binasını ile cümle
binasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyadaki en iyi ofis binasını inşa etmek için bir şansımız var.저희는 세계에서 가장 멋진 회사 건물을 지을 수 있을 것이라고 확신합니다.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.실험은 실제 장기복역자의 조언을 통해 스탠퍼드 대학교 심리학부 건물 지하에 만들어진 모의 감옥에서 시행되었다.
Dünyadaki en iyi ofis binasını inşa etmek için bir şansımız var.יש לנו תמונה של בניין המשרדים הטוב ביותר בעולם.
2007 yılında Taipei 101 binasının 91. katından atlayan ilk kişi oldu.ב-12 בדצמבר 2007 הוא הפך לאדם הראשון שקופץ מהקומה ה-91 מבניין טאיפיי 101 שבטאיפיי בירת טאיוואן.
Nathan, 1916'da, Reykjavik'in 5 katlı ilk büyük binasını inşa etti.ב-1916 בנה נתן את הבניין הגדול הראשון ברייקיאוויק שמנה חמש קומות.
Hasnun Galip'teki kulüp binasını yıktırıp yerine modern bir bina yaptırdı.היו אף שהמליצו להרוס את הטירה ולבנות במקומה בית מלון מודרני.
Yangın 13.200 evi, 87 mahalle kilisesini, St Paul Katedrali'ni ve birçok resmî kurumun binasını kül etmiştir.השריפה כילתה כ-13,200 בתים ו-87 כנסיות, כולל קתדרלת סנט פול.
Dizinin açılış jeneriği 4.00'te soğuk bir Burbank sabahında Warner Bros. binasının çeşmesinde çekildi.קליפ הפתיחה של הסדרה צולם במזרקה שהייתה בחוות וורנר ברוס, בשעה 4:00 בבוקר, והיה זה בוקר קר במיוחד.
Hükümet binasının yanında yer almaktadır.היא קוברת אותו ליד הבית.
13 – 14 yaş arası Baraka binası okul binasının dışında küçük bir binadır.מגיל 13 עד 17 התחנך כילד חוץ בקיבוץ חניתה.
Diğer grup ise parti binasını kuşattı.הכיכר הייתה מוקפת באזור בנייה צפוף.
Yeni terminal binasının kapasitesi 3,5 milyon yolcu/yıl.הטרמינל החדש מסוגל לטפל בתעבורת נוסעים של כ-7.5 מיליון בשנה.
1871 yılında çıkan yangın dönemin birçok kent binasını ve fabrikayı yıktı.Пожарът през 1871 г. унищожава голяма част от сградите.
1930 Üniversitenin yeni binasının inşaatına başlanmıştır.През 1914 г. той започва строителството на нова сграда на колежа.
Modern İtalyancada campidoglio aynı zamanda herhangi bir capitol binasını da kasteder.U suvremenom talijanskom jeziku campidoglio također označava bilo kakvu kapitolnu zgradu.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Ispitanike je smjestio u lažni zatvor u podrumu zgrade odsjeka za psihologiju na sveučilištu Stanford.
Yangın 13.200 evi, 87 mahalle kilisesini, St Paul Katedrali'ni ve birçok resmî kurumun binasını kül etmiştir.Izgorilo je 13.200 kuća, 87 županijskih crkva i katedrala sv.
Dizinin açılış jeneriği 4.00'te soğuk bir Burbank sabahında Warner Bros. binasının çeşmesinde çekildi.Ranch o štvrtej hodine ráno, ktoré bolo aj na Burbank obzvlášť chladné.
Fotoğraf RCA Binasının inşaatının son aylarında binanın 69. katında 20 Eylül 1932 tarihinde çekilmiştir.Fotografia bola zhotovená 20. septembra 1932, na 69-tom poschodí RCA Building v posledných mesiacoch výstavby.
FBI'ın ana binasının ismi J. Edgar Hoover Building'dir ve Washington, DC'de yer alır.J. Edgar Hoover Building, centrála FBI sídli vo Washingtone DC.
Tiyatro binasının hangi tarihte yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.Nevieme presne, ako starý svetový kalendár vyzeral.
Bu zaman döneminde orada site binasını idare eden 5 mimar vardı.V celotnem obdobju je gradbišče vodilo pet arhitektov.
Hatta, Fiskobirlik'in merkez binasının buraya kurulması düşünülmüştür.Sklepati smemo, da je bil sočasno z njo zgrajen tudi ribniški grad.
Fakat eğitimin yapılacağı okul binasını bulmak konusunda sorun yaşanmıştır.Namen koncila je bil zbrati Budova učenja.
