Ana içeriğe geç
Sözlük

binada ile cümle

binada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pencereden mi bakıyorsun? Manzaraya bakıp binadan çıkmanın bir yolunu bulmaya mı çalışıyorsun?¿Mirarías a través de la ventana verías los paisajes e intentarías salir del edificio?
Resim, bu binada yer alan Salon Carre'de ilk kez 1824 yılında sergilenmiş. .Warto tu wspomnieć, że słowem 'Salon' określa się również 'Salon Carree' - pomieszczenie w tym budynku
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.새벽 3시에 건물 밖으로 뛰쳐 나왔을 때, 전 뭔가에 홀려 멈춰섰어요.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Als ich um drei Uhr morgens aus dem Gebäude rannte, sah ich etwas, dass mich innehalten ließ.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Amikor hajnali háromkor kirohantam az épületből, valami olyat láttam, amitől földbe gyökerezett a lábam.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Când am fugit la trei dimineaţa din clădirea în care locuiam, am văzut ceva care m-a făcut să stau locului.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Cuando salí corriendo del edificio a las tres de la mañana, vi algo que me detuvo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Jak wybiegłam z budynku o trzeciej nad ranem, zobaczyłam coś, co zbiło mnie z tropu.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Když jsem ve tři ráno vyběhla z budovy, uviděla jsem něco, co mě zastavilo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Ketika saya berlari keluar dari rumah pada jam tiga pagi, Ada sesuatu yang membuat saya menghentikan langkah.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Khi chạy ra khỏi tòa nhà vào lúc ba giờ sáng, có một điều đã dừng chân tôi lại trên đường.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Lorsque j'ai couru hors du bâtiment à trois heures du matin, j'ai vu quelque chose qui m'a fait m'arrêter net.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.När jag sprang ut ur byggnaden klockan tre på morgonen, såg jag något som fick mig att tvärstanna.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando corri para fora do edifício, às três da manhã, vi uma coisa que me fez parar no caminho.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Quando scappai dal palazzo alle tre del mattino, vidi qualcosa che mi fece arrestare il passo.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Toen ik uit het gebouw rende om drie uur 's ochtends zag ik iets dat mij onmiddellijk halt deed houden.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Όταν έτρεξα έξω από το κτίριο στις τρεις το πρωί, είδα κάτι που με έκανε να σταματήσω την πορεία μου.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когато избягах от сградата в три часа сутринта видях нещо, кето ме спря в моя бяг.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Когда я выбежала из здания в три утра, мой путь кое-что преградило.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.Коли я вибігла з будинку о третій ранку, я завмерла на місці.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.כאשר נמלטתי מהבנין בשלוש לפנות בוקר, ראיתי משהו שנטע אותי במקומי.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.عندما خرجت مسرعة من المبنى في الساعة الثالثة فجرا, استوقفني مشهد ما عن متابعة سيري.
Sabahın üçünde koşarak binadan çıktığımda, sokakta gördüğüm bir şey hızımı kesti.社会の外れ者には目もくれない 普段は不機嫌な
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Abbiamo catturato Scar in un edificio dell'Area D.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Capturámos o Scar num edifício na área D.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Hemos capturado a Scar en un edificio del Área D.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Scar on vangittuna rakennuksessa D-alueella.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Vi har fångat Scar i D-området.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Vi har fanget Scar i D-området.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Złapaliśmy Scara w budynku w rejonie D.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Συλλάβαμε τον Σκαρ σε ένα κτήριο στην περιοχή Δ.
Scar'ı D Bölgesi'nde bir binada yakaladık.Мы взяли Шрама в здании в области Д.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.De finns i hus som ägs av ett bostadsaktiebolag.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.Ils se trouvent dans un bâtiment détenu par une société de copropriété.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.InfoFinlandin sivulta Vammaisten palvelut löydät lisää tietoa palveluista vammaisille henkilöille.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.Ne sijaitsevat talossa, jonka omistaa asunto-osakeyhtiö.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.Se sitúan en un edificio que es propiedad de una cooperativa de viviendas.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.Suurin osa suomalaisista asuu omassa asunnossa. On myös muita vaihtoehtoja kuin oma asunto ja vuokra-asunto.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.Они находятся в домах, владельцами которых являются жилищные акционерные общества.
Söz konusu bu konutlar, konut kooperatifinin sahip olduğu binada yer almaktadırlar.مساكن المباني الطابقية والفيلات المصفوفة هي أسهم سكن وتقع في مبنى تملكه جمعية سكنية.
Şu binadan geldi.Veio daquele edifício.
Şu binadan geldi.Det kom fra den der bygning.
Şu binadan geldi.Det kom från den där byggnaden.
Şu binadan geldi.- Dochodziło od strony tego budynku.
Şu binadan geldi.Proveniva da quell'edificio.
Şu binadan geldi.-Se tuli tuosta rakennuksesta.
Şu binadan geldi.Viene de ese edificio.
Şu binadan geldi.Ήρθε από αυτό το κτήριο.
Şu binadan geldi.Это из того здания.
Tek katlı bir binadan atlarsanız hızınızı hesaplarken hava direnci pek önemli olmaz.באם נקפוץ מבנין של קומה אחת התנגדות האויר לא תהיה מרכיב משמעותי בקביעת המהירות שלנו.
Tek katlı bir binadan atlarsanız hızınızı hesaplarken hava direnci pek önemli olmaz.اذا قفزت من سطح بناية مقاومة الهواء لن تكون عنصرا اساسيا لتحديد سرعتك
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.A dovolili ľudom v tej budove skutočne si užívať slnko, tú dobrú časť slnka.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Bằng cách này, họ cho phép mọi người trong tòa nhà tận hưởng ánh mặt trời, mặt tốt đẹp của mặt trời.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Dovolili tím lidem v budově užít si slunce, tu dobrou část slunce, tedy světlo.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.E permettono alle persone in quell'edificio di godere davvero del sole, della parte buona del sole.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Et ils permettent aux gens dans ce bâtiment de vraiment profiter du soleil, des bons côtés du soleil.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Így lehetővé teszik az emberek számára, hogy ebben az épületben igazán élvezzék a napot, a nap jobbik részét.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.In diesem Gebäude dürfen die Besucher die Sonne wirklich genießen, den positiven Aspekt der Sonne.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ja he antavat ihmisten tulla rakennukseen todella nauttimaan auringosta, auringon hyvistä puolista.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.그리고 그들은 건물 안 사람들이 정말 햇빛에서 이로운 빛을 즐길 수 있게 했습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod