bine ile cümle
bine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Indiana ve babası bir zepline binerek Berlin'den Atina'ya gitmeye karar verirler.من هناك شرعت هي ووالديها في رحلة بحرية من تامبا إلى هافانا.
Kümes hayvanı ve binek hayvanları da beslenir.ويتغذى على الطحالب والعوالق الحيوانية.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.إذ يمكن الزائر إستئجار قارب صغير، أو دراجة...
Ancak kimse binemedi.فلم يقم أحد.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.ثم يقومان بمطارد كومستوك إلى سفينته.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Ele mora no México e cavalga em um cavalo chamado Señor Martinez.
Kısa süre sonra, Axum'un tarihi önemli kentine beyaz bir atla binerek girdi.Pouco depois, De Bono entrou na cidade histórica de Axum, montando um cavalo branco.
Açık kiliselerin sayısı 25 bine çıktı.O número de igrejas abertas atingiu 25.000.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Se não tiver um carro, pode-se pegar o ônibus.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Morreu em 1922 quando um caminhão bateu nele enquanto estava pedalando.
2001 yılından bu yana Alman Binek Otomobiller Şampiyonası'nda (DTM) Audi takımı adına yarışmaktadır.Disputa desde 2001 a DTM com carros da Audi.
Şehrin diğer fabrikaları buradaki greve destek verince grevdeki işçilerin sayısı 80 bine yaklaşır.Simpatizantes em outras partes da cidade aumentaram o número de grevistas para cerca de 80 mil.
Çocuklar: Deveye binen, hayvanlarla ilgilenen ya da çember oyunu oynayan çocuklar.A maioria das vítimas são crianças que agrupam animais ou jogam nos campos.
Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider.Oppenheimer captura cavalo com peão.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Eles embarcam no voo 815 da Oceanic Airlines com destino a Los Angeles.
Hindu mitolojisinde genellikle tanrı Vishnu'nun bineği olarak tasvir edilir.No hinduísmo, Brâman é muitas vezes considerado um conceito monista de Deus.
Ayrıca Varahi bir sopa tutar ve bizona biner ki bunların ikisi de Yama'nın özelliklerindendir.Ele também gosta de brincar com uma fantoche de coelho e esconde isso dos outros dois piratas.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Ele pegou o elevador até o último andar.
Duadan sonra gelin ata biner.Suba a bordo, se você ousar.
3 yolcu kapalı bir kabine binebilir.Het toestel kon drie passagiers meenemen in een gesloten cabine.
Sonra Leon ve Ashley jet-skiye binerek kaçarlar.Leon en Ashley ontsnappen met een jetski.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Er rijden geen treinen, wel kan men de bus nemen.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.In 1978 overleed hij toen hij als fietser werd aangereden door een vrachtwagen.
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.Een vrachtwagen of grote bestelwagen rijdt zich meteen vast in deze smalle doorgang.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Ze vindt de mantel en neemt hem mee.
Molly ve Sam uçağa binerler.Jim en Maggie gaan met het vliegtuig ergens heen.
Daha sonra da bu rakamın 50 bine yükseleceği açıklandı.Dit aantal werd later echter verhoogd naar vijftig.
Michael şarkının başında bir vince biner ve vinç havaya kalkmaya başlar, Michael şarkı söylemeye başlar.Na deze intro begint een akoestische gitaar te spelen, waarna Michael begint te zingen.
Araç en uzun süren Amerikan binek otomobili serisidir.Oorzaak is de zwakke Amerikaanse automarkt.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Hij besluit om voortaan alleen nog per boot te reizen.
Yolcular tüm kapılardan iner ve binerler.De reizigers konden overal langs de lijn in- en uitstappen.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Zelf neemt hij de trein en neemt plaats in een leeg compartiment.
Kara Tharlarionları yüzyıllardır Gor'da binek hayvanı olarak kullanılmaktadır.Mandarijneenden worden al enige honderden jaren gehouden als sierwatervogel.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.In de laatste cutscene zitten Joe en Vito elk in een andere auto, waarbij die van Joe een andere weg volgt.
Oradan önce İsviçre'ye, İsviçre'den de Münih'e giden bir trene biner.De naam verwijst naar Zwitserland waar de trein vanuit München naartoe rijdt.
Howard uçağa yalnız biner.Sucre vertrekt alleen met het vliegtuig.
Hepsi kendi atlarına binerler.Ze waren allemaal te paard.
Uzay mekiklerine binerler.Ze ontwaken op het ruimteschip.
Bir taksiye binelim.Laten we een taxi nemen.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.Wanneer het regent, neemt ze de bus.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Jeśli nie mamy samochodu, który nie zabierze nas, to pojedziemy autobusem.
Outland'da kullanılabilecek uçan binekler.Wprowadzenie w Outland latających wierzchowców.
1926 yılında, de Kooning bir yük gemisine kaçak yolcu olarak binerek ABD'ye gitti.W 1926 r. przepłynął jako pasażer na gapę do USA.
Arabaya binerler.Przekrój samochodu. .
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Maria postanowiła wówczas położyć się przed nadjeżdżającą ciężarówką.
Bine yakın eser bestelediği söylense de sadece 337 parçası notalarıyla günümüze kalmıştır.O drugim składniku nie wiadomo nic, poza tym, że jego okres obiegu wynosi 371 dni.
Büyük ve geniş bir itfaiye aracına binerler ve yola koyulurlar.Wsiadają do wielkiej pancernej ciężarówki i odjeżdżają.
Bunlar binek taşlarıdır.Są to kamienie zużyte.
Sahip olunan binek eğitilebilir, yetenek parşömenleri ile yetenek kazandırılabilir.Można zbierać punkty, za które kupuje się umiejętności.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Sześciu rozbitków lotu Oceanic 815 wraca do domu.
Binet-Terman Testi: Sözlü bir testtir.J. Priewe: Wino – Praktyczny Poradnik.
2 bin dönümlük mezarlıktaki mezar sayısı 400 bine ulaşmıştır.1,2 tys. nagrobków, przy czym liczba wszystkich miejsc pochówku szacowana jest na 3 tysiące.
Jokey, at yarışında yarış atlarına binen kişidir.Dżokej (ang. jockey) – zawodnik w wyścigach konnych.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Van Worden nocuje u pustelnika, a następnego dnia znów budzi się pod szubienicą.
Uçan bir balonu vardır ve bazen balona binerek gökyüzünde dolaşmaktadır.Balloons are flying in the sky. → Balony latają po niebie.
Binegedi (Azerice: Binəqədi rayonu), Azerbaycan'ın başkenti Bakü şehri içindeki bölge.Gədəbəy – miasto w zachodnim Azerbejdżanie, stolica rejonu Gədəbəy.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Att vi inte har en bil stoppar inte oss, för vi tar bussen.
Babam bir deveye binecek!Far till Ingwar Åhrén.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Kamo dog i en trafikolycka 1922 när en lastbil krockade med hans cykel.
Her iki kulüp için on yedi biner adet bilet ayrıldı.我订了这两班车。 Jag har reserverat biljetter till de här två bussarna.