Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.Dokud však nebyl prohlášen vinným, je pokládán za nevinného.
Bunu Kim'e anlatır ancak bunu başka birinin bilmesine olanak olmadığını düşünür.Hun advarer ham mot å si det til de andre fordi ingen vil tro på ham.
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.やつは有罪と言ったら有罪なんだ。
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."El este singura creatura care cauzeaza durere pentru amuzament, constientizand ceea ce face.
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Er ist das einzige Wesen, das für den Sport Schmerzen zufügt - und weiß, dass es Schmerzen sind."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Han är den enda varelsen som tillfogar smärta som nöje, medveten om smärtan".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Õ az egyetlen teremtmény, amelyik sport címén fájdalmat okoz, tudva, hogy az fájdalom."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir." RODEOÈ l'unica creatura che infligge sofferenza per sport ed è consapevole di questa sofferenza".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Είναι το μόνο πλάσμα που προκαλεί πόνο για διασκέδαση, γνωρίζοντας ότι προκαλεί πόνο." ροντέο
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."הוא היצור היחיד שמסב כאב ."בתור ספורט, כאשר הוא יודע שזהו כאב
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Dia satu-satunya makhluk yang Menimbulkan sakit untuk olahraga, tahu hal itu terjadi rasa sakit ".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."El este singura creatura care cauzeaza durere pentru amuzament, constientizand ceea ce face.
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Er ist das einzige Wesen, das für den Sport Schmerzen zufügt - und weiß, dass es Schmerzen sind."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Es la única criatura que causa dolor por deporte, consciente de lo que hace."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Han är den enda varelsen som tillfogar smärta som nöje, medveten om smärtan".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Je edino bitje, ki zadaja bolečino za zabavo, zavedajoč se da povzroča bolečino."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Jest jedyną istotą sprawiającą ból dla zabawy, wiedząc, że to będzie ból"
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Je to jediná bytost, která způsobuje bolest ve jménu sportu a přitom ví, že to bolí."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Õ az egyetlen teremtmény, amelyik sport címén fájdalmat okoz, tudva, hogy az fájdalom."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır." RODEOÈ l'unica creatura che infligge sofferenza per sport ed è consapevole di questa sofferenza".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır." RODEOHän on ainoa olento, joka tuottaa kipua huvikseen, tietäen sen olevan kipua." rodeot
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Он - единственное существо, которое причиняет боль для спорта, зная, что это болью".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."הוא היצור היחיד שמסב כאב בתור ספורט, כאשר הוא יודע שזהו כאב."
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırAlcune cose dobbiamo insegnarle al cane in maniera più forte:
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırAlso, [bei] einigen Dingen müssen wir dem Hund beibringen:
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırAsí que hay cosas el perro debe aprender.
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırBizonyos dolgokat meg kell tanítanunk a kutyának,
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırDeci, trebuie să-i spunem unele lucruri câinelui:
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırIl faut donc que le chien sache,
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardır그러니까 개에게 알려줘야 하는 거지요.
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırPortanto, há coisas que o cão tem que saber.
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırSommige dingen moeten we de hond dus laten weten:
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırWięc czasem musimy psu przekazać:
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırΕπομένως πρέπει να ενημερώσουμε το σκύλο για ορισμένα πράγματα,
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırТака че за някои неща трябва да кажем на кучето
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırТак что некоторые вещи, мы должны дать знать собаке,
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırכך שיש דברים שאנחנו חייבים שהכלב ידע
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardırلذا هناك بعض الأشياء يجب أن نجعل الكلب يعلمها،
Bu yüzden köpeklerin bilmesine izin verdiğiniz bazı şeyler vardır非強制的に
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı내가 있는걸 구타 붉은 광장은 조용 했어요
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldıNaj živi Ljudsko republiko Kitajsko
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıTudod, én vagyok verések piros négyzet csendes volt csak néhány kár fülkék és buszok mozgatni
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВи знаєте, я в побиття червоного квадрата було тихо лише кілька кабін жалю і автобуси переміщати
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı Sadece birkaç üzücü kabinler ve otobüsler dolaştıВы знаете, я в избиения красного квадрата было тихо лишь несколько кабин жалости и автобусы перемещать
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldıSie weiß, ich bin in Prügel rotes Quadrat war ruhig
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldıVain muutama sääli ohjaamot ja bussit
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldıאתה יודע אני מכות הכיכר האדומה היה שקט
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldıكنت أعرف انني في وكان الضرب مربع أحمر هادئ
Eğer ben olduğumu bilmesine dayak kırmızı kare sessiz kaldı殴打赤い四角は静かだった わずか哀れみのタクシーやバス