bindi ile cümle
bindi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Itot Du Chateau'ya bindi ve 81.77'lerde 4 hata ile bitirdi.She rode Itot Du Chateau and finished in a time of 81.77s with 4 faults.
Daha sonra bir minibüse bindirdiler ve oradan uzaklaştırdı.He was then placed in a mini-bus which was driven away.
Wilder amacına ulaştı hemen ardından Grover'ın tüm eşyalarını da alarak arabasına bindi.Wilder fled in his car, taking all of Grover's belongings with him.
Kasım 1632'de Lützen Muharebesi'nde aşırı acı içinde atına bindi.At the Battle of Lützen in November 1632, he mounted his horse in extreme pain.
"Emotional arousal and memory binding: An object-based framework".Perspectives on Psychological Science.
Pentoo ayrıca mevcut bir Gentoo kurulumu için bir bindirme olarak da mevcuttur.Pentoo also is available as an overlay for an existing Gentoo installation.
Raw API bindings for Web APIs.1 2 "WebAssembly High-Level Goals".
Bizi Kendi suretinde yaratmıştır; kusurlar üstümüze bindirilmiştir.He created us in His image; faults are superimposed.
Hoegh-Guldberg, O.; Jacob, D.; Taylor, M.; Bindi, M.; ve diğerleri.Hoegh-Guldberg, O.; Jacob, D.; Taylor, M.; Bindi, M.; et al.
Bu da grupların üst üste bindiği ve genel grupla birleşme eğiliminde oldukları anlamına gelmektedir.This means that clusters tend to overlap and merge with the overall swarm.
Mega bindirme fayları, iki tektonik plakanın çarpıştığı yerde meydana gelir.Megathrust faults occur where two tectonic plates collide.
Ken kazara yanlış otobüse bindi.Ken nahm aus Versehen den falschen Bus.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.Ich nahm ein Taxi, um rechtzeitig dorthin zu kommen.
Hepsi derhal taksiye bindi.Sie stiegen alle sofort ins Taxi.
Milletvekilleri pencereleri gazeteyle kapatılmış vapura bindirmiş, Yassıada'ya götürülmüşlerdir.Seine Fenster wurden mit Zeitungen verschlossen, er nach Yassıada gebracht.
Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Einer trieb einen Tourenwagen an.
Gemiye usulca bindi.An Bord brach Panik aus.
Şehsüvar Bey'in kardeşleri ve akrabaları da tamamen çıplak olarak develer üzerine bindirilmişti.Ihren Teamkolleginnen Yao und Bai wurde der Vorzug gegeben.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.Die Geiselnehmer lassen sich in zwei Hubschraubern zum Flugplatz bringen.
Mersin'de Çıkarma gemilerine askerler bindirilmeye başlandı.In Solent wurden Werftarbeiter an Bord genommen.
Saat 19:30 sularında gazete binasından çıkan Abdi İpekçi arabasına bindi.Kurz vor 10:30 Uhr fuhr er mit einem Auto direkt vor das Regierungsgebäude.
Böylece fonksiyonelliği, "Bindinglerle" (bağlantılarla) kolayca dahil ve adapte edilebilir.Somit kann die Funktionalität durch Einbinden von Bindings einfach angepasst werden.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Sie sollten bis zur Streckenstilllegung die Hauptlast des Verkehrs tragen.
İki generalle birlikte otomobile bindi.Die Werksmannschaft ging mit zwei Wagen an den Start.
Ücretini ödeyip gemiye bindi.Seine Papiere hat er an Bord zurückgelassen.
Bu uçağa bindiler.Ils ont embarqué sur cet avion.
Editörüyle küsüşürse bindiği dalı kesebilir.S'il se fâche avec son éditeur, il risque de scier la branche sur laquelle il est assis.
Bu zamanda yeni bir bassist, Frank Bindig gruba katıldı.Durant cette période, un nouveau bassiste, Frank Bindig, rejoint le groupe.
Yarışı jokey Uğur Polat'ın bindiği 'Sonkalelim' adlı at kazandı.Le cheval, la course au décryptage gagnée par les Polonais.
Bu dönemde üye sayısı yaklaşık 28 bindi.Ils sont au nombre de 28 pour le moment.
Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Mais ce dernier est percuté par le véhicule.
Bu dilde konuşan kişi sayısı, 200 bindir.Le nombre de locuteurs de cette langue est d'environ 12 000.
Sildavlar, Turnesol'ü uçağa bindiriyorlardır.Ils se promettent de se rendre à la tour avec l'avion.
Bir milyon, büyük bindir ve 1728'e eşittir.Le gros est une ancienne unité de masse, valant 1728 primes.
Dış borçlar ülkenin sırtına yeni yükler bindiriyordu.Les arrières latéraux supplémentaires viennent soutenir le milieu de terrain.
Korkarım ki yanlış bir trene bindim.Me temo que he tomado un tren equivocado.
Ben yanlış trene bindim.Me subí al tren equivocado.
Adam bütün yolu yürümek istemedi;bu yüzden otobüse bindi.El hombre no quería ir andando todo el camino, así que cogió el autobús.
Bana gülümsedi ve trene bindi.Me sonrió y se montó en el tren.
Hiç helikoptere bindin mi?¿Has estado alguna vez en un helicóptero?
Ben yanlış otobüse bindim.Me subí al bus equivocado.
Tom 2.30 trenine bindi.Tom se subió al tren de las dos y media.
Tom okula gitmek için otobüse bindi.Tom cogió el autobús para ir a la escuela.
Tom asansöre bindi.Tom se subió al ascensor.
Tom uçağa bindi.Tom se subió al avión.
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.Cuando cogí el autobús estaba lloviendo.
Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.Tom se subió al barco con sus tres niños.
Tom arabasına geri bindi.Tom volvió a meterse en su coche.
Ben trene bindim.Me subí al tren.
O taksiye bindi.Montó en el taxi.
Ben yanlış bir otobüse bindim.Cogí el autobús equivocado.
Tom arabaya bindi.Tom se metió en el coche.
Tom yanlış otobüse bindi.Tom cogió el autobús erróneo.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Tom se subió al coche de Mary.
O, uçağa bindi.Él se subió al avión.
Tom yanlış trene bindi.Tom tomó el tren equivocado.
O, Ginza'da metroya bindi.Tomó el metro en Ginza.
O, hastaneye gitmek için bir taksiye bindi.Cogió un taxi para ir al hospital.
Bu otobüse nerede bindin?¿Dónde cogiste este autobús?
Onlar metroya bindi.Cogieron el metro.