Hiçbiri bilmeyecektir.No one will know.
Kimse bilmeyecek.No one will know.
Her neyse, asla bilmeyeceksin.Anyway, you'll never know.
Kendisi bunu bilmeyecek kadar akıllıdır.He is too wise not to know that.
Hiç kimse bilmeyecek.Nobody will know.
Onlar burada olduğumuzu hiç bilmeyecekler.They'll never know we're here.
Gelecek nesil ırkçılığı asla bilmeyecek.The next generation will never know racism.
O bilmeyecek.She won't know.
Kimse burada olduğumu bilmeyecek.No one will know I'm here.
Tom asla bilmeyecek.Tom will never know.
Hiç kimse asla bilmeyecek.Nobody'll ever know.
Onlar bilmeyecekler.They won't know.
Asla bilmeyeceksin.You'll never know.
Tom sebebini bilmeyecek.Tom won't know why.
Onlar orada olduğumuzu bilmeyecek.They won't know we're there.
Tom onu kime vereceğini bilmeyecek.Tom won't know who to give it to.
Tom seni nerede bulacağını bilmeyecek.Tom won't know where to find you.
Burada olduğumuzu Tom bile bilmeyecek.Tom won't even know we were here.
Burada olduğumu sen bile bilmeyeceksin.You won't even know I'm there.
Tom onu nasıl yapacağını bilmeyecek.Tom won't know how to do that.
Tom onu nasıl kullanacağını bilmeyecek.Tom won't know how to use it.
Tom ona neyin çarptığını bilmeyecek.Tom won't know what hit him.
Tom ne yapacağını bilmeyecek.Tom won't know what to do.
Deneyinceye kadar asla bilmeyeceksin.You'll never know until you try.
Tom bana söyleyenin sen olduğunu asla bilmeyecek.Tom will never know it was you who told me.
Tom bilmeyecek.Tom won't know.
Denemezsen onu yapabilip yapamayacağını asla bilmeyeceksin.You'll never know whether you can do it or not if you don't try.
Tom nedenini bilmeyecek.Tom isn't going to know why.
Hiç kimse giysilerini nereden aldığını bilmeyecek.Nobody is going to know where you purchased your clothes.
"Hiç kimse giysilerini nereden satın aldığını bilmeyecek." "Hayır, bilecekler!""Nobody is going to know where you bought your clothes." "No, they will!"
Orada olduğumu Tom bile bilmeyecek.Tom won't even know I'm there.
Tom, sonuna kadar senin ne yaptığını bile bilmeyecek.Tom won't even know what you did until it's over.
Tom o konuyu bilmeyecek.Tom isn't going to know about it.
Tom farkı bilmeyecekTom won't know the difference.
Deneyinceye kadar onu yapabilip yapamayacağını asla bilmeyeceksin.You'll never know whether or not you can do it until you try.
Tom muhtemelen ne yaptığını bilmeyecek.It's unlikely Tom will know what to do.
Kendisine söylemediğin sürece ona aşık olduğunu bilmeyecek.She won't know that you love her unless you tell her.
Tom burada olduğumu bilmeyecek.Tom won't know I'm here.
Sen gerçeği asla bilmeyeceksin.You'll never know the truth.
Onlar asla bilmeyecek.They'll never know.
Tom büyük olasılıkla o şarkıyı bilmeyecek.Tom isn't very likely to know that song.
Tom onun hakkında bir şey bilmeyecek.Tom won't know anything about that.
Tom bunun hakkında bilmeyecek.Tom won't know about it.
Sami asla gerçeği bilmeyecek.Sami is never gonna know the truth.
Tom ne olduğunu asla bilmeyecek.Tom will never know what happened.
Tom muhtemelen Mary'nin nerede yaşadığını bilmeyecek.Tom isn't likely to know where Mary lives.
Tom muhtemelen hiç bilmeyecek.Tom will probably never know.
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."When there is (the knowledge of) the oneness of Atman, these notions certainly do not exist.
Böylece yaşlı adam hangi gün öleceğini bilmeyecek ama bir hafta içinde ölmüş olacaktır.He does not know how he will be killed, but knows that it will happen within days.
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.You don’t know what hard times are, daddy.
Değil mi? Kimse Pakistan'da olduğunuzu bilmeyecektir.Nobody knows you're in Pakistan.
Ve önemli olan, hiçbirini sevmeseniz de, onlar bunu asla ve asla bilmeyecekler.It's the relationships.
Hasataların seni ilk isminle çağıracak ve senin doktora yaptığını bile bilmeyecekler.Your patients will call you by your first name, and they won't even know you have a Ph.D.
Grafiklerin muhteşem olmadığı ve sizi gerçekten sarmadığı bir dünyayı hiçbir zaman bilmeyecek.She's never going to know a world where the graphics just aren't stunning and really immersive.
Asla bilmeyecek.Because he can't hear me.
Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.We shall punish those who deny Our revelations slowly in a way that they will not know.
Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.We shall lead them step by step to (ruin) in a way they will not know.
Yine de bilmeyecek mi? Kabirlerde olanların 'deşilip dışa atıldığı,'Does he not know when the contents of the graves are laid bare
Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake götüreceğiz.We shall punish those who deny Our revelations slowly in a way that they will not know.
Yine de bilmeyecek mi?So does he not know?