Hatta sebebini bile bilmiyorlar.They don't even know why.
Bu üniversitedeki bazı öğrenciler, öğretmenlerle nasıl konuşacaklarını bile bilmiyorlar.Some students in this university don't even know how to talk to teachers.
Böyle bir soruna değinmeden, ne yapacaklarını bilmiyorlar.Not having dealt with such a problem, they don't know what to do.
Bazen eleştirmenler neyi eleştirdiklerini bilmiyorlar.Sometimes critics don't know what they criticise.
Japon olduğumu bilmiyorlar.They don't know that I'm Japanese.
Yaşlı olanlar genç olanlara göre her zaman daha fazla bilmiyorlar.The older ones do not always know more than the younger ones.
Onlar onu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.They do not know how to do it.
Onlar, Tom'un gençliğinde hangi zorlukları yaşadığını bilmiyorlar.They don't know what difficulties Tom went through in his youth.
İlk olarak ne yapacaklarını bilmiyorlardı.They didn't know what to do first.
Onlar benim adımı bilmiyorlar.They don't know my name.
Onun imkansız olduğunu bilmiyorlardı, bu yüzden onu yaptılar.They did not know it was impossible, so they did it.
Onları affet, zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Forgive them, for they know not what they do.
Bazıları nasıl döğüşeceklerini bilmiyorlardı.Some did not know how to fight.
O insanlar hükümetlerini yıktılar ama onu tekrar nasıl inşa edeceklerini bilmiyorlar.Those people ruin their government, but they don't know how to build it again.
Onlar ne eksik olduğunu bilmiyorlar.They don't know what they are missing.
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Father, forgive them; for they know not what they do.
Onlar onunla ne yapacaklarını bilmiyorlardı.They didn't know what to do with him.
Onlar kime sormaları gerektiğini bilmiyorlar.They don't know who they should ask.
Neden gitmeleri gerektiğini onlar bile bilmiyorlardı.They didn't even know why they were supposed to go.
Kiminle buluşmaları gerektiğini dahi bilmiyorlardı.They didn't even know who they were supposed to meet.
Ne bulduklarını bile bilmiyorlardı.They didn't even know what they had found.
Onlar bile kendi isimlerini nasıl yazacaklarını bilmiyorlardı.They didn't even know how to write their own names.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Onlar henüz bilmiyorlar.They don't know yet.
Onlar hiçbir şey bilmiyorlardı.They knew nothing.
Onlar hiçbir şey bilmiyorlar.They know nothing.
Hiçbir şey bilmiyorlar.They know nothing.
Onlar onu bilmiyorlar.They don't know that.
Onlar bunu bilmiyorlar.They don't know about it.
Kuralları bilmiyorlar.They don't know the rules.
Sanırım onlar benim bir yalancı olduğumu bilmiyorlar.I think they don't know I'm a liar.
Onlar kararsız. Onlar ne istediklerini bilmiyorlar.They're indecisive. They don't know what they want.
Boston'a hiç gitmeyen insanlar neyi kaçırdıklarını bilmiyorlar.People who've never been to Boston don't know what they're missing.
Onlar neyin yanlış gittiğini bilmiyorlar.They don't know what went wrong.
Adresimi bilmiyorlar.They don't have the directions to my house.
Evime nasıl ulaşacaklarını bilmiyorlar.They don't have the directions to my house.
Onlara ne olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know what was happening to them.
Onlar bir yıldız işaretinin nasıl kullanılacağını bilmiyorlar.They don't know how to use an asterisk.
Kim olduğumu bilmiyorlar.They don't know who I am.
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive in this town.
Buralarda insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.People don't know how to drive around here.
Anne babam nerede olduğumu bilmiyorlar.My parents don't know where I am.
Öğrenciler nasıl bir yanıt vereceklerini bilmiyorlardı.The students didn't know how to give an answer.
Öğrenciler nasıl yanıtlamaları gerektiğini bilmiyorlardı.The students didn't know how they should answer.
Onlar İngilizce bilmiyorlar.They don't know English.
Onunla ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı.They didn't know what they should have done with him.
Onlar Mary'nin evli olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know that Mary was married.
Onlar bizim isimlerimizi bile bilmiyorlardı.They didn't even know our names.
Ne olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know what happened.
Doktorlar nedenini bilmiyorlardı.The doctors didn't know why.
Matthew ve Marilla çocuklarla ilgili hiçbir şey bilmiyorlar.Matthew and Marilla don't know anything about children.
Tom ve Mary çocuklar hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.Tom and Mary don't know anything about children.
Onlar senin nerede olduğunu bilmiyorlar.They don't know where you were.
Onlar nereden geldiğini bilmiyorlar.They don't know where you came from.
Onlar Tom'u ne kadar sevdiğimi bilmiyorlar.They don't know how much I love Tom.
Tom ve Mary bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.Tom and Mary don't know how to do that.
Ne yapacaklarını bilmiyorlar.They do not know what they will do.
Onlar bilmiyorlar.They don't know.
Onlar neden bilmiyorlardı?Why didn't they know?
İsmimizin ne olduğunu bile bilmiyorlardı.They didn't even know what our names were.