Ben 'imkânsız' sözcüğünü bilmiyorum.I don't know the word 'impossible'.
Daha doğruyu bilmiyoruz.We don't know the truth yet.
Bunu bilmiyordum.I did not know this.
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum.I have so many things to tell you that I don't know where to start.
Kansere neyin sebep olduğunu bilmiyoruz.We don't know what causes cancer.
Rusça bilmiyorum.I don't know Russian.
Onun niçin gitmek zorunda olduğunu bilmiyoruz.We don't know why he had to leave.
Onun telefon numarasını bilmiyorum.I don't know her telephone number.
Bu matematik denklemini nasıl ispatlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to prove this math equation.
Bisiklet sürmeyi bilmiyorum.I don't know how to ride a bicycle.
Ben bir idealistim. Nereye gittiğimi bilmiyorum, ama gidiyorum.I'm an idealist. I don't know where I'm going, but I'm on my way.
Ben sadece ne diyeceğimi bilmiyorum.I simply don't know what to say...
Onun hakkında bir şey bilmiyoruz.We don't know anything about him.
Ben onun zayıf bir kalbi olduğunu bilmiyordum.I didn't know he had a weak heart.
Bu duruma kaç kişinin dayanacağını bilmiyorum.I don't know how many are going to endure this situation.
Biz hâlâ gerçeği bilmiyoruz.We still don't know the truth.
Onun hasta olduğunu bilmiyordum.I didn't know she was ill.
Ben bu cümlede ne yazacağımı bilmiyorum.I don't know what to write in this sentence.
John nasıl gitar çalınacağını bilmiyor.John doesn't know how to play the guitar.
O benim Japon olduğumu bilmiyor.He doesn't know that I'm Japanese.
O, Japon olduğumu bilmiyor.She doesn't know that I'm Japanese.
Biz hangi otobüse bineceğimizi bilmiyorduk.We didn't know which bus we would take.
Kim olduğumu bilmiyor.He doesn't know who I am.
Onu tanıyorum ama adını bilmiyorum.I know him, but I don't know his name.
Onu tanıyorum ama onun adını bilmiyorum.I know him, but I don't know his name.
Kimse gerçeği bilmiyor.Nobody knows the truth.
Onun nerede olduğunu kimse bilmiyor.Nobody knows where it is.
Sadece nedenini bilmiyorum.I just don't know why.
Masamda bir not fark ettim ama kimin yazdığını bilmiyorum.I noticed a note on my desk, but I do not know who wrote it.
Minnettarlığımı nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to express my gratitude.
Hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.He still did not know what to do.
Onlardan kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordum.He did not know how many of them needed help.
Onun hasta olduğu bile bilmiyordu.He had not even known that she was sick.
Hiç kimse cevabı bilmiyor.No one knows the answer.
Washington'da, hiç kimse ne bekleyeceğini bilmiyordu.In Washington, no one knew what to expect.
Bazıları nasıl döğüşeceklerini bilmiyorlardı.Some did not know how to fight.
Gerçeği bilmiyormuş gibi görünüyordunuz.You seemed not to know the truth.
Tiyatro oyununu bilmiyorum, fakat yazarı iyi biliyorum.I don't know the theater play, but I know the author well.
O insanlar hükümetlerini yıktılar ama onu tekrar nasıl inşa edeceklerini bilmiyorlar.Those people ruin their government, but they don't know how to build it again.
Biriyle görüştüğünü bilmiyordum.I didn't know you were seeing someone.
O, ya bulaşıkları yıkamayı bilmiyor ya da sadece tembel .Either he doesn't know how to wash the dishes or he is just lazy.
Korkarım senin ne demek istediğini bilmiyorum.I'm afraid I don't know what you mean.
Kesin olarak bilmiyorum.I don't know for sure.
Bilmiyorum. Sen ne düşünüyorsun?I don't know. What do you think?
Ben onun ne tür bir kişi olduğunu bilmiyorum.I don't know what kind of person he is.
Sensiz ne yapardık bilmiyorum.I don't know what we would do without you.
Beni hatırlayıp hatırlamadığını bilmiyorum.I don't know if you remember me.
Ben bir yabancıyım ve Çek dilini çok iyi bilmiyorum. Lütfen yavaş konuşun.I'm a foreigner and I don't know Czech very well. Please, speak slowly.
Kız bunu nasıl yapacağını bilmiyor.The girl doesn't know how to do it.
Bu durumun ne kadar süreceğini bilmiyorum.I don't know how long this situation is going to last.
O ne diyeceğini bilmiyor.She doesn't know what to say.
Onlar ne eksik olduğunu bilmiyorlar.They don't know what they are missing.
Bana ona ne olduğunu sordu, ama ben bilmiyordum.She asked me what had become of him, but I didn't know.
Nereye gideceğimi bilmiyordum.I didn't know where to go.
Ben nereye gidileceğini bilmiyordum.I didn't know where to go.
Yapabilir miyim, yapamaz mıyım bilmiyorum ama deneyeceğim.I don't know whether I can do it, but I'll try.
Onu sen de bilmiyordun.You didn't know that either.
Onu siz de bilmiyordunuz.You didn't know that either.
Köpeğimi neyle besleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to feed my dog.
Biz gerçekten bir şey bilmiyoruz; gerçek derinde yatıyor.But we know nothing really; for truth lies deep down.