9 Haziran 1884 günü Reichstag binasının inşaatı temel atma töreni ile başladı.Zato je 29. junija 1888 potekala slovesnost ob začetku gradnje ozkotirne železnice.
1930 Üniversitenin yeni binasının inşaatına başlanmıştır.1930 m. pastatytas naujas universiteto pastatas.
Yeni terminal binasının kapasitesi yıllık 2,8 milyon yolcudur..Uus terminal suudab teenindada 2,8 miljonit reisijat aastas.
Helga Hufflepuff, Hufflepuff binasını kuran 4 büyük büyücüden birisidir.Helga Hufflepuff on üks Sigatüüka kooli neljast asutajast.
Diğer grup ise parti binasını kuşattı.Mõisahoonet ümbritseb mõisapark.
FBI'ın ana binasının ismi J. Edgar Hoover Building'dir ve Washington, DC'de yer alır.FBI peakorter asub Washingtonis spetsiaalselt sellele ehitatud hoones J. Edgar Hoover Buildingis.
Bak Empire State binasının antenini görüyor musun?[CECILIA ALEMANI] Está a ver aquilo, a antena do Empire?
Bak Empire State binasının antenini görüyor musun?Cecilia alemani : 보셨나요? 엠파이어스테이트 빌딩의 안테나를?
Bak Empire State binasının antenini görüyor musun?[CECILIA ALEMANI] La vedi, l'antenna dell'Empire?
Bak Empire State binasının antenini görüyor musun?[Cecilia Alemani] Tu la vois, l'antenne de l'Empire?
Bak Empire State binasının antenini görüyor musun?[Cecilia Alemani] ¿Ves eso, la antena del "Empire"?
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.방글라데시, 다까에 있는 그의 멋진 건축물의 장면으로 이어질 것입니다.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.lo que tal vez, para mí, es su mejor edificio que es el edificio en Dhaka, Bangladesh.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.W Dhace, w Bangladeszu.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.אולי מה, שבשבילי, הוא באמת הבניין הכי טוב שלו שזה הבניין בדאקה, בנגלדש.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.لأحد أروع الأبنية - بنظري - التي صممها و الموجود في دكا - نبغلاديش.
Bangladeş, Dhaka'daki binasını göreceğiz, sanırım bana göre babamın en mükemmel binası.バングラデシュのダッカにある建物が出てきます 父はダッカに国会議事堂を建てました
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Ale ja dalej pisałam straszną poezję, a on nie wysadził tego budynku, tylko wyjechał na Kubę.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Dar am continuat să scriu poezii proaste, iar el nu a mai aruncat în aer acea clădire, dar a plecat în Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.De én tovább írkáltam pocsék verseimet, ő meg mégsem robbantott, inkább elment Kubába.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Ik bleef slechte poëzie schrijven, en hij blies het wiskundegebouw niet op, maar ging naar Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.그러나, 전 서투른 시를 계속 썼으며, 그는 수학과 건물을 폭파시키지 않았지만, 쿠바로 갔습니다.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Nhưng tôi tiếp tục viết thơ dở tệ, và anh ấy không làm nổ tòa nhà khoa toán, nhưng ấy đi Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Pero yo seguí escribiendo mala poesía, y él no hizo explotar el edificio de matemáticas, pero se fue a Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Но аз продължих да пиша лоша поезия, а той не взриви сградата на математическия факултет, но отиде в Куба.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Но я продолжала писать плохие стихи, а он так и не взорвал математический корпус, он поехал на Кубу.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.אבל אני המשכתי לכתוב שירה גרועה והוא לא פוצץ את בניין המתמטיקה. אבל הוא נסע לקובה.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.ولكنني واصلت كتابة الشعر السيئ، وهو لم يتمكن من تفجير مبنى الرياضيات، ولكنه ذهب إلى كوبا.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.キューバへ行ってしまいました でも彼にはお金をあげました
Bir iş binasının çatısı civarında. Yani sonuç ne oluyor?We stoppen de 5 meter hierin.
Bir iş binasının çatısı civarında.בערך הגג של מבנה מסחרי.
Bir iş binasının çatısı civarında.من سطح البناية التجارية
Bununla bankanın binasını yaptırıyorum.A použiji to ke stavbě budovy.
Bununla bankanın binasını yaptırıyorum.Dus dat is mijn gebouw. Ik weet niet of je dat kan zien.
Bununla bankanın binasını yaptırıyorum.I użyłem ich do wybudowania budynku.
Bununla bankanın binasını yaptırıyorum.그리고 저는 이 금화를 빌딩을 짓는 데에 사용했습니다