Juan Maria'nın kendi kız kardeşi olduğunu bilmiyor.Juan doesn't know that Maria is his daughter.
Seni nasıl gücendirdiğimi bilmiyorum.I don't know how I've offended you.
Ben bunları sadece satarım. Onlar hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I only sell these. I don't know anything about them.
Tom paranın nereden geldiğini bilmiyordu.Tom didn't know where the money came from.
Tom bir şnorkeli nasıl kullanacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use a snorkel.
İngilizce yazmayı bilmiyorum.I don't know how to write in English.
Hâlâ vergi dairesinde arkadaşlarının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you still had friends at the IRS.
Onların kim olduğunu bilmiyorum ama onlar samimi görünmüyor.I don't know who they are, but they don't look friendly.
Aslında onu hiç bilmiyordum.I actually never knew that.
Çok iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could cook so well.
Tom başı dertte olduğunu kendi bile bilmiyor.Tom doesn't even know he's in trouble.
O İngiltere'ye geldiğinde İngilizce bilmiyordu.She didn't speak English when she arrived in England.
Sıkıldım ve ne yapacağımı bilmiyorum.I'm bored and don't know what to do.
Balık tutma konusunda ilk şeyi bilmiyorum.I don't know the first thing about fishing.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını bilmiyor musun?You don't know whether he has a girlfriend?
Tom'un bir şey sakladığını biliyorum, ama ne olduğunu bilmiyorum.I know Tom's hiding something, but I don't know what.
Kesinlikle onu bilmiyorum.I certainly don't want that.
Ne yapmak istediğimi bilmiyorum.I don't know what I want to do.
Artık ne istediğimi bilmiyorum.I don't know what I want anymore.
Onu yapmak isteyip istemediğimi bilmiyorum.I don't know if I want to do that.
Bunu yapmak isteyip istemediğimizi bilmiyorum.I don't know if we want to do that.
Henüz ne yapmak istediğimi bilmiyorum.I don't know what I want to do yet.
Ne duymak istediğini bilmiyorum.I don't know what you want to hear.
Ne yapmak istediğimi henüz bilmiyorum.I don't know yet what I want to do.
Tom'la evlenmek isteyip istemediğimi bilmiyorum.I don't know if I want to marry Tom.
Ne kadar çok gitmek istediğimi bilmiyorsun.You don't know how bad I want to leave.
Tom'un neden benimle konuşmak istediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wants to talk to me.
Tom'un ne yapmak istediğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what Tom wants to do.
Tom'un neden gitmemi istemediğini bilmiyorum.I don't know why Tom doesn't want me to go.
Onu ne için kullanmak istediklerini bilmiyoruz.We don't know what they want to use it for.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Ne istediğini bilmiyorum ve umurumda değil.I don't know what you want and I don't care.
Onu şimdiye kadar tekrar yapmayı isteyip istemediğimi bilmiyorum.I don't know if I want to ever do that again.
Artık bunu yapmak isteyip istemediğimi ben bile bilmiyorum.I don't even know if I want to do this anymore.
Seni ne kadar görmek istediğimi bilmiyorsun.You don't know how bad I want to see you.
Tom'a gitmek istemediğimi nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to tell Tom I didn't want to go.
Sadece Tom'un neden ona yardım etmemi istemediğini bilmiyorum.I just don't know why Tom doesn't want me to help him.
Partide ne yaptığını bilmiyoruz.We do not know what she did at the party.
Dinle, o ne söylediğini bilmiyor.Listen, he doesn't know what he's saying.
Tom'un nerede olduğunu bilmiyorum ve ona sormak istemiyorum.I don't know where Tom was and I don't want to ask him.
Tom'un kimle olduğunu bilmiyorum ve ona sormak istemiyorum.I don't know who Tom was with and I don't want to ask him.
Fransızca konuşmayı öğrenmeyi ne kadar çok istediğimi bilmiyorsun.You don't know how bad I want to learn how to speak French.
Tom'un neden gelmediğini bilmiyorum ve ona sormak istemiyorum.I don't know why Tom didn't come and I don't want to ask him.
Seni nasıl mutlu edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to make you happy.
Sizi nasıl mutlu edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to make you happy.
Bunun beni ne kadar mutlu ettiğini bilmiyorsun.You don't know how happy that makes me.
Mutlu olup olmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to be happy or not.
Tom'un mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom is happy or not.
Mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Senin mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Sizin mutlu olup olmadığınızı bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Senin meşgul olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were busy.
Senin yoğun olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were busy.
Amerikan bilardosu nasıl oynanır bilmiyorum.I don't know how to play pool.
Satranç oynadığını bilmiyordum.I didn't know you played chess.
Nasıl briç oynayacağımı bilmiyorum.I don't know how to play bridge.
Onun gerçek adını bilmiyordum.I never knew his real name.
Ben onun adını asla bilmiyordum.I never knew his first name.
Tom'a bir şey olursa ne yapacağımı bilmiyorum.If something did happen to Tom, I don't know what I'd do.
Burada bir şey oldu ama ne olduğunu bilmiyorum.Something happened here, but I don't know what.