Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Chci, abyste věděli, že farmářské trhy se začínají objevovat ve všech komunitách.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Der er markeder inden for det her, som popper op alle vegne, i alle samfund.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Haluan teidän tietävän, että kaikkialle perustetaan viljelijöiden toreja.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Ik wil dat u weet dat er boerenmarkten in elke gemeenschap ontstaan.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Jag vill att ni ska veta att det finns bondemarknader som dyker upp i alla samhällen.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Je veux que vous sachiez qu'il y a des marchés bio qui apparaissent dans toutes les communautés.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.저는 여러분이, 각 지역 사회에 농산물 직거래 장터가 생겨나고 있다는 것을 아셨으면 해요.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Powinniście wiedzieć, że coraz więcej jest rolniczych targów oraz że ja, mój brat i siostra
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Quero que saibam que estão a aparecer mercados de produtores em todas as comunidades.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Quiero que sepan que hay mercados agrícolas en todas las comunidades, cada vez más.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Saya ingin kita tahu bahwa ada pasar-pasar petani di setiap komunitas bermunculan.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Sie sollten wissen, dass in jeder Gemeinde die Zahl der Hofläden bereits deutlich zunimmt.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn biết rằng có những nơi họp chợ của nông dân ở khắp các cộng đồng, đang hình thành.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Tudniuk kell, hogy gombaszerűen szaporodnak a termelői piacok minden környéken.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Voglio che sappiate che in ogni comunità stanno spuntando come funghi i mercati agricoli.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Vreau să ştiţi că apar pieţe ale fermierilor în fiecare comunitate.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Θέλω να ξέρετε ότι υπάρχουν αγορές τοπικών καλλιεργητών που ξεπηδούν σε κάθε γειτονιά.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Искам да знаете, че има селскостопански пазари, във всяка общност, които се появяват.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Я хочу, чтобы вы знали, что есть фермерские рынки, они появляются в каждом городке.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.Я хочу, щоб ви знали, що є фермерські ринки які з'являються в кожній громаді.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.אני רוצה שתדעו שיש שווקי איכרים שמופיעים בכל קהילה.
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.واريدكم ان تعلموا ان هنالك اسواق للمزارعين المحليين .. في كل مجتمع .. وهي تنتشر بصورة مطردة ..
Her bölgede çiftçilerin marketlerinin olduğunu, açılmaya devam ettiklerini bilmenizi istiyorum.市場が開かれるようになっています 私と私の兄弟姉妹は実際に
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.협업에서, 가장 처음에 해야 할 일은 주어진 제약을 파악하는 일입니다
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.La prima cosa da fare durante una collaborazione è conoscere i tuoi propri limiti.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.La toute première chose que vous devez faire quand vous collaborez est de connaître vos contraintes.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Najważniejsza rzecz przy współpracy to znać swoje ograniczenia.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Wenn man zusammenarbeitet, muss man sich zu allererst über die Einschränkungen klar werden.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.Самое главное и первое что вам надо знать При сотрудничестве - это знать свои ограничения.
İş birliği yaparken ihtiyacınız olan ilk şey kendi sınırlarınızı bilmenizdir.みなさんには週末の間しか開発時間がありません。 それは、半年でゲームを1本開発する私たちの仕事よりも さらにクレイジーなことです。そして、少人数のチームで、 ゲーム開発をしたことがない人とチームを組むかもしれない。
İşte Vietnam mutfağının bilmeniz gereken en tuhaf yiyeceklerinde ilk 5 listem!Apresentamos a lista dos cinco pratos mais estranhos da cozinha vietnamita que você precisa conhecer.
İşte Vietnam mutfağının bilmeniz gereken en tuhaf yiyeceklerinde ilk 5 listem!Aquí está la lista de los cinco alimentos más extraños en la cocina vietnamita que debes conocer.
İşte virüs ile ilgili bilmeniz gerekenler…Aquí encontrarás lo que necesitas saber sobre el virus.
İşte virüs ile ilgili bilmeniz gerekenler…Voici ce que vous devez savoir sur le virus...
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Fraţilor, nu vreau să nu ştiţi că părinţii noştri toţi au fost supt nor, toţi au trecut prin mare,
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.형제들아 너희가 알지 못하기를 내가 원치 아니하노니 우리 조상들이 다 구름 아래 있고 바다 가운데로 지나며
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Lebo nechcem, aby ste nevedeli, bratia, že všetci naši otcovia boli pod oblakom a všetci prešli cez more
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Nechciť pak, abyste nevěděli, bratří, že otcové naši všickni pod oblakem byli, a všickni moře přešli,
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Nočem namreč, bratje, da bi ne vedeli, da so bili naši očetje vsi pod oblakom in da so prešli vsi skozi morje,
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Ty jag vill säga eder detta, mina bröder: Våra fäder voro alla under molnskyn och gingo alla genom havet;
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Vả, hỡi anh em, tôi chẳng muốn cho anh em không biết tổ phụ chúng ta đều đã ở dưới đám mây, đi ngang qua biển,
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Не хочу ж, браттє, щоб ви не знали, що отці наші всі під хмарою були, і всі через море переходили;
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Не хочу оставить вас, братия, в неведении, что отцы наши все были под облаком, и все прошли сквозь море;
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.Нито да изпитваме Господа, както някои от тях Го изпитваха, и погинаха от змиите.
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.ולא אכחד מכם אחי אשר אבותינו היו כלם תחת הענן וכלם עברו בתוך הים׃
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.فاني لست اريد ايها الاخوة ان تجهلوا ان آباءنا جميعهم كانوا تحت السحابة وجميعهم اجتازوا في البحر
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.弟 兄 們 、 我 不 願 意 你 們 不 曉 得 、 我 們 的 祖 宗 從 前 都 在 雲 下 、 都 從 海 中 經 過
Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu ve hepsinin denizden geçtiğini bilmenizi istiyorum.弟兄們 、 我 不 願意 你 們不曉得 、 我們 的 祖宗 從前 都 在 雲下 、 都 從 海中 經過
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Ale vám oznamujem, bratia, že evanjelium, ktoré som ja zvestoval, nie je podľa človeka;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.A oznajmuję wam bracia! iż Ewangielija, która jest opowiadana ode mnie, nie jest według człowieka.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Fraţilor, vă mărturisesc că Evanghelia propovăduită de mine, nu este de obîrşie omenească;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Hỡi anh em, tôi nói cho anh em rằng, Tin Lành mà tôi đã truyền, chẳng phải đến từ loài người đâu;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Hỡi anh_em , tôi nói cho anh_em rằng , Tin_Lành mà tôi đã truyền , chẳng phải đến từ loài_người đâu ;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Ich tue euch aber kund, liebe Brüder, daß das Evangelium, das von mir gepredigt ist, nicht menschlich ist.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Jeg kunngjør eder, brødre, at det evangelium som er blitt forkynt av mig, ikke er menneske-verk;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Je vous déclare, frères, que l`Évangile qui a été annoncé par moi n`est pas de l`homme;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Kajti na znanje vam dajem, bratje, da evangelij, ki sem ga jaz oznanil, ni po človeku;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.형제들아 내가 너희에게 알게 하노니 내가 전한 복음이 사람의 뜻을 따라 된 것이 아니라
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Mas faço-vos saber, irmãos, que o evangelho que por mim foi anunciado não é segundo os homens;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Men jeg kundgør eder, Brødre! at det Evangelium, som er forkyndt af mig, er ikke Menneskeværk;