Ben bilmiyorum ve bilmem gerekir.I don't know, and I should.
Ben bile bu bahsedilmiş ise bilmiyorum önceki video.I don't know if I even mentioned this earlier in the video.
Nasıl yapacağım bilmiyorum.I have no idea how to do it.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.I don't know whether that's going to happen or not, but I'm an optimist.
Yani "O şeyin ne olduğunu bilmiyorum ama bana zarar vermeyecek."It was like, "I don't know what that thing is, but he's no threat to me."
Pekala, şimdi sen iğnenin nerede olduğunu bilmiyorsun ve nerede olduğunu ben de bilmiyorum, tamam.Now you don't know where the spike is, and I don't know where it is either.
"Neden burada olduğumuzu bilmiyorum."I don't know why we are here.
Bu saat 4'ün işe yarayıp yaramayacaığını şimdilik bilmiyorum.I don't know if this 4 o'clock is useful yet.
Bilmiyorum farkında mısınz?I don't know if you realize this.
Anladım, duydun mu bilmiyorum, Lenny'den duymuş olman lazım, ama- (Gülüşmeler)DP:
Burda kaç rakkam olduğunu bilmiyorum.But here I don't know how many numbers there are.
Özü bu ama yani, bilmiyorum.It's abstract, but, I mean, I don't know,
Bilmiyorum. Sanırım bunu tekrar dinlemek, tam olarak bir şey kanıtlamaz.I don't know, I guess in listening back to it, it doesn't exactly prove anything.
Affedersin, bilmiyorum.Sorry, I don't know.
Hayır, hayır. bilmiyorum.No, no. I don't know.
Üzgünüm. kimi arayacağımı bilmiyorum.I'm sorry. I didn't know who else to call.
Ancak, yarın ne olacağını bilmiyorum.But I never know what is tomorrow.
Gerçekten saatli bir bomba. Yarın ne olacak hiç bilmiyorum. Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.You know a real time bomb, and I never know what is tomorrow and I enjoy now everyday.
Hala bu kadar cahilsek, nasıl zeki bir ırk sayılıyoruz, bilmiyorum.Why are we considered an intelligent species if we are still, so ignorant?
Biz ona ne bilmiyorum.We don't know what we should tell him.
Neden üç yazdığımı bilmiyorum.I don't know what my brain was doing.
Burada geçen "günah" kelimesinin anlamını bilmiyorum ancak bildiğim şu ki;I don't know what the word 'sin' means, but I do know this.
Görebiliyor musunuz bilmiyorum ama yüzümdeki tüm kiri ve yağı emdi.I don't know if you can see but it picked up all of the oil on my face and the dirt
"Ben onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum," Mary tersledi."I don't know anything about him," snapped Mary.
"Hiçbir şey bilmiyorum."You don't know anything.
Çünkü sürece, bilmiyorum Misselthwaite Manor tutulmalıdır konum en kolay yolu.What you're to be kept at Misselthwaite Manor for I don't know, unless because it's the easiest way.
Yerliler hakkında bir şey bilmiyorum!You don't know anything about natives!
Anythin' hakkında Hiçbir şey bilmiyorum - dedi gibi.I don't know anythin' about anythin'--just like you said.
Mary kayıtsızlık "Ben aç olmanın ne demek olduğunu bilmiyorum," dedi. cehalet."I don't know what it is to be hungry," said Mary, with the indifference of ignorance.
"Ben gitmek için hangi yolu bilmiyorum."I don't know which way to go.
Bilmiyorum. "I don't know."
- Bilmiyorum.- I don't know.
Bilmiyorum, size bir örnek göstereceğim, belki burada.I'll show you one example here.
Bunun Türkçede doğru olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's correct English.
Ben doğrusu ne yaptıklarını bilmiyorum bile, Fakat o hissediyor.I won't even say what they do. But he feels it.
Bilmiyorum, beyler."I don't know, guys.
Gerçekten bilmiyorum.I really don't know.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.It's just like that.
News and World Report" alanınız var mı bilmiyorum -- Ben son sayısını aldım.Now, I don't know if any of you get US News and World Report --
Büyük ihtimalle, bir milyon dolardan fazla. Ama tam olarak bilmiyorum.Like probably more than a million dollars, but I don't actually know.
JSTOR'dan, kim bilmiyorum, birisine veritabanýný ebediyen açmanýn ne kadara malolacađýný sormuţtu."How much would it cost to open up JSTOR in perpetuity?"
Bilmiyorum, bilmiyorum ...<br />Bu benim işim bile değil.I don't know, I don't know... it isn't even my business.
Bu benim alanım değil, bilmiyorum. Bu insanlar için söylemesi en zor şey.It's not my field, I don't know that's the most difficult... difficult thing for people to say
Gerçekten bilmiyorum."I honestly don't know."
Eğer eightth sınıf cebir FOLYO öğrendim, ben, bilmiyorum dokuzuncu sınıf cebir.I don't know if you've learned FOlL in eightth grade algebra, nineth grade algebra.
Bilmiyorum O yüzden lütfen, duygularıma karşılık verI don't know so please, accept my feelings
Ve şu an neredeyiz bilmiyorum.I don't know where we are now.
Neden bilmiyorum.I wonder why.
Trevor'ı nasıl bulduğunu bilmiyorum ama Natasha Trevor'ı bulmuştu.I'm not sure how she found Trevor, but Natasha found Trevor.
Neden bilmiyorum burası haritada yok.I don't know why that is.
Kim aldı? Bilmiyorum.I don't know.
Bilmiyorum, istasyondayız... ...ve bir şey... bir şey arkadaşımızı aldı.I don't know -- we're in the station and something... something took our friend.
O geceden beri ne kadar değiştiğimi bilmiyorum.I don't know exactly how I've changed since that night.
Burada kimse varmı bilmiyorum.I don't know anybody here.
Bilmiyorum, ama sanırım.I don't know, think.
Bunun cevabını bilmiyorum.I put it this way:
- Bilmiyorum. Nasıl katılımda bulunuyorsun?-How do you participate?
Bu yolculuğun nasıl sonlanacağını bilmiyorum, ama en azından bana çok açık görünüyor ki;I don't know how this journey is going to end, but this much seems clear to me, at least:
İnsanların bunlara neden m ve b dediklerini bilmiyorum.And I don't know why people chose m and b.
Dolar-pound orani hangi yonde hareket ederse iyi haber anlamina gelecegini bile bilmiyorum.I don't even know which way the dollar pound ratio should go to be good news.