood pressure increases the workload of the heart and the arteries.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.He lives in Mexico and rides on a horse called Señor Martinez.
Toplamda, 31,017 Brisa binek otomobil üretildi.In total, 31,017 Brisa passenger cars were built.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.If we don't have a car that doesn't stop us, because we'll take the bus.
Charles Holland ve Bill Burl bu turda bisiklete binen ilk İngiliz bisikletçi oldular.Charles Holland and Bill Burl became the first British cyclists to ride the Tour.
Opel için bir sonraki adım, binek otomobil üretiminin yeniden başlamasıydı.The next step for Opel was the resumption of passenger car production.
Gelin, indirmelik verildikten sonra binekten iner (at, araba, otomobil).Then away, then away, then away to the fight!
3 yolcu kapalı bir kabine binebilir.It could carry six passengers in an enclosed cabin.
Kısa süre sonra, Axum'un tarihi önemli kentine beyaz bir atla binerek girdi.Soon thereafter, De Bono entered the historically significant city of Axum, riding a white horse.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.He died in 1922 when a truck hit him while he was cycling.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.The next day, they board Oceanic Airlines Flight 815 to return to the United States.
Açık kiliselerin sayısı 25 bine çıktı.The number of open churches reached 25,000.
Ukrayna'da binek otomobil üretimi 1959 yılında başlamıştır.Beginning of passenger cars manufacturing in Ukraine started in 1959.
30 yıl sonra, 1963'te, sayı 50 bine ulaştı.Three decades later, in 1963, the number reached around 50,000.
2012 nüfusu 2.495 iken yaz tatillerinde 50 bine yükselebilir.Its 2012 population was 2,495, though it can swell to 500,000 during the summer holidays.
Howard uçağa yalnız biner.He intends to fly the plane himself.
Hepsi kendi atlarına binerler.They ride off together on his horse.
Arabaya binerler.Balaj Auto.
Uçan binekler artık Azeroth'ta da kullanılabilir haldedir.Cremated remains can now also be converted to diamonds.
Takım köprüyü aşar ve helikoptere binerek kurtulurlar.They reach the extraction point and evacuate by helicopter.
Erkekler at biner ve ok atar.Men were running and shrieking.
Bu buluta sadece temiz ve saf kalpli insanlar binebilir.Only a humble and compassionate man will be able to lift it.
DRAGON MOD : Bir Ejderhayı bir binek gibi kullanabileceğiniz moddur.Dragon Monster: A living dragon-like monster, presumably some kind of bio-weapon.
Bunların binek takımlarını üreten saraçlar da Emir-i Ahur’un emrindeydiler.They then made the tapes which Ad Kan passed on to Uvda.
Videoda Adele siyah bir zeminde kendisinin birçok üst üste binen görüntüsüyle şarkıyı seslendirir.The video showed Adele walking alone through the streets with a sad look on her face.
Bu yargıçların toplam sayısı 6 bine kadar çıkabiliyordu.The total number of team playing was reduced to six.
Yolcu taşıyan ilk binek arabanın mucididir.It was the world's first self-propelled passenger carrying vehicle.
Tüm öğrenciler ve X-Men uçağa biner.Only a few students and X-Men escape.

İlgili Sayfalar