Emet futbolla çok ilgilidir ama basitçe nasıl oynayacağını bilmiyor.Emet is very interested in soccer, but simply does not know how to play.
Kimin onun için yeterince iyi olduğunu bilmiyorum.I do not know who is good enough for him.
Geçen ay bir hafta izin aldığını bilmiyordum.I didn't know you had a week off last month.
Ben onu hala bilmiyorum.I still don't know that.
Bu valizi nasıl açacağımı bilmiyorum.I can't figure out how to open this suitcase.
Bir resmin nasıl yükleneceğini bilmiyorum.I can't figure out how to upload an image.
Ne hakkınızda konuştuğunu bilmiyorum.I don't know what you're talking about.
Ne zaman bilmiyorum, ama bir gün olacak.I don't know when, but it'll happen someday.
Başladığımızda, ne yaptığımızı gerçekten bilmiyorduk.When we started out, we didn't really know what we were doing.
Onu nasıl yapacağını bilmiyorsun, değil mi?You don't know how to do it, do you?
Onun ne olduğunu bilmiyorsun, değil mi?You don't know what it is, do you?
Daha sonraki adımda ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, değil mi?You don't know what to do next, do you?
Onun ne zaman döneceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he'll come back.
Onun ne zaman döneceğini bilmiyorum ama döndüğünde, elinden gelenin en iyisini yapacak.I don't know when he'll come, but when he does, he'll do his best.
Ne bilmiyorsun?!What don't you know?!
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Senin hasta olduğunu bilmiyordum, bu yüzden seni hastanede ziyaret etmedim.I didn't know that you were sick, so I didn't visit you in the hospital.
Nasıl olduğunu bilmiyor musun?Don't you know how?
Onu nerede bekleyeceğimi bilmiyordum.I didn't know where I should wait for her.
Ne demem gerektiğini bilmiyorum.I don't know what I should say.
Tom'un ne zaman geleceğini bilmiyorsun, değil mi?You don't know when Tom will come, do you?
Tom beş dil konuşuyor ama onların hiçbirinde nasıl nazik olunacağını bilmiyor.Tom speaks five languages, but doesn't know how to be polite in any of them.
Tom orada bulunmuş olabilir. Bilmiyorum.Tom may have been there. I don't know.
Tom henüz gidip gidemeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't yet know whether he can go or not.
Tom toplantının niçin ertelendiğini bilmiyor.Tom doesn't know why the meeting was postponed.
Tom duvar yazısını duvara kimin yazdığını bilmiyor.Tom doesn't know who wrote the graffiti on the wall.
Tom kime gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know who to turn to.
Tom kime soracağını bilmiyor.Tom doesn't know who to ask.
Tom resmi kimin yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know who painted that picture.
Tom kim olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know who I am.
Tom kime sorması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know who he should ask.
Tom kimden tavsiye istemesi gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know who he should ask for advice.
Tom keki kimin pişirdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who baked the cake.
Tom hangi rengi seçeceğini bilmiyor.Tom doesn't know which color to choose.
Tom hangi butona basacağını bilmiyor.Tom doesn't know which button to push.
Tom sola mı yoksa sağa mı döneceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether to turn left or right.
Tom konserin iyi gidip gitmediğini bilmiyor.Tom doesn't know whether the concert went well or not.
Tom bunun doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether it's true or not.
Tom onun yeni olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether it's new or not.
Tom onu yapabilip yapamayacağını bilmiyor ama deneyecek.Tom doesn't know whether he can do it, but he'll give it a try.
Tom işi kabul etmeli mi etmemeli mi bilmiyor.Tom doesn't know whether he should take on the job or not.
Tom partiye gitmesi gerekip gerekmediğini bilmiyor.Tom doesn't know whether he should go to the party or not.
Tom nereye gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know where to go.
Tom şemsiyesinin nerede olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know where his umbrella is.
Tom gelecek yıl nerede yaşayacağını bilmiyor.Tom doesn't know where he's going to live next year.
Tom ne düşüneceğini bilmiyor.Tom doesn't know what to think.
Tom ne söyleyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know what to say.
Tom ne ısmarlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to order.
Tom ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do.
Tom parası ile ne yapacağını bilmiyor. Onun çok fazla parası var.Tom doesn't know what to do with his money. He has so much of it.
Tom şimdi ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do now.
Tom daha sonra ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do next.
Tom da ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do either.
Tom artık ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do anymore.
Tom saatin kaç olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what time it is.
Tom ev ödevinin ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what the homework assignment is.
Tom ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what he's supposed to do.
Tom ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what happened.
Tom orada olmadığı için ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what happened because he wasn't there.
Tom, bütün hikayeyi bilmiyor.Tom doesn't know the whole story.