Tom Mary'nin orada olacağını bilmiyordu.Tom didn't know Mary would be there.
Tom Mary'nin o kadar komik olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary was so funny.
Tom Mary'nin çok akıcı şekilde Fransızca konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary spoke French so fluently.
Tom Mary'nin bir erkek kardeşi olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary had a brother.
Tom Mary'nin o kadar iyi şarkı söyleyebildiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary could sing so well.
Tom Mary'nin umursadığını bilmiyordu.Tom didn't know Mary cared.
Tom onun 2.30'dan sonra zaten hazır olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know it was already after 2:30.
Tom Mary'ye nasıl teşekkür edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to thank Mary.
Tom Mary'ye nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to respond to Mary.
Tom nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to reply.
Tom nasıl nota okuyacağını bilmiyordu.Tom didn't know how to read music.
Tom nota okumayı bilmiyordu.Tom didn't know how to read music.
Tom nasıl tepki vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to react.
Tom ondan ne bekleyeceğini tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what was expected of him.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what it was that Mary wanted him to do.
Tom ne olduğu hakkında bir şey bilmiyordu.Tom didn't know anything about what was happening.
Tom Mary'nin kim olduğunu bile bilmiyordu.Tom didn't even know who Mary was.
Tom nereden başlayacağını bile bilmiyordu.Tom didn't even know where to start.
Tom Mary'nin bir doktor olduğunu bile bilmiyordu.Tom didn't even know that Mary was a doctor.
Tom Mary'nin gittiğini bile bilmiyordu.Tom didn't even know Mary had left.
Tom kendi adını nasıl yazacağını bile bilmiyordu.Tom didn't even know how to write his own name.
Tom Mary'ye kelimenin ne anlama geldiğini sordu, fakat o da bilmiyordu.Tom asked Mary what the word meant, but she didn't know either.
Sorun Tom'un nasıl Fransızca konuşacağını bilmiyor olmasıdır.The problem is that Tom doesn't know how to speak French.
Tom'un Mary'yi ne kadar sevdiğini hiç kimse bilmiyordu.No one knew how much Tom loved Mary.
Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum.I don't know what this means.
Onu başka nasıl koyacağımı bilmiyorum.I don't know how else to put it.
Latin dilini bilmiyorum.I don't know the Latin language.
Şimdi ne yapacağımızı bilmiyoruz.Now we don't know what to do.
Onun gerçek adını bilmiyorum.I don't know his real name.
Bir kız kardeşin olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a sister.
Bir erkek kardeşin olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a brother.
" Resimdeki adam kim?" "Onun kim olduğunu bilmiyorum.""Who is the guy in the picture?" "I don't know who he is."
Seni dün kimin aradığını bilmiyorum.I don't know who called you yesterday.
Onu kimin öldürdüğünü henüz bilmiyoruz.We don't know who killed him yet.
"Nasıl kaza oldu?" "Kimse bilmiyor.""How did the accident happen?" "Nobody knows."
Sınavın ne zaman olduğunu bilmiyorum. Yarın olabilir.I don't know when the exam is. It may be tomorrow.
Tom, Boston hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom knows nothing about Boston.
Oreida'nın iki oğlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Oreida has two sons.
Dinle, o ne dediğini bilmiyor.Listen, he doesn't know what he says.
Hangi anahtarı kullanacağımı bilmiyorum.I don't know which key to use.
Onun ne söylemeye çalıştığını bilmiyorum.I don't know what he's trying to say.
Onun ne demeye çalıştığını bilmiyorum.I don't know what she's trying to say.
O benimki. Onunkinin nerede olduğunu bilmiyorum.That is mine. I don't know where his is.
Bu benimki. Onunkinin nerede olduğunu bilmiyorum.That is mine. I don't know where hers is.
Neden öksürdüğümü bilmiyorum.I don't know why I have a cough.
O şu anda beninmle konuşmak istemiyor ve neden bilmiyorum.He doesn't want to talk to me now, and I don't know why.
O şimdi benimle konuşmak istemiyor ve sebebini bilmiyorum.She doesn't want to talk to me now, and I don't know why.
Ben kadınlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about women.
Ben çok şey bilmeyebilirim ama Tom ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.I may not know a lot, but I do know that Tom doesn't know what he's talking about.
Bu "görsel belleğin" ne hakkında olduğunu bilmiyorum.I don't know what is that "visual memory" about.
Birinin beni izliyor olduğunu bilmiyordum.I didn't know that someone was watching me.
Neden ağlıyor bilmiyorum.I don't know why he's crying.
Onun neden ağladığını bilmiyorum.I don't know why he's crying.
Daha önce burada hiç yemediğim için ne önereceğimi bilmiyorum.Since I've never eaten here before, I don't know what to recommend.
Onu nasıl yapacağımı bilmiyordum fakat denemek için istekliydim.I didn't know how to do it, but I was willing to give it a try.
Bu gece ne yapacağımı bilmiyorum!I don't know what to do tonight!
Bu akşam ne yapacağımı bilmiyorum!I don't know what to do this evening!
Ben Quenya bilmiyorum.I don't speak Quenya.
Biz bunu bilmiyoruz.We don't know it.
Onun nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where it is.