Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmem ile cümle

bilmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...و يعتقد أنها كانت شقيقته.
Fakat Hulusi Bey, Kemal ile Simge'nin arasında ilişki olduğunu bilmemektedir.وأعربت عن أسفها أن موت الكونت لم يفرق بين رودريج وشيمان.
Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler.لا يعرف بالضبط عدد أطفالهم أو ما حدث لهم جميعا.
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.Ele questiona o significado das nossas ações, seja o que for.
Danny'in hayalet çocuk olduğunu bilmemektedir.O que eles não sabem é que o rapaz é um psicopata assassino.
Fransızca bilmemesine rağmen baş rolü aldı.Apesar de conhecimento precário em francês foi admitido.
Siz bilmemezsiniz." dermiş.Acho que estás bem avisado!”.
Laurence onun ailesi hakkında hiçbir şey bilmemektedir.No entanto, Lacey não tinha conhecimento de seu relacionamento.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.Ninguém sabe a resposta para isso.
"'Trinity'den kimseyi bilmem,' dedi Wimsey.«'Não desejo isso para ninguém', diz Calero sobre pressão de Geddel».
Hiçbiri uçak kullanmayı bilmemektedir.Não é utilizado em aviões.
Yine 2008 verilerine göre altı yaşın üstündeki 68.878 kişi okuma yazma bilmemektedir.Em 2010, no Estado, 141.753 pessoas com mais de oito anos não sabia ler ou escrever.
Hiçbiri uçak kullanmayı bilmemektedir.Hij mag geen gebruik maken van vliegtuigen.
Siz bilmemezsiniz." dermiş.Jullie kennen het niet?").
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.Niemand lijkt te weten waarom.
Esra ise Gönül'ü bilmemektedir.Hoe deze rûnte (vergelijkbaar met een dispuut) ontstaan is, is niet bekend.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Ongeveer een vijfde van de bevolking kan geen Engels lezen of schrijven.
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Niemand weet waar ze is.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Niemand weet wat er met hen gebeurd is.
Oraya nasıl geldiğini ve Clara'nın kim olduğunu bilmemektedir.Hij weet niet wie hij is en hoe hij daar is terecht gekomen.
Kız olduğunu çoğu kişi bilmemektedir.Maar de meeste mensen weten het niet.
Kimsenin bizi bilmemesi tuhaf.Vreemd dat niemand ons kent.
Bu konuda ne bildiğini bilmem gerekir.Ik moet weten wat jij daarover weet.
Bilmemiz gereken başka ne var?Wat meer valt er te weten?
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Niestety nikt nie wie, ilu ludzi zginęło.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.I nikt nie wie, dlaczego tak jest.
Bunun bir sabotaj olduğunu anlayan grup Pripyat'ta mahsur kalmıştır ve kimse nerede olduklarını bilmemektedir.Według Kamba, mieszka gdzieś w ukryciu i nikt nie wie gdzie.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Nikt nie wiedział, co się z nim stało.
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Na początku nie znosi Mokony, ale z czasem zaczyna coś do niej/niego czuć.
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...Nie wie jeszcze, że to jego matka.
(Mewtwo henüz o makinelerin ne işe yaradığını bilmemektedir.)(MHP nie podaje, kto prowadził te badania).
Hıçkıdık ondan hoşlanmaktadır ama o bunu bilmemektedir.Chciałaby do niego płynąć, ale jest to niemożliwe.
Orijinal dilin ne olduğunu bilmem gerekiyor.Muszę wiedzieć jaki jest oryginalny język.
Hiçbiri uçak kullanmayı bilmemektedir.Ingen kunskap om flygplan.
Ama Laurie'nin Michael'ın kız kardeşi olduğunu Dr. Loomis ve Laurie de bilmemektedir.Loomis får även reda på att Laurie är Michaels syster.
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.Han är också den enda personen utanför staten som vet vilka de egentligen är.
Beni Tanrı'yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim."Det är jag som tar honom till doktorn, jag vill veta allt vad som händer min son."
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Ingen vet vem hon är.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.Ingen vet exakt varför.
Onu bunu bilmem!Hon vet inte.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Därefter vet man inte med säkerhet vad som hände med honom.
Ancak bunu kendisi bile bilmemektedir.Можливо, він і сам його просто не знає.
Ama kostümün bir simbiyot olduğunu bilmemektedir.Було оголошено, що новий костюм був симбіотом.
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Ніхто не знає хто ця дитина.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.Але він вже три роки це не робить.
Bu fenomen hakkında halen bilim insanları pek fazla şey bilmemektedir.Про цього бога науковці знають досить мало.
RTE: “Ben bilmem.Ріцуко — «Не знаю.
Fransızca bilmemesine rağmen baş rolü aldı.Для того щоб зіграти роль вона вивчила англійську мову.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir."Більше 250 мільйонів дітей по всьому світу не вміють читати і писати.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Що сталося з нею, ніхто не знав.
Mahalledekiler kız hakkında fazla bir şey bilmemektedir.Нічого невідомо про подальшу долю дівчинки.
Miley'nin sınıf arkadaşları onun ikinci kişiliğini bilmemektedirler.Так, учні Гумільова вважали себе не знайомими з ним особисто.
Uga, Zaldabar'ın bir ikiz kardeşi olduğunu bilmemektedir.Уга не знає, що в Залдабара є брат-близнюк.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Dobrý den, nevěděl by někdo, co je to?
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...Nikdy se nedozví, že byl její bratr.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.Neviděli se tři roky.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Více než polovina Chorvatů neumí číst a psát.
Fransızca bilmemesine rağmen baş rolü aldı.Poté, co se dozvídá, že neumí francouzsky, ztrácí zájem.
Hıçkıdık ondan hoşlanmaktadır ama o bunu bilmemektedir.Velice ho miluje, ale ví, že on ji ne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod