Hiç ne yaptığınızı bilmiyor gibi hissetmiyor musun?Don't you ever feel like you don't know what you're doing?
Arabamı tamir ettirmenin ne kadara mal olacağını bilmiyordum.I didn't know how much it would cost to get my car repaired.
Kar yağdığını bilmiyordum.I didn't know it was snowing.
Bu kadar iyi Fransızca konuşabildiğini bilmiyordum.I didn't know that you could speak French so well.
Ben Tom'u bilmiyordum o zaman.I didn't know Tom then.
Neye bulaştığımı bilmiyordum.I didn't know what I was getting into.
Başıma gelecekleri bilmiyordum.I didn't know what I was getting into.
Otobüsten nerede ineceğimi bilmiyordum.I didn't know where to get off the bus.
Beni havaalanında kimin karşılayacağını bilmiyordum.I didn't know who was going to meet me at the airport.
Neden şehrin o kısmına gitmem gerekmediğini bilmiyordum.I didn't know why I wasn't supposed to go to that part of town.
Bunu yapabileceğini bilmiyordum.I didn't know you could do that.
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum bile.I don't even know how old Tom is.
Tom'un üniversiteye gidip gitmediğini ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom went to college or not.
Tom'un soyadının ne olduğunu bile bilmiyorum.I don't even know what Tom's last name is.
Tom'un nerede yaşadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know where Tom lives.
Tom'un kız arkadaşının kim olduğunu ben bile bilmiyorum.I don't even know who Tom's girlfriend is.
Bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly what it means.
Kaç yaşında olduğumu bilmiyorum.I don't know how old I am.
O köprünün kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old that bridge is.
Tom'un kaç yaşında olduğunu bilmiyorum.I don't know how old Tom is.
Bunun nasıl çalıştığını bilmiyorum.I don't know how this works.
Tom'a ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what happened to Tom.
Ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what happened.
Ne yaptığımı bilmiyorum.I don't know what I'm doing.
Ben onun ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what that is.
Tom'un ne düşündüğünü bilmiyorum.I don't know what Tom was thinking.
Ne yapmamı istediğini bilmiyorum.I don't know what you want me to do.
Ne söylememi istediğinizi bilmiyorum.I don't know what you want me to say.
Ne istediğini bilmiyorum.I don't know what you want.
Tom'un karısının kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who Tom's wife is.
Onu neden yaptığımı bilmiyorum.I don't know why I did that.
Neden bu kadar endişeli olduğunu bilmiyorum.I don't know why you're so worried.
Tam bilmiyorum.I just don't know.
Onun ne olduğunu ben bile bilmiyorum.I don't even know what that is.
Neden kavga ettiğimizi bilmiyoruz bile.We don't even know why we're fighting.
Ne için kavga ediyor olduğumuzu bilmiyoruz bile.We don't even know what we're fighting for.
Bize yardım etmeyi planlayıp planlamadıklarını biz bile bilmiyoruz.We don't even know if they're planning to help us or not.
Bu kitabın geri kalanını okumayı bitirmek için ne zaman zamanım olacağını bilmiyorum.I don't know when I'll have time to finish reading the rest of this book.
Kimin izlediğini asla bilmiyorsun.You never know who's watching.
Neden gitmeleri gerektiğini onlar bile bilmiyorlardı.They didn't even know why they were supposed to go.
Kiminle buluşmaları gerektiğini dahi bilmiyorlardı.They didn't even know who they were supposed to meet.
Onlar bile nereye gideceğini bilmiyor.They didn't even know where to go.
Onlar bile ne yapacağını bilmiyordu.They didn't even know what to do.
Onlar bile neye baktıklarını bilmiyordu.They didn't even know what they were looking at.
Ne bulduklarını bile bilmiyorlardı.They didn't even know what they had found.
Bizim orada olduğumuzu onlar bile bilmiyordu.They didn't even know we were there.
Onlar bile kendi isimlerini nasıl yazacaklarını bilmiyorlardı.They didn't even know how to write their own names.
Ben bu cümleye nasıl devam edileceğini bilmiyorum.I don't know how to continue this sentence.
Burada ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what happens here.
O zaman onu bilmiyordum.I didn't know it at the time.
Onu o zaman bilmiyordum.I didn't know that at the time.
Tom ahşabın ne için kullanılacağını bilmiyordu.Tom didn't know what the wood was going to be used for.
Tom yapılması gerekenleri nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain what needs to be done.
Sanki ben bilmiyordum!As if I didn't know that!
Sanki bunu bilmiyormuşum gibi!As if I didn't know that!
Yarın ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do tomorrow.
Onun niyetlerinin ne olduğunu bilmiyorum.I don’t know what her intentions are.
Tom bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between a diamond and an emerald.
Seninle ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what I'm going to do with you.
Onunla ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what I'm going to do with her.