Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmelisiniz ile cümle

bilmelisiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Als je de situatie wilt veranderen, moet je weten dat de macht in het systeem zit.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Dacă vrei să schimbi situaţia, trebuie să ştii unde se află puterea în acel sistem.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Ha meg akarod változtatni a szituációt, tudnod kell, hol a hatalom a rendszerben.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Hvis man vil ændre situationen, må man vide, hvor magten er i systemet.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jeśli chcemy zmienić sytuację musimy znaleźć centrum władzy systemu.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jestli chcete změnit tu situaci, musíte vědět, kde leží moc v daném systému.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jos haluaa muuttaa tilannetta, pitää tietää missä valta on -- järjestelmässä.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.만약 상황을 바꾸고 싶다면 바로 체계의 힘을 알아야 하죠.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Se queremos alterar a situação, temos de saber onde está o poder.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Se vuoi cambiare la situazione, devi sapere dov'è il potere nel sistema.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Si quieres cambiar la situación, tienes que saber que donde está el poder es en el sistema.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Si vous voulez changer la situation, il vous faut savoir où réside le pouvoir dans le système.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Wenn man die Situation verändern will, muss man wissen, wo die Macht innerhalb des Systems liegt.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Αν θέλετε να αλλάξετε την κατάσταση, πρέπει να γνωρίζετε πού βρίσκεται η εξουσία στο σύστημα.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Ако искате да промените ситуацията, трябва да знаете къде е силата в системата.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Если хотите изменить положение, нужно знать, где в системе сила.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Якщо хочете змінити ситуацію, ви мусите знати, де влада - у системі.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.אם ברצונך לשנות את המצב, עליך לדעת היכן במערכת נמצא הכוח.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.وإذا أردت تغيير الظرف، عليك أن تعرف أين تكمن السلطة ضمن النظام.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.システム上の権力は何処にあるかを知るべきです ルシファー効果は人間の人格変貌と
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Ale ve skutečnosti, máme pár od každého chromozomu. Tomu se budeme věnovat detailněji později.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Assim, cada lugar onde você teria esperado uma timina, você teria esperado um T, você vai ver agora um U.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Diskussion über DNA und Basenpaaren teilnehmt, wird das erwartet.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.En wat er gebeurt is het kopieert-- en ik zeg niet zichzelf.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Et ce qui se passe c'est qu'il est transcrit -- et je dirai pas de lui-même.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.--y no diré que ella sola.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Аденинът и тиминт се свързват помежду си.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.כדי שתוכלו להביו דיונים על DNA,
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.الDNA و الازواج القاعديه
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.アデニン、チミン、グアニン、シトシンです。
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.2つだけです 私はカナダ人で、7人兄弟の末っ子です
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Aber Sie müssen zuerst zwei Dinge über mich wissen. Bloß zwei Dinge.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Ale najskôr, potrebujete o mne vedieť dve veci. Len dve veci.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.De előtte 2 dolgot kell tudnotok rólam Csak kettőt
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Însă întâi trebuie să aflaţi două lucruri despre mine. Doar două lucruri.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Jednak najpierw musicie wiedzieć o mnie dwie rzeczy. Tylko dwie rzeczy.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey. Kanada'lıyım, ve yedi kardeşin en küçüğüyüm.Adiante, tive uma grande revelação à volta desta situação, e Chris convidou-me para vos falar sobre ela.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.하지만 먼저 저에 관해 두가지를 알아두셔야 돼요. 단지 두가지
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Maar eerst moet je twee dingen weten over mij. Twee dingen maar.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Mais, tout d'abord, vous devez savoir 2 choses à mon propos. Juste 2 choses.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Men först måste ni få veta två saker om mig. Bara två saker.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Men først skal I vide to ting om mig. Bare to ting.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Nejdříve ale musíte vědět dvě věci o mě. Jen dvě věci.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Nhưng trước hết các bạn cần biết hai thứ về tôi Chỉ hai thứ thôi
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Pero en primer lugar, deben saber dos cosas acerca de mí. Sólo dos cosas.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Prima, però, dovete sapere due cose su di me. Solo due cose: Sono Canadese.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Tapi pertama anda perlu tahu 2 hal tentang saya. Hanya 2 hal.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Πρώτα όμως θα πρέπει να μάθετε δυο πράγματα για μένα. Μόνο δυο πράγματα.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Але спочатку ви повинні дізнатись про мене дві речі. Всього дві речі.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Но първо трябва да знаете две неща за мен. Само две неща.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Но сначала вы должны узнать про меня две вещи. Всего две вещи.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.אבל קודם לכן אתם צריכים לדעת שני דברים עליי. רק שניים.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.ولكن أولاَ سأخبركم بشيئين عني. شيئان فقط.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.Higginson, ampak morali bi vedeti, da sem obsežno študiral sabljanje na univerzi.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.Không xấu, Miss Higginson, nhưng bạn nên biết mà tôi nghiên cứu nhiều hàng rào tại các trường đại học.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.Niet slecht Juffrouw Higginson, maar u zou moeten weten Dat ik uitgebreid aan de universiteit studeerde.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.No está mal, Srta. Higginson, pero debería saber... que estudié esgrima en la universidad.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.Nu e rău, d-ră Higginson, dar ar trebui să ştiţi că am exersat scrima la Universitate.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.To není špatné, sleèno Higginsonová, ale mìla byste vìdìt, že jsem intenzivnì studoval šerm na univerzitì.
Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.Καθόλου άσχημα, δεσποινίς Χίγκινσον, αλλά θα πρέπει να μάθετε ότι έχω σπουδάσει ξιφασκία στο πανεπιστήμιο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod