Tom onun ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what he'll do.
Tom onun ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what he should do.
Tom onun Mary'i çok kızdırmak için ne yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know what he did to make Mary so angry.
Tom Mary'ye neyin uyduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what got into Mary.
Tom başka ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what else to do.
Tom onun nerede doğduğunu bilmiyor.Tom doesn't know where he was born.
Tom onun yarısını bilmiyor.Tom doesn't know the half of it.
Tom balıkçılık ile ilgili ilk şeyi bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about fishing.
Tom detayları bilmiyor.Tom doesn't know the details.
Tom çömlekçilik hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about pottery.
Tom müzik hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about music.
Tom komşuları hakkında çok şey bilmiyorTom doesn't know much about his neighbors.
Tom Mary'i çok iyi bilmiyor.Tom doesn't know Mary very well.
Tom Mary'nin onu sevip sevmediğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary likes him.
Tom Mary'nin ölü mü ya da diri mi olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know if Mary is dead or alive.
Tom onun gelip gelmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if he will come or not.
Tom burada olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know I'm here.
Tom İngilizcede söylemek istediğini nasıl söylediğini bilmiyor.Tom doesn't know how to say what he wants to say in English.
Tom ipucunu nasıl alacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to take a hint.
Tom nasıl kayak yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to ski.
Tom nasıl hareketsiz oturacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to sit still.
Tom duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to express his feelings.
Tom onu nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain it.
Tom nasıl dans edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to dance.
Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to be quiet.
Tom onun nasıl olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know how it happened.
Tom kendi gücünü bilmiyor.Tom doesn't know his own strength.
Tom onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how that happened.
Tom durum hakkında herhangi bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about the situation.
Tom çocukları yetiştirme hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about raising children.
Tom bu konuda hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about it.
Tom Avustralya hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Australia.
Tom yatırım hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about investing.
Tom balıkçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about fishing.
Tom aşçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about cooking.
Tom ne hakkında konuştuğunu bile bilmiyor.Tom doesn't even know what you are talking about.
Ne hakkında konuştuğunuzu Tom bile bilmiyor.Tom doesn't even know what you are talking about.
Tom varlığımı bile bilmiyor.Tom doesn't even know I exist.
Tom klasik müzik hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about classical music.
Tom Mary'nin ne demek istediğini tamamen bilmiyordu.Tom didn't quite know what Mary meant.
Tom kime inanacağını bilmiyordu.Tom didn't know who to believe.
Tom ilk bakışta Mary'nin kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was at first.
Tom ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what was happening.
Tom neler olduğunu bilmiyor muydu?Tom didn't know what was going on.
Tom'un neyden hoşlanacağını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary would like.
Tom Mary'nin ne demek istediğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary meant.
Tom ne yaptığını bilmiyordu.Tom didn't know what he was doing.
Tom başka ne söyleyeceğini bilmiyordu.Tom didn't know what else to say.
Tom başka ne yapacağını bilmiyordu.Tom didn't know what else to do.
Tom silahın dolu olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know the gun was loaded.
Tom son teslim tarihinin bugün olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know the deadline was today.
Tom köprünün kapalı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that the bridge was closed.
Tom, Mary'nin evinin John'unkine çok yakın olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary's house was so close to John's.
Tom Mary'nin klasik müzikle ilgilendiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was interested in classical music.
Tom Mary'nin bir lise öğrencisi olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was a high school student.
Tom Mary'nin Fransızca anladığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary understood French.
Tom Mary'nin yemek pişirmeyi sevdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary liked to cook.
Tom Mary'nin zaten ekmek aldığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had already bought bread.
Tom Mary'nin söylediği her şeye inanmaması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know that he shouldn't believe everything Mary said.
Tom gizli bir hayranı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that he had a secret admirer.