Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmesi ile cümle

bilmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Para que o Parley saiba o significado gramatical de um tipo de palavra.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Parley に品詞の文法的な意味を教えます。
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Per far sapere a Parley il significato grammaticale di un tipo di parola.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Pour permettre à Parley de connaître le sens grammatical d'un type de mot.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Pozwala programowi Parley znać znaczenie gramatyczne typu słowa.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Til at fortælle Parley om en ordtypes grammatiske betydning.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Umožnit programu Parley poznat mluvnický význam slovního druhu.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Για να μπορεί το Parley να γνωρίζει τη γραμματική σημασία ενός τύπου λέξεων.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.Дайте Parley знати граматичне значення частини мови.
Sana haksızlık yaptık. Wilmot daha iyi bilmesi gerekirdi.난 당신에게 불의를 완료했습니다. 나는 Wilmot 더 잘 알았어야.
Sana haksızlık yaptık. Wilmot daha iyi bilmesi gerekirdi.وقد فعلت لك الظلم. لقد عرفت أن أفضل ويلموت.
Sana haksızlık yaptık. Wilmot daha iyi bilmesi gerekirdi.私は彼の純粋な、微細な精神でより多くの信仰を持っているはずです。"
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale keď ty dávaš almužnu, nech nevie tvoja ľavica, čo robí tvoja pravica,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale ty gdy czynisz jałmużnę, niechaj nie wie lewica twoja, co czyni prawica twoja.
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale ty když dáváš almužnu, tak čiň, ať neví levice tvá, co činí pravice tvá,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ci tu, cînd faci milostenie, să nu ştie stînga ta ce face dreapta,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.너는 구제할 때에 오른손의 하는 것을 왼손이 모르게 하여
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Mais quand tu fais l`aumône, que ta main gauche ne sache pas ce que fait ta droite,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Mas, quando tu deres esmola, não saiba a tua mão esquerda o que faz a direita;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Men når du gir almisse, da la ikke din venstre hånd vite hvad din høire gjør,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Men når du giver Almisse, da lad din venstre Hånd ikke vide, hvad din højre gør,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Nej, när du giver en allmosa, låt då din vänstra hand icke få veta vad den högra gör,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Pero cuando tú hagas obras de misericordia, no sepa tu izquierda lo que hace tu derecha
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Quando invece tu fai l'elemosina, non sappia la tua sinistra ciò che fa la tua destra
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Song khi ngươi bố thí, đừng cho tay tả biết tay hữu làm việc gì,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Song khi ngươi bố_thí , đừng cho tay tả biết_tay hữu làm việc_gì ,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Te pedig a mikor alamizsnát osztogatsz, ne tudja a te bal kezed, mit cselekszik a te jobb kezed;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Tetapi kalian, kalau kalian memberi sedekah, berikanlah dengan diam-diam, sehingga tidak ada yang tahu
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ti pa kadar daješ miloščino, naj ne ve levica tvoja, kaj dela desnica tvoja:
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Vaan kun sinä almua annat, älköön vasen kätesi tietäkö, mitä oikea kätesi tekee,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Wenn du aber Almosen gibst, so laß deine linke Hand nicht wissen, was die rechte tut,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Οταν δε συ καμνης ελεημοσυνην, ας μη γνωριση η αριστερα σου τι καμνει η δεξια σου,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.А когато ти правиш милостиня, нека левицата ти не узнае какво прави десницата ти;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ти ж, як подаєш милостиню, то нехай ліва рука твоя не знає, що робить права:
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.У тебя же, когда творишь милостыню, пусть левая рука твоя не знает, что делает правая,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.ואתה בעשותך צדקה אל תדע שמאלך את אשר עשה ימינך׃
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.واما انت فمتى صنعت صدقة فلا تعرف شمالك ما تفعل يمينك.
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.你 施 捨 的 時 候 、 不 要 叫 左 手 知 道 右 手 所 作 的
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.你 施捨 的 時候 、 不 要 叫 左手 知道 右手 所 作 的
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.A hneď sa im otvorily oči. A Ježiš im prísne zakázal a povedal: Hľaďte, aby sa nikto nedozvedel o tom!
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.E os olhos se lhes abriram. Jesus ordenou-lhes terminantemente, dizendo: Vede que ninguém o saiba.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.E si aprirono loro gli occhi. Quindi Gesù li ammonì dicendo: «Badate che nessuno lo sappia!»
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.És megnyilatkozának azoknak szemei; és rájok parancsola Jézus, mondván: Meglássátok, senki meg ne tudja!
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Et leurs yeux s`ouvrirent. Jésus leur fit cette recommandation sévère: Prenez garde que personne ne le sache.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.In njune oči se odpro. In Jezus jima zapreti in veli: Glejta, da nihče ne zve.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.I otevříny jsou oči jejich. Zapověděl jim pak tuze Ježíš, řka: Viztež, ať nižádný o tom nezví.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.I otworzyły się oczy ich; i przygroził im srodze Jezus, mówiąc: Patrzcież, aby nikt o tem nie wiedział.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.그 눈들이 밝아진지라 예수께서 엄히 경계하시되 삼가 아무에게도 알게 하지 말라 하셨으나
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Mắt hai người liền mở . Ðức_Chúa_Jêsus lấy_giọng nghiêm phán rằng : Hãy giữ , đừng cho ai biết chuyện nầy .
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Mắt hai người liền mở. Ðức Chúa Jêsus lấy giọng nghiêm phán rằng: Hãy giữ, đừng cho ai biết chuyện nầy.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Och deras ögon öppnades. Och Jesus tillsade dem strängeligen att se till, att ingen finge veta detta.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Og deres øine blev oplatt. Og Jesus talte strengt til dem og sa: Se til at ingen får vite det!
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Og deres Øjne bleve åbnede. Og Jesus bød dem strengt og sagde: "Ser til, lad ingen få det at vide."
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Şi li s'au deschis ochii. Isus le -a poruncit cu tot dinadinsul şi le -a zis: ,,Vedeţi, să nu ştie nimeni.``
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.Und ihre Augen wurden geöffnet. Und Jesus bedrohte sie und sprach: Seht zu, daß es niemand erfahre!
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.И открылись глаза их; и Иисус строго сказал им: смотрите, чтобы никто не узнал.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.И очите им се отвориха. А Исус им заръча строго, като каза: Внимавайте никой да не знае това.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.І відкрились їм очі. І заказав їм Ісус: Гледїть, щоб нїхто не довідавсь.
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.ותפקחנה עיניהם ויגער בם ישוע ויאמר ראו פן יודע לאיש׃
Ve adamların gözleri açıldı. İsa, ‹‹Sakın kimse bunu bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkı uyardı.فانفتحت اعينهما. فانتهرهما يسوع قائلا انظرا لا يعلم احد.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod