Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmeye ile cümle

bilmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hiçbiri bilmeyecektir.No one will know.
Kimse bilmeyecek.No one will know.
Bitmek bilmeyen yakınmalarından bıktım.I'm tired of your everlasting grumbles.
Meg Japonya hakkında her şeyi bilmeye meraklı.Meg is curious to know everything about Japan.
Onu bilmeyen az erkek var.There are few men who don't know that.
Her neyse, asla bilmeyeceksin.Anyway, you'll never know.
Çocuğum her şeyi bilmeye meraklı.My child is curious to know everything.
Azın kıymetini bilmeyen çoğu bulamaz.Take care of the pence and the pounds will take care of themselves.
Artık İncil'i bilmeyen insanlarla tanışmak oldukça yaygın.It is quite common now to meet with young people who do not know the Bible.
Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.Each taxpayer has the right to know where his money goes.
Kendisi bunu bilmeyecek kadar akıllıdır.He is too wise not to know that.
Onlar onu bilmeyebilirler.They may not know about it.
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.Those who do not know the sadness of love may not speak of it.
Hiç kimse bilmeyecek.Nobody will know.
Bir beyefendi nasıl banço çalacağını bilen ve bilmeyen biridir.A gentleman is someone who knows how to play the banjo and doesn't.
Tom cevabı bilmeyebilir.Tom might not know the answer.
Lola'yı hiç bilmeyen sen, nasıl aşktan konuşmaya cüret ediyorsun?How dare you speak of love, you who never knew Lola?
Ben çok şey bilmeyebilirim ama Tom ne hakkında konuştuğunu bilmiyor.I may not know a lot, but I do know that Tom doesn't know what he's talking about.
Asla bilmeyeceğiz.We'll never know.
Nasıl sessiz kalacağını bilmeyen biri nasıl konuşacağını da bilmez.He who does not know how to remain silent, does not know how to speak either.
Sen bile ne zaman vazgeçeceğini bilmeyen bir adamsın.Even you are a guy who doesn't know when to give up.
Onun nasıl hissettiğini asla bilmeyeceğiz.We will never know how he's feeling.
Onlar burada olduğumuzu hiç bilmeyecekler.They'll never know we're here.
Gelecek nesil ırkçılığı asla bilmeyecek.The next generation will never know racism.
Hâlâ okuma bilmeyen insanlar var.There are still people who don't know how to read.
Hâlâ nasıl okunacağını bilmeyen insanlar var.There are still people who don't know how to read.
O bilmeyecek.She won't know.
Cevapları bilmeyeceğimi düşündüm.I thought I wouldn't know the answers.
Eğer onunla gitmezsem, onun tehlikeli olup olmadığını asla bilmeyeceğimi düşündüm.I thought if I don’t go with him I’ll never know if he's dangerous or not.
Kimse burada olduğumu bilmeyecek.No one will know I'm here.
Tom asla bilmeyecek.Tom will never know.
Hiç kimse asla bilmeyecek.Nobody'll ever know.
Onlar bilmeyecekler.They won't know.
Asla bilmeyeceksin.You'll never know.
Tom sebebini bilmeyecek.Tom won't know why.
Onlar orada olduğumuzu bilmeyecek.They won't know we're there.
Tom'un cevabı bilmeyeceğini düşündüm.I figured Tom wouldn't know the answer.
Bilmeye hakkım var.I have a right to know.
Benim sadece Tom'un kim olduğunu bilmeye ihtiyacım var.I just need to know who Tom is.
Onun bana yalan söyleme nedenini asla bilmeyeceğim.I will never know the reason why he lied to me.
Birkaç şey bilmeye ihtiyacım var.I need to know some things.
O, bilmeyen tek kişidir.She's the only one who doesn't know.
Ben bilmeyen tek kişiydim.I was the only one who didn't know.
Tom'un hapishanede olduğunu bilmeyen tek kişi bendim.I was the only one who didn't know Tom had been in prison.
Bunu nasıl yapacağını bilmeyen tek ben değilim.I'm not the only one who doesn't know how to do this.
Tom'un bavulunda ne olduğunu bilmeye can atıyorum.I'm dying to know what's in Tom's suitcase.
Ben senin cevabı bilmeyeceğini düşündüm.I thought you wouldn't know the answer.
Tom buraya gelinceye kadar onu bilmeyeceğim.I won't know that until Tom gets here.
Tom'dan duyuncaya kadar bilmeyeceğim.I won't know until I hear from Tom.
Tom onu kime vereceğini bilmeyecek.Tom won't know who to give it to.
Tom seni nerede bulacağını bilmeyecek.Tom won't know where to find you.
Burada olduğumuzu Tom bile bilmeyecek.Tom won't even know we were here.
Burada olduğumu sen bile bilmeyeceksin.You won't even know I'm there.
Tom onu nasıl yapacağını bilmeyecek.Tom won't know how to do that.
Tom onu nasıl kullanacağını bilmeyecek.Tom won't know how to use it.
Tom ona neyin çarptığını bilmeyecek.Tom won't know what hit him.
Deneyinceye kadar bilmeyeceğiz.We won't know until we try.
Tom ne yapacağını bilmeyecek.Tom won't know what to do.
Her şeyi bilmiyorum, asla her şeyi bilmedim ve asla her şeyi bilmeyeceğim.I don't know everything, I never knew everything, and I'll never know everything.
Tom'a gerçekten ne olduğunu asla bilmeyeceğiz.We'll never know what really happened to Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod