İnsanlar, Noel hindisi gibi b*kla dolu, çünkü ne dediklerini bilmiyorlar.Molta gente è piena di stronzate come il tacchino di Natale perchè non sanno di cosa stanno parlando.
İsa dedi ki 'Baba, onları affet çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.'"Отче, прости им, защото не знаят какво правят", а Господ би отвърнал:
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Aceştia sunt oameni care trăiesc pentru ziua alegerilor, şi totuși nu ştiu de ce votăm chiar în ziua aia.
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Đây là những người sống vì ngày bầu cử, nhưng họ không biết tại sao chúng lại bầu vào ngày thứ Ba.
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Diese Leute leben für den Wahltag und wissen gar nicht, warum an diesem Tag gewählt wird.
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Oto ludzie, którzy żyją dla wyborów, a nie wiedzą, dlaczego głosujemy akurat wtedy.
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Това са хора, които живеят за деня на изборите, и въпреки това не знаят защо гласуваме на този ден.
JS: Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.講者︰呢啲以選票搵食嘅人 都唔知點解我哋喺嗰日投票
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar.Mereka tidak tahu apa itu kapasitor.
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar.Não saberam o que é um capacitor
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar.Non sanno cosa sia un condensatore.
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar.No sabrán los que es un capacitor.
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar.Sie wissen nicht, was eine Vakuumröhre ist.
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar. Vakum tübünü bilmiyorlar.Не знаят какво е транзистор, кондензатор или електронна лампа.
Kendileri de nasıl yapılacağını bilmiyorlar.Eles não têm.
Kendileri de nasıl yapılacağını bilmiyorlar.Nemají je.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Die wissen nicht, wer wir sind, und es interessiert sie nicht.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Ellos no saben quiénes somos y tampoco les interesa.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.E non sanno chi siamo e non gl'importa.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Họ không biết chúng tôi là ai và họ cũng không quan tâm.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Ils ne savent pas qui nous sommes et s'en fichent.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.우리가 뭐하는 사람들인지도 모르고 신경도 안씁니다.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Não sabem quem nós somos nem lhes interessa.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Neví, kdo jsme a je jim to fuk.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Nie wiedzą, kim jesteśmy i mają to w nosie.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Nu știu cine suntem și nici nu le pasă.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Ze weten niet wie we zijn, het interesseert ze niet.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Δεν ξέρουν ποιοι είμαστε και δεν τους ενδιαφέρει.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Не знаят кой сме и не им пука.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.Они не знают, кто мы, и им, в общем-то, всё равно.
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.הם לא יודעים מי אנחנו ולא אכפת להם. ואם הם כן היו יודעים
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.لا يعرفون من نحن ولا يأبهون. وإذا إهتموا
Kim olduğumuzu bilmiyorlar ve bu umurlarında da değil.気にしてたら拍手しないでしょう
Kim olduklarını bilmiyorlar.Eles não sabem quem são.
Kim olduklarını bilmiyorlar.Nevědí, kým jsou.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Ingen vet var de är.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Không ai biết chúng nó đang ở đâu.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.그 누구도 그들이 어디있는지는 모릅니다.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nadie sabe dónde están.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nessuno sa dove si trovino.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Niemand weet waar ze zijn.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Niemand weiß, wo sie sind.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nikdo neví, kde jsou.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nikt nie wie gdzie się znajdują.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nikto nevie kde sú.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nimeni nu știe unde sunt.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Ninguém sabe onde estão.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Personne ne sait où ils sont.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Senki se tudja hol vannak.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Tidak ada yang tahu tentang keberadaan mereka.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Κανείς δεν γνωρίζει που βρίσκονται.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Никой не знае къде са.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Никто не знает, где они находятся.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Ніхто не знає де вони.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.אף אחד לא יודע היכן הם.
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.لا احد يعلم اين هما
Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.何週間か前にアメリカ当局が
Kızlarını bilmiyorlarmış gibi..じゃ やりたいこと話してみたら?
Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, ‹‹Yüreği kötü yola sapan bir halktır›› dedim, ‹‹Yollarımı bilmiyorlar.››내가 사십년을 그 세대로 인하여 근심하여 이르기를 저희는 마음이 미혹된 백성이라 내 도를 알지 못한다 하였도다
Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, ‹‹Yüreği kötü yola sapan bir halktır›› dedim, ‹‹Yollarımı bilmiyorlar.››Przez czterdzieści lat miałem spór z tym narodem, i rzekłem: Lud ten błądzi sercem, a nie poznali dróg moich;