Şimdi bu oranla şehirleşirken bunu nasıl yapacağız ve ahşap binalarımızı sadece dört katlı olarak düşüneceğiz?Как ще постигнем това, когато урбанизираме с тази скорост и виждаме дървените постройки само до 4 етажа?
Şimdi bu oranla şehirleşirken bunu nasıl yapacağız ve ahşap binalarımızı sadece dört katlı olarak düşüneceğiz?כעת, איך אנו הולכים לעשות זאת כשאנחנו בתהליך עיור בקצב הזה ואנו חושבים על בתי עץ רק בגובה של 4 קומות?
Şimdi bu oranla şehirleşirken bunu nasıl yapacağız ve ahşap binalarımızı sadece dört katlı olarak düşüneceğiz?والآن كيف نقوم بعمل ذلك ونحن نتمدن بهذا المعدل ونحن نفكر في المباني الخشبية بأربعة طوابق فقط؟
Şimdi bu oranla şehirleşirken bunu nasıl yapacağız ve ahşap binalarımızı sadece dört katlı olarak düşüneceğiz?木造は4階建までと 決め込んでいたら 私たちはどう対処するのでしょうか? 鉄とコンクリートを減らす一方
Şimdi bu oranla şehirleşirken bunu nasıl yapacağız ve ahşap binalarımızı sadece dört katlı olarak düşüneceğiz?當城市化嘅速度係咁快 而我哋慣性諗木建築 最多只有四層高時 我哋可以點做到用木起樓呢?
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.A baj az, hogy az oktatás nem bizottsági termekben és törvényhozási épületekben történik.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Das Problem ist, dass Bildung nicht in den Ausschussräumen unserer Regierungsgebäude übermittelt wird.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.El problema es que la educación no sucede en las salas de comités de nuestros edificios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Het probleem is dat onderwijs niet plaatsvindt in vergaderkamers van ons parlement.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Il problema è che l'istruzione non ha luogo negli uffici e nelle aule legislative.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.하지만 문제는, 교육은 이런 식으로 입법기관의 위원회가 그저 탁상 행정을 통해 진행할 것이 아니라는 겁니다.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.L'ennui, c'est que l'éducation n'a pas lieu dans les salles de commission de nos édifices législatifs.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Masalahnya adalah pendidikan tidak terjadi di ruang rapat komite gedung legislatif kita.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Necazul e că educația nu se petrece în sălile de ședințe din clădirile legiuitorilor noștri.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.O problema é que a educação não acontece nas salas de conferências dos edifícios legislativos.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet är att utbildning inte fortgår i konferensrummen i byggnaderna hos våra beslutsfattare.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problemet er at uddannelse ikke foregår i udvalgenes lokaler i vores lovgivende bygninger.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problém je, že se vzdělávání neděje v zasedacích místnostech sídel zákonodárců.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Problem w tym, że edukacja to nie komitety i legislacja.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Težava je v tem, da se izobraževanje ne odvija v sejnih sobah vladnih zgradb.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Vấn đề là rằng giáo dục không tiếp diễn trong các phòng ban của tòa nhà lập pháp của chúng ta.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблема в тому, що освіта не відбувається у комітетах законодавчих будівель.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.Проблемът е, че образованието не се случва в заседателните зали на нашите законодателни сгради.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.הבעיה היא שהחינוך לא מתבצע בחדרי הוועדות של בנייני המחוקקים.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.المشكلة هي أن التعليم لا يحصل في قاعات اللجان في المباني التشريعية.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.起きるのではないことです 学校や教室で起きるのです
Söylentiye göre Çinliler, tartalarında ve yüksek binalarında direniş göstermişlerdir.Corría la conseja de que los chinos habían resistido desde sus huertas y edificios altos.
"Tabi ki sırayla gidiyorlar. Binaların yapılma sırasıyla...그가 말합니다. "당연하죠. 집 번호는 만들어진 순서로 붙여집니다.
"Tabi ki sırayla gidiyorlar. Binaların yapılma sırasıyla...הוא אומר "כמובן שכן. הם מסודרים לפי הסדר שבו נבנו.
"Tabi ki sırayla gidiyorlar. Binaların yapılma sırasıyla...فيرد، " بالطبع مرتبة. إنها بالترتيب الذي بُنيت به.
"Tabi ki sırayla gidiyorlar. Binaların yapılma sırasıyla...この区画で最初に建った家が1号になります
"Tabi ki sırayla gidiyorlar. Binaların yapılma sırasıyla...佢話:"當然有規則,佢哋係跟住興建嘅時間。
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Gosto de pensar que a madeira põe impressões digitais da Mãe Natureza nos nossos edifícios.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Ich stelle mir gerne vor, dass Holz unseren Gebäuden den Stempel von Mutter Natur aufdrückt.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Ik zou het willen zien als de vingerafdruk van Moeder Natuur in onze gebouwen.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Îmi place să cred că lemnul reprezintă amprentele naturii în clădirile noastre.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Jag vill tro att trä sätter Moder jords fingeravtryck på våra byggnader.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.J'aime me dire que le bois est l'empreinte digitale de Mère Nature dans nos bâtiments.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.저는 나무가 건물에게 자연의 속성을 부여한다고 생각합니다.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Lubię myśleć, że drewno to odciski palców Matki Natury w naszych budynkach.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Me gusta pensar que la madera deja las huellas dactilares de la madre naturaleza en nuestros edificios.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Mi piace pensare che il legno mostra le impronte digitali di Madre Natura nei nostri edifici.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Rád si představuji, že dřevo dává do našich budov otisky Matky přírody.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Saya senang berpikir bahwa kayu memberikan jejak alam pada gedung-gedung kita.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Tôi thích thú với suy nghĩ rằng gỗ mang đến cho những toà nhà của chúng tôi dấu ấn của thiên nhiên.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Θέλω να πιστεύω, ότι το ξύλο δίνει στα κτίρια μας τα αποτυπώματα της Μητέρας Γης.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Дерево немов залишає відбитки пальців матінки-природи на наших будівлях.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Мне хочется верить, что таким образом мать-природа оставляет свой отпечаток в наших зданиях.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.Харесва ми да мисля, че дървото дава на майката Природа отпечатъци в нашите сгради.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.אני אוהב לחשוב שעץ משאיר טביעות אצבע של אמא אדמה בבנינים שלנו.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.أحب أن أفكر بأن الخشب يعطي بصمات للطبيعة الأم في مبانينا.
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.我鍾意將木諗成係 喺我哋建築物上留低嘅大自然足印
Tahtanın binalarımıza Doğa Ananın parmak izlerini bıraktığını düşünmeyi seviyorum.木は母なる自然独特の印を 建物に加えます この母なる自然の 印があるからこそ
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.그들 전체 14개 학교중에 단 두개만이 학교 건물안에 있습니다.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.14 trong số các trường này, chỉ có 2 trường kiểu mẫu là ở trường học.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.A 14 közül csak 2 működik ténylegesen iskolában.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.De 14 de ellas sólo 2 están en escuelas.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.De 14 delas, apenas duas estão em escolas.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.Din cele 14 şcoli de acest tip care există, numai două între ele sunt în şcoli.
Toplam 14 okuldan sadece iki tanesi resmi okul binalarında.Di quattordici, solo due sono in edifici scolastici.