Onlar neden bunu her yıl yapmak zorundalar bilmiyorum.I don't know why they have to do this every year.
Diğer bir deyişle, sen de bilmiyorsun.In other words, you don't know either.
Bilmiyorsan, belki de Tom biliyordur.If you don't know, maybe Tom does.
Neden böyle davrandığımı bilmiyorum.I don't know why I'm acting like this.
Bunu nasıl atlatacağımızı bilmiyorum.I don't know how we're going to get through this.
Bütün bunları niye size anlatıyorum bilmiyorum.I don't know why I'm telling you all this.
Bunu yapmaktan neden rahatsız oluyoruz bilmiyorum.I don't know why we're bothering to do this.
Dürüst olmak gerekirse bu konuda bir şey bilmiyordum.I honestly didn't know a thing about this.
Sana bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know how to tell you this.
Bu tam olarak nasıl söylenir bilmiyorum.I don't know quite how to say this.
Nasıl teşekkür edilir bilmiyorsun.You don't know how to say thanks.
Bu şeyin nasıl çalıştığını bilmiyorum.I don't know how this stuff works.
Tom'un nasıl bildiğini bilmiyorum.I don't know how Tom knows.
Ben onu nasıl görmedim bilmiyorum.I don't know how I didn't see that.
Onu nasıl yöneteceğimizi bilmiyorum.I don't know how we're going to manage that.
Bunu bana neyin yaptırdığını bilmiyorum.I don't know what made me do that.
Bunu nasıl yiyebileceğini bilmiyorum.I don't know how you can eat that.
Onu nasıl önleyeceklerini bilmiyorum.I don't know how they're going to avoid it.
Tom'un ona nasıl katlandığını bilmiyorum.I don't know how Tom stood it.
Onun yarısını bilmiyorsun.You don't know the half of it.
Nasıl yemeye devam edeceğini bilmiyorum.I don't know how you can keep eating it.
Hepsinin ne anlama geldiğini bilmiyordum.I didn't know what it all meant.
Neden farklı bir şey beklediğimi bilmiyorum.I don't know why I expected anything different.
Bu yaygaranın ne hakkında olduğunu bilmiyorum.I don't know what all the fuss is about.
Bunu bilip bilmediğini bilmiyorum ama ben senin kadar akıllı değilim.I don't know if you know this, but I'm not as smart as you.
Sana nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to address you.
Onu sensiz yapabilip yapamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can make it without you.
Ne bildiğimi bilmiyorum.I don't know what I know.
Nasıl bildiğimi bilmiyorum.I don't know how I know.
Ben haklı olarak bilmiyorum.I don't rightly know.
Gerçekten bu şekilde hissettiğini bilmiyordum.I truly didn't know you felt this way.
Neden o biçimde tepki gösterdiğimi bilmiyorum.I don't know why I reacted that way.
Neden hemen bana söylemedin bilmiyorumI don't know why you didn't tell me immediately.
Ne kadar güzel olduğunu bilmiyor musun?Don't you know how beautiful you are?
Beni hiç bilmiyor musunuz?Don't you know me at all?
Senin işin hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about your job.
Okuyabildiğini bilmiyordum.I didn't know you couldn't read.
Tom büyükbabası ölene kadar onun zengin olduğunu bilmiyordu.Tom never knew his grandfather was rich until after he died.
Evlenmeyi planladığını bilmiyordum.I didn't know you were planning to get married.
Tom ne olduğunu bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended that he didn't know about what had happened.
Belki Tom henüz ne olduğunu bilmiyor.Maybe Tom doesn't yet know about what's happened.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom has a girlfriend.
Nereye saklanacağımı bilmiyordum.I didn't know where to hide.
Kaç yıl önce olduğunu bilmiyorum fakat kesinlikle üçten daha fazla.I don't know how many years ago it was, but it was certainly more than three.
Tom ne yapılması gerektiğini asla bilmiyordu.Tom never knew what needed to be done.
Anahtarlarının nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where your keys are.
Tom'un burada olacağını gerçekten bilmiyordum.I honestly didn't know Tom would be here.
Neden buraya geldiğimizi bilmiyorum.I don't know why we came here.
Burada mutsuz olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were unhappy here.
Yangına neyin sebep olduğunu bilmiyoruz.We don't know what caused the fire.
Artık kim olduğunu ben bile bilmiyorum.I don't even know who you are anymore.
Tom'un ve senin bu kadar samimi olduğunuzu bilmiyordum.I didn't know Tom and you were so close.
Tom bile Mary'nin ne zaman varacağını bilmiyordu.Not even Tom knew when Mary was going to arrive.
Tom tam olarak ne yapması gerektiğini bilmiyor gibi görünüyor.Tom seems to never know exactly what he's supposed to be doing.
Ben bile hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't even know which one is which.
Tom Mary'nin zengin olduğunu bilmiyordu.Tom never knew Mary was rich.
Üç ay önce, tek kelime Fransızcanın nasıl söylenileceğini bile bilmiyordum.Three months ago, I didn't even know how to say one word of French.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know Tom could speak French.
Nasıl Fransızca konuşacağını bildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know that you knew how to speak French.
Söylemek istediğimi Fransızca nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know how to say what I want to say in French.