Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Ik ben nogal op mijn hoede als ik op de metro stap.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.J'ai tendence à faire attention quand je monte dans le métro.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Tendo a stare all'erta quando prendo la metro.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Zazwyczaj jestem czujny gdy wsiadam do metra.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Зазвичай, я дуже пильний, коли сідаю в метро.
Metroya bindiğimde biraz tedbirli olmaya meyilliyimdir.Обычно я осторожен, когда сажусь в метро.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Aavistamattani asetti sieluni minut jalon kansani vaunuihin."
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Aku sangat merindukan cintamu, seperti kurindukan naik kereta perang bersama para bangsawan
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Antes de eu o sentir, pôs-me a minha alma nos carros do meu nobre povo.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Dar fără să bag de seamă, dorinţa mea m'a dus la carăle poporului unui om ales. -
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Før jeg vidste af det, satte min Sjæl mig på mit ædle Folks Vogne.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Før jeg visste av det, førte min sjel mig op på mitt gjæve folks vogner.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Ich wußte nicht, daß meine Seele mich gesetzt hatte zu den Wagen Ammi-Nadibs.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Ik ben helemaal van slag; op een wagen van de koning werd ik meegenomen.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Je ne sais, mais mon désir m`a rendue semblable Aux chars de mon noble peuple. -
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Không ngờ , lòng tôi dẫn_dắt tôi Trên các xe của dân_sự tôi có tình_nguyện .
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Không ngờ, lòng tôi dẫn dắt tôi Trên các xe của dân sự tôi có tình nguyện.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.부지중에 내 마음이 나로 내 귀한 백성의 수레 가운데 이르게 하였구나
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Nevedela som, len keď ma presadila moja duša medzi vozy môjho kniežatského ľudu.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Niżem się dowiedziała, dusza moja wsadziła mię na wóz przedniejszych z ludu mego.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Non lo so, ma il mio desiderio mi ha posto sui carri di Ammi-nadìb
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Y antes que me diese cuenta, mi alma me puso sobre los carros de mi generoso pueblo
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Χωρις να αισθανθω, η ψυχη μου με κατεστησεν ως τας αμαξας του Αμινναδιβ.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Без да усетя, ожиданието ми ме постави Между колесниците на благородните ми люде.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Не знаю, как душа моя влекла меня к колесницам знатных народа моего.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.לא ידעתי נפשי שמתני מרכבות עמי נדיב׃
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.فلم اشعر الا وقد جعلتني نفسي بين مركبات قوم شريف
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.不 知 不 覺 、 我 的 心 將 我 安 置 在 我 尊 長 的 車 中
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.不知不覺 、 我 的 心將 我 安置 在 我 尊長 的 車中
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.뉴욕에서 3,500명의 다양한 그룹의 사람들이 속옷만 입고 지하철을 탔습니다. 뉴욕 거의 모든 노선에서 나타났죠.
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.lên tàu chỉ với quần lót ở New York -- trên hầu hết các tuyến tàu trong thành phố.
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.Строката група з 3,500 осіб проїхалася Нью-Йоркським метро у спідній білизні. Майже у кожному вагоні в місті.
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.בה קבוצה מגוונת של 3,500 אנשים נסעו ברכבת בתחתונים בניו-יורק כמעט בכל קו רכבת בעיר.
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.一共有3,500個嚟自唔同背景唧人 齋著住底褲,出現系紐約地鐵上 幾乎每一臺列車上都可以見到佢哋
New York'ta 3,500 kişilik bir grup trene iç çamaşırlarıyla bindi -- neredeyse şehirdeki her tren hattında.下着姿でニューヨーク市内の 地下鉄のほぼ全線に乗りました また 世界中50ヶ所の都市でも
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.A protož přišel Noé a synové jeho, i žena jeho, i ženy synů jeho s ním k korábu, pro vody potopy.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.A tak vošiel Noach i jeho synovia i jeho žena i ženy jeho synov s ním do korábu pred vodami potopy.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Beméne azért Noé és az õ fiai, az õ felesége, és fiainak feleségei õ vele a bárkába, az özönvíz elõl.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.en hij ging met zijn vrouw, zijn zonen en hun vrouwen in de ark om aan de vloed te ontkomen.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Et Noé entra dans l`arche avec ses fils, sa femme et les femmes de ses fils, pour échapper aux eaux du déluge.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.In Noe vstopi in sinovi njegovi in žena njegova in žene sinov njegovih ž njim v ladjo, pred vodami potopa.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.I wszedł Noe, i synowie jego, i żona jego, i żony synów jego z nim, do korabia, dla potopu wód.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Ja Nooa ja hänen poikansa, vaimonsa ja miniänsä hänen kanssaan menivät arkkiin vedenpaisumusta pakoon.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.노아가 아들들과 아내와 자부들과 함께 홍수를 피하여 방주에 들어갔고
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Noa gik med sine Sønner, sin Hustru og sine Sønnekoner ind i Arken for at undslippe Flodens Vande.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Noé entrou na arca com seus filhos, sua mulher e as mulheres de seus filhos, por causa das águas do dilúvio.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Och Noa gick in i arken med sina söner och sin hustru och sina söners hustrur, undan flodens vatten.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Vì cớ nước lụt , nên Nô - ê vào tàu cùng vợ , các con_trai và các dâu mình ;
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.Vì cớ nước lụt, nên Nô-ê vào tàu cùng vợ, các con trai và các dâu mình;
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.И вошел Ной и сыновья его, и жена его, и жены сынов его с ним в ковчег от вод потопа.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.И поради водите на потопа влязоха в ковчега Ной, синовете му, жена му и снахите му с него.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.ויבא נח ובניו ואשתו ונשי בניו אתו אל התבה מפני מי המבול׃
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.فدخل نوح وبنوه وامرأته ونساء بنيه معه الى الفلك من وجه مياه الطوفان.
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.挪 亞 就 同 他 的 妻 、 和 兒 子 、 兒 婦 、 都 進 入 方 舟 、 躲 避 洪 水
Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler.挪亞 就 同 他 的 妻 、 和 兒子 、 兒婦 、 都 進入 方舟 、 躲避 洪水
Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuhun karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler."곧 그 날에 노아와 그의 아들 셈, 함, 야벳과 노아의 처와 세 자부가 다 방주로 들어갔고"
Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuhun karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler.Lại cũng trong một ngày đó, Nô-ê với vợ, ba con trai: Sem, Cham và Gia-phết, cùng ba dâu mình đồng vào tàu.
Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuhun karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler.Selvsamme Dag gik Noa ind i Arken og med ham hans Sønner Sem, Kam og Jafet, hans Hustru og hans tre Sønnekoner
Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuhun karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler.Toho dne všel Noé, Sem a Cham i Jáfet, synové Noé, žena Noé, a tři ženy synů jeho s ním do korábu.
Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuhun karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler.בעצם היום הזה בא נח ושם וחם ויפת בני נח ואשת נח ושלשת נשי בניו אתם אל התבה׃