Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?A nevím, co se děje potom, ale, no... Dokážeme to násobit?
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?E eu não sei o que acontece a partir daí, mas permitam-me que - bem, pode se multiplica?
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?En ik weet niet wat er daarna gebeurt, maar kunnen we vermenigvuldigen?
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?I nie wiem co się teraz stanie, ale pozwólcie --cóż, możemy pomnożyć?
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?Y no sé lo que ocurre a partir de ahí, pero me dejó - así, podemos multiplicar?
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?ولا اعلم ماذا يحدث من هنا، لكن دعوني --حسناً هل بامكاننا ان نضرب؟
Bundan sonra ne olur bilmem-- çarpmaya devam edebilir miyiz?ここを掛けられるでしょうか? 行列掛け算の定義、あるいはドット積によって、
Bunlar bilmemiz için, merhaba, biz buradayız ve sizinle görüşmek isterdik.- qui, alors que nous parlons, est en train de voir le jour - sera mis en place.
Bunlar bilmemiz için, merhaba, biz buradayız ve sizinle görüşmek isterdik.Žx‰‡"Ì"½"ß"É A "±"± A'n‹..."É"¢"é A"ÆŒ¾"¤ˆÓ-¡"Å"· B
Bunlar bilmemiz için, merhaba, biz buradayız ve sizinle görüşmek isterdik.И это передает нам послание: привет, мы здесь, и мы бы хотели встретиться с вами.
Bunlar bilmemiz için, merhaba, biz buradayız ve sizinle görüşmek isterdik..שהם מעלים ,וזאת כדי שנגע
Bunu bilmem gerekiyor,Du musst wissen, dass der Wille, die Ausdauer und der Verdienst
Bunu bilmem gerekiyor,Ismerned kell a szándékot.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Bạn phải hiểu, ước muốn... ...kiên trì và thành quả... ...luôn đi cùng nhau.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.ll faut savoir que la volonté, la persistance et le mérite marchent main dans la main.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Musíš vědět, že vůle, vytrvalost a zásluhy jdou ruku v ruce.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Musisz wiedzieć, że wola, wytrwałość i zasługi przechodzą z rąk do rąk.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Πρέπει να ξέρετε ότι η θέληση, η επιμονή και οι αξίες, πηγαίνουν χέρι-χέρι.
Bunu bilmem gerekiyor, Sebat ve liyakat el ele gider.Ты должно быть знаешь, что настойчивость и заслуга идут рука об руку.
Bunu bilmem gerekiyor,Tu devi sapere che la volontà,
Bunu bulmak için, 1 radyanın kaç dereceye eşit olduğunu bilmemiz gerekir.Abychom to zjistili, musíme nejprve určit, kolik stupňů je jeden radián.
Bunu bulmak için, 1 radyanın kaç dereceye eşit olduğunu bilmemiz gerekir.우리가 알아야하는 라디안 당 각도를 알아내기 위해선
Bunu bulmak için, 1 radyanın kaç dereceye eşit olduğunu bilmemiz gerekir.За да разберем това, трябва да знаем, колко градуса са един радиан.
Bunu gerçekten daha önceden bilmem gerekirdi.OK, でもこの方法のポイントは「2桁の」かけ算問題を
Bunu gerçekten daha önceden bilmem gerekirdi.Wau! Minun olisi pitänyt todellakin tietää tuo.
Bunu gerçekten daha önceden bilmem gerekirdi.Wow! I naprawdę powinnam była to wiedzieć.
Bunu hesaplamak için elektrik alanının büyüklüğünü bilmemiz gerekir ki onu da henüz belirtmemişim.제가 여러분에게 아직 알려주지 않은 전기장의 정체에 대해서 알아야 하므로 (사실 아직 알려주지 않았다는 사실은 지금 알았습니다)
Bunu hesaplamak için elektrik alanının büyüklüğünü bilmemiz gerekir ki onu da henüz belirtmemişim.Musíme ještě znát intenzitu elektrického pole, kterou jsem ještě neurčil.
