Ana içeriğe geç
Sözlük

bina ile cümle

bina kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Özel kuvvetler binayı kuşattı.Special forces surrounded the building.
Bu, şehirdeki en büyük bina.It's the biggest building in the city.
Şu adamın çok iyi bir binası var.That man has a very good build.
Araba o binanın karşısına park edilmiş.The car's parked opposite that building.
Bina ne durumda?What condition is the building in?
O binaya girme.Don't go in that building.
O binaya girmeyin.Don't go in that building.
Bu binada bir bürom yok.I don't have an office in this building.
Okul binasının olduğu yerde büyük bir moloz yığını var.There is a large pile of rubble where the school building used to be.
Rüyamda, seni yüksek bir binadan düşerken gördüm.In my dream, I saw you falling from a tall building.
Bina dikenli tel çitle çevrilmiş.The building is surrounded by a barbed wire fence.
Binaları arama iznim var.I have a warrant to search the premises.
Bina yöneticisinden ön koridordaki sızıntıyı görmesini isteyeceğim.I'll ask the super to see about the leak in the front hallway.
Kenti, o yüksek binanın tepesinden kolayca görebilirsin.From the top of that tall building, you can easily see the city.
Binanın olduğu yerde bir moloz yığını var.There is a pile of rubble where the building used to be.
Bina moloz haline geldi.The building was reduced to rubble.
Binalar selden sonra hâlâ bozulmamıştı.The buildings were still intact after the flood.
Bina mavidir.The building is blue.
O, terk edilmiş binaları seviyor.He likes abandoned buildings.
Bu bina yıkıldı.This building has been condemned.
Binayı tahliye etmemiz gerektiğini herkese söylemeye gideceğim.I'll go tell everybody that we need to evacuate the building.
Yanan binanın dışına asla canlı çıkamayacağımızı düşündüm.I thought we'd never get out of the burning building alive.
Tom ofis binasının önünde bir resim için poz verdi.Tom posed for a picture in front of his office building.
Neden bizim binanın önünde itfaiyeler var?Why are there fire trucks in front of our building?
Binanın hâlâ ayakta durduğuna şaşırdım.I'm surprised that building is still standing.
Binadan ayrılmam gerekmiyor.I'm not supposed to leave the building.
Ben bu binada çalışıyorum.I work in this building.
Tom ve Mary acele ile binadan dışarı yürüdü.Tom and Mary walked out of the building in a hurry.
Bu bina yaklaşık üç yüz yaşında.This building is about three hundred years old.
Sigara içmek tüm kamu binalarında yasaktır.Smoking is prohibited in all public buildings.
Tom binanın dışında Mary'ye eşlik etti.Tom escorted Mary out of the building.
O binada ne yapıyordun?What were you doing in that building?
O binada ne yapıyordunuz?What were you doing in that building?
Tom binanın önünde park etti.Tom parked in front of the building.
Tom bina içinde bir yerde.Tom is somewhere in the building.
Tom yaşadığım binanın sahibidir.Tom owns the building I live in.
Tom o binadaydı.Tom was in that building.
Tom bu binanın sahibi.Tom owns this building.
Tom binada.Tom is in the building.
Tom binadan ayrıldı.Tom left the building.
Jet binanın üzerinden uçtuğunda pencere camları zangırdadı.When the jet flew over the building the windowpanes rattled.
Bu binanın girişinde bekle.Wait at the entrance to this building.
Bina zaten yapım aşamasında.The building is already under construction.
Tom binadan dışarıya koştu.Tom hurried out of the building.
Ben akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldım.I left the building at about 6 p.m.
Siz binayı yaklaşık akşam 6.00'da terk ettiniz, değil mi?You left the building at about 6 p.m., didn't you?
O, yaklaşık akşam altıda binadan ayrıldı.He left the building at about 6 p.m.
O, akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldıShe left the building at about 6 p.m.
Mary yaklaşık olarak akşam altıda binayı terk etti.Mary left the building at about 6 p.m.
Biz akşam yaklaşık altıda binadan ayrıldık.We left the building at about 6 p.m.
Onlar akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldılar.They left the building at about 6 p.m.
O bina üç katlıdır.That building is three stories high.
Ben uçağın binaya çarptığını gördüm.I saw the plane hit the building.
Bir binayı nasıl yıkarsın?How do you destroy a building?
Binaların çoğu 2. Dünya Savaşında yıkıldı.Many of the buildings were destroyed in World War II.
Onun eşi belediye binasında çalışıyor.His wife works at the city hall.
Tom bu binaları sergi için fotoğrafladı.Tom photographed these buildings for the exhibit.
Hiç kimsenin bu binaya girmesine izin verilmiyor.No one is permitted to enter this building.
Aradığın adres belediye binasına çok yakın.The address you're looking for is very near the city hall.
Tom farkedilmeden binaya girdi.Tom entered the building unnoticed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod