bine ile cümle

bine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Alan sukeltaa hänen peräänsä.
Uzay mekiklerine binerler.Raumalaisveijarit muistoissamme.
Audi Quattro, dünyanın ilk dört tekerlekten çekişli binek otomobilidir.Audi Quattro oli ensimmäisiä nelivetoisia henkilöautoja.
Simran Raj’a doğru koşar ve son anda trene biner.Hän käskee Simranin mennä Rajin mukaan ja Simran juoksee liikkuvaan junaan Rajin luo.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Keskustellessaan tapahtuneesta Eddie ajaa vahingossa jonkin yli.
Menezes önce otobüse biner, sivil polislerden bazıları da otobüse onunla beraber biner.Uuno aikoo opastaa heidät jalkaisin perille, vaikka muut lähtivät sinne jo bussilla.
2 bin dönümlük mezarlıktaki mezar sayısı 400 bine ulaşmıştır.Hautakuopanteiden lukumääräksi hän laski 200.
Militanlar ise bir araca binerek hızla büyükelçilikten uzaklaştılar.Ulkovallat ryhtyivät nopeasti evakuoimaan suurlähetystöjään.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Sitten he jättävät veneen ajelehtimaan yksin merelle.
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.V8 Supercars on australialainen Touring Car -autourheilusarja.
Yaklaşık 20 bine yakın kitap koleksiyonuna sahiptir.Hänen tuotantonsa on runsaat 20 kirjaa.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Viileinä kausina oli kuivempaa, ja lämpiminä kosteampaa.
Araç sahipliği oldukça az olup binek otomobillerin çoğu devlete ait resmi araçlardır.Autoja maassa oli suhteellisen vähän, ja suurin osa niistä oli kuorma-autoja.
Eser sayısı 35 bine ulaşmıştır.Hajaantujan skannauksesta saa 35 pistettä.
1930'da Volvo 639 binek araç sattı.Huomionarvoista on, että vuonna 1912 Wolseley myi 3000 autoa.
Babam bir deveye binecek!Με ηγάπα ο πατήρ μου· με ηγάπα περιπαθώς.
Bisiklete binersin, Bizim yolda inersin.Θέλουμε να περάσουμε το μήνυμα: ΝΑΙ στο ΠΟΔΗΛΑΤΟ!
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Στη ζέστη γινόταν μαλακό και κολλώδες, και στο κρύο γινόταν σκληρό και εύθραυστο.
Nüfusu 15 bine yakındır.Σε χώρα μακρινή 15.
Böylece 1648'de 6 bin nüfuslu olan şehirde 1709 yılında nüfus 57 bine çıkmıştır.Έτσι, ενώ το 1648 η πόλη είχε μόνο 6.000 κατοίκους, το 1709 είχε 57.000.
Kaldırıma vardığında altından bir bisiklet gören sanatçı buna biner.Περπατώντας στο σπίτι της μετά το σχολείο, ένα αγόρι με ποδήλατο την κοροϊδεύει.
Howard uçağa yalnız biner.Ο Βίτεκ επιβιβάζεται στο αεροπλάνο.
Ertesi gün, RANCHİ'ye biner ve Hindistan'a dönüş yolculuğu başlar.Επιστρέφει μετά από καιρό στην Ινδία, ζητιανεύοντας καθ' οδόν.
Tom 2.30 trenine binecek.Ο Τομ θα πάρει το τρένο των 2:30.
O tarihlerdeki sayıları ise 12 bine düşmüştü.Times' aktieindeks faldt 12 point.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Men kaptajnen selv, han beslutter at gå ned med sit skib.
Gemiye binerek Krasnovodsk’a çıkarlar.Den er sejlbar op til Krasnodar.
3 yolcu kapalı bir kabine binebilir.Kun føreren sidder i en lukket kabine.
Silah iki binek arabası ile çekilebilmesi için üç bölüme ayrılabilmektedir.Kanonen kunne deles i tre dele, som så kunne transporteres i vogne trukket af to hest.
Ancak konserlerde 25,000 bine kadar insan alabilmektedir.Kapaciteten kan også nå op til 25.000 til koncerter.
Şehrin nüfusu 30 bine çıkmıştır.Byens indbyggertal blev mere end tredoblet.
Uçan bir balonu vardır ve bazen balona binerek gökyüzünde dolaşmaktadır.Det sker ved at et net med heliumfyldte balloner sendes mod himlen på et tidspunkt.
Ancak kimse binemedi.Alligevel greb ingen ind.
At, eşek gibi binek hayvanları da geçmiş yıllarda beslenmiştir ama günümüzde yok denecek kadar azdır.Kvæde har, i flere tusinde år, været spist som frugt; men i dag er den nærmest ukendt.
Zamanı gelince de Bellerophone kanatlı atı Pegasus'a binerek Khimaira ile savaşmaya gitmiş.Heldigvis kom Perseus ridende gennem luften på den vingede hest, Pegasus.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.For at stoppe det må de om bord på skibet.
Rose ise Charlie'nin teknesine biner ve birlikte oradan uzaklaşırlar.Rose flykter med Charlie på båten hans.
Bineği kara at ya da kara boğadır (belki de öküz).Den har et brunlig eller svart halsskjold (pronotum) og dekkvinger.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Han tar dem og rømmer alene ut til båten sin.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Sjøfolkene tar ham med på sitt skip.
Tory arabaya binerek şehrin hastanesine gider.Marilyn dør i ambulansen på vei til sykehuset.
1996: Binek araç fabrikası Asan üretime geçti.1909: Karbidfabrikken jobber med full kapasitet.
Luftwaffe'nin personel kayıpları ise bine yakındır.Luftwaffes luftbro sviktet nesten med en gang.
8-Ball ve Claude bir araca binerek uzaklaşır ve 8-Ball'ın gösterdiği evde üstlerini değiştirirler.På stillingen 8–8 bommet Meo en avgjørende ball på grunn av at han ble forstyrret av et rop fra en tilskuer.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Dia tinggal di Mexico dan menaiki seekor kuda yaitu Señor Martinez.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Ia meninggal pada tahun 1922 akibat tertabrak truk saat ia sedang bersepeda.
Ertesi sabah atlarına binerek ileri hatlara geliyorlardı.Keesokan harinya pagi-pagi mayat-mayat mereka bertebaran.
Bunların binek takımlarını üreten saraçlar da Emir-i Ahur’un emrindeydiler.Para Pandawa yang diwakili oleh Arjuna turut serta.
Ukrayna'da binek otomobil üretimi 1959 yılında başlamıştır.Mulai memproduksi dari mobil penumpang di Ukraina mulai tahun 1959.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Yunus melarikan diri dengan menumpang kapal yang menuju ke Tarsis.
Wilhelmina açık bir faytonla, kalabalık içinde kızıyla birlikte binerek bir kitle gösterisinde bulundu.Wilhelmina menggalang dukungan massa dengan menunggang kuda bersama putrinya di kereta terbuka.
Savaş öncesi 800 bin olan nüfus, 104 bine düştü.Dalam kurun waktu sewindu (8 tahun) terjadi penurunan jumlah pemilih 104.
Jack bir poker oyununda iki bilet kazanınca Jack'le birlikte gemiye biner.Dia menaiki Titanic setelah berhasil memenangkan tiket lewat permainan poker bersama Jack.
Yeni meslek: "Inscription" (Muskacılık) Birçok yeni uçan binek modeli.Pesawat jet latih (trainer) MiG-AT menggabungkan sejumlah prinsip “novelties” (teknologi baru).
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nếu chúng tôi không có xe nhưng nó cũng không ngăn cản được chúng tôi đâu, chúng tôi sẽ bắt xe buýt.
3 yolcu kapalı bir kabine binebilir.Nó có thể chở 6 hành khách trong khoang kín.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Tấm thay quần áo rồi cưỡi ngựa đi.
Sonra Leon ve Ashley jet-skiye binerek kaçarlar.Leon và Ashley thoát khỏi hòn đảo bằng chiếc jet-ski của cô ta.
Howard uçağa yalnız biner.Carl một mình đi đến một trạm xăng.
Harry daha sonra Hagrid'le birlikte King's Cross Tren İstasyonu'na gider ve Hogwarts'a giden trene biner.Harry sau đó được đưa đến ga King's Cross để lên tàu đến trường.

İlgili Sayfalar