Bunu hesaplamak için elektrik alanının büyüklüğünü bilmemiz gerekir ki onu da henüz belirtmemişim.Всъщност, първо трябва да знаем какво е електрическо нещо, което не съм ви казал, току що се сетих.
Bunu hesaplamak için elektrik alanının büyüklüğünü bilmemiz gerekir ki onu da henüz belirtmemişim.עלינו לדעת מה ערכו של השדה החשמלי, אך טרם ציינתי זאת.
Bunun faydası ise, benzer üçgenlerde karşılıklı kenarların sabit bir oranda olduğunu bilmemizdir.닮음인 삼각형들 사이에는 대응변의 비가 항상 일정합니다
Bunun kaç pound ettiğini düşünelim. ve bunu yapabilmek için ton başına 2000 pound düştüğünü bilmemiz gerkiyor.몇 파운드인지 알아봅시다 바꾸기 위해서, 1톤에 2,000파운드란 것을 알아야 합니다
Bunun kaç pound ettiğini düşünelim. ve bunu yapabilmek için ton başına 2000 pound düştüğünü bilmemiz gerkiyor.Dobbiamo sapere a quante libbre corrisponde. Sappiamo che ci sono 2ˈ000 libbre in 1 tonnellata.
Bunun kaç pound ettiğini düşünelim. ve bunu yapabilmek için ton başına 2000 pound düştüğünü bilmemiz gerkiyor.Lad os nu finde ud af, hvor mange pund det er. Vi ved, at der går 2000 pund på et ton.
Bunun kaç pound ettiğini düşünelim. ve bunu yapabilmek için ton başına 2000 pound düştüğünü bilmemiz gerkiyor.دعونا نفكر في عدد الباوندات لدينا ولكي نفعل ذلك، علينا ان نعرف انه يوجد 2,000 باوند لكل طن
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Dat is omdat hij niet wist dat zijn zoon het wilde horen.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Det är för han inte visste att sonen behövde höra det.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Det er fordi han ikke vidste, at hans søn havde brug for at høre det.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.És ez azért van, mert fogalma sem volt, hogy a fiának arra van szüksége, hogy hallja.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Ini karena beliau tidak tahu kalau anaknya perlu mendengar ini.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Ker ni vedel, da hoče sin to slišati.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.그건 부친이 아들이 그 말을 듣기를 필요했다는 걸 몰랐기 때문이죠.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.La razón es que él no sabía que su hijo necesitaba oirlo.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Là vì người bố không biết rằng cậu con trai cần phải nghe điều đó.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Neřekl mu to, protože nevěděl, že to syn potřebuje slyšet.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Non sapeva che il figlio avesse bisogno di sentirlo.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Nu știa că fiul avea nevoie să audă asta.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Otec nevedel, že jeho syn to potreboval počuť.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Parce qu'il ne savait pas que son fils avait besoin de l'entendre.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Ponieważ nie wiedział, że syn pragnie to usłyszeć.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Und zwar weil er nie wusste, dass sein Sohn es einmal hören müsste.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Κι αυτό γιατί δεν γνώριζε ότι ο γιος του είχε ανάγκη να το ακούσει.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Това е защото той не е знаел, че синът му е имал нужда да го чуе.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Тому що він не знав, що син потребує це чути.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.Это потому что он не знал, что его сыну нужно услышать это.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.כי הוא לא ידע שבנו היה זקוק לשמוע את זה.
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.لأنه لم يكن يعلم بأن ابنه أراد أن يسمعها منه
Bunun sebebi oğlunun bunu duymaya ihtiyacı olduğunu bilmemesidir.そこで私の疑問は「なぜ我々は重要なことについて尋ね合わないのか?」
Bunu onlara diyebilmek için önce kendim bilmem lazım ne yapmak istediğimi.Aber ich muss etwas können, um sowas sagen zu können.
Bunu onlara diyebilmek için önce kendim bilmem lazım ne yapmak istediğimi.Aku harus tahu bagaimana cara agar aku dapat memberi tahu mereka.