bilmek ile cümle
bilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu bilmek için yeterince yaşlısın.You are old enough to know this.
Yarın boş olup olmadığını bilmek istiyorum.I want to know if you'll be free tomorrow.
Yarın boş olup olmayacağını bilmek istiyorum.I want to know if you'll be free tomorrow.
Binlerce insan yanıtı bilmek istedi.Thousands of people wanted to know the answer.
Burada ne olduğunu bilmek istiyorum.I demand to know what's going on here.
Yen için tam döviz kurunu bilmek istiyorum.I'd like to know the exact exchange rate for yen.
Fransa'ya nasıl para gönderileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know how to send money to France.
Sebebini bilmek istiyorsan, bu yıl beş araba kazasına neden olduğum içindir.If you want to know why, it's because I caused five car accidents this year.
Hangi takımın kazanacağını bilmek zor.There is no knowing which team will win.
Bilmek istediğim odur.That is what I want to know.
Bilmek istediğimiz budur.That's what we want to know.
Hikayenin gerisini bilmek istiyorum.I'd like to know the rest of the story.
Jack, İngilizce bilmektedir.Jack speaks English.
Ben bu maddelerin vücut tarafından nasıl emildiğini bilmek istiyorum.I would like to know how these substances are absorbed by the body.
Bu konuda nasıl devam edeceğinizi bilmek istiyorum.I would like to know how you will proceed in this matter.
Keeton bunun doğru olup olmadığını bilmek istiyordu.Keeton wanted to know if this is true.
İnternet dünyanın her bölümünün koşullarını bilmek için çok faydalıdır.The Internet is very useful for knowing the circumstances of each part of the world.
Onu ne zaman gönderebileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know when you can send it out.
Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.If you want to know how a certain word is used, look it up in this dictionary.
Bir ulusu bilmek istiyorsan onun tarihini öğrenmelisin.If you are to know a nation, you must learn its history.
Okulunuzun 8.30'da başlaması ve 3.30'da bitmesini bilmek şaşırtıcı.It's surprising to know that your school starts at 8:30 and ends at 3:30.
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.I want to know if you will refund the full purchase price.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için satır aralarını okumalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için yazının gerçek anlamını bulmalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Nerede olduğumuzu bilmek önemli.To know where we are is important.
Hepimiz gerçeği bilmek için istekliyiz.We are all eager to know the truth.
Benim sekreterim iyi derecede İngilizce bilmektedir.My secretary has a good command of English.
Senin ülken hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Ülkeniz hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Sebebi bilmek istiyorum.I want to know the reason.
Sebebini bilmek istiyorum.I want to know the reason.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Onun gelmeme nedenini bilmek istiyorum.I want to know the reason for his absence.
Gerçekleri bilmek istiyoruz.We want to know the facts.
Gelecekte ne olacağını bilmek olanaksızdır.It is impossible to know what will happen in the future.
İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!How awful to reflect that what people say of us is true!
Ben tam saati bilmek istiyorum.I'd like to know the exact time.
Bilmek başka şey, yapmak başka şey.To know is one thing, and to do is another.
Bilgelik, yalnızca gerçekleri bilmekten ibaret değildir.Wisdom does not consist only in knowing facts.
Bir müşteri patronun kim olduğunu bilmek istedi.A customer wanted to know who the head honcho was.
Onun buraya gelip gelmeyeceğini bilmek istiyorum.I want to know if he'll come here.
Sonucu bilmekten memnun oldu.He was satisfied to know the result.
Onun hangisinden hoşlandığını bilmek istiyorum.I'd like to know which he likes.
O, daha çok bilmek yeterince yaşlıdır.He is old enough to know better.
Onun adını bilmek istiyorum.I would like to know her name.
O gerçeği bilmek için geldi.She came to know the fact.
Yarın güneşli olup olmayacağını bilmek istiyoruz.We want to know if it will be sunny tomorrow.
Gerçekten bilmek istiyorum.I really want to know.
Bilmek işin en zor tarafıdır.Knowing is half the battle.
Casuslar senin onların bilmesini istemediğin şeyleri bilmek için işlerini yaparlar.Spies make it their business to know things that you don't want them to know.
Ben de bilmek istiyorum!I also want to know!
Farkında olmadan ona tamda bilmek istediğini anlattı.Unwittingly, he told her exactly what she wanted to know.
Sadece bir dil bilmek yeterli değildir.It's not enough to know only one language.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.He speaks two languages besides English.
Depremleri önceden bilmek imkansızdır.It's impossible to predict earthquakes.
Bunu kimin söylediğini bilmek için bir dahi olmak zorunda değilsin.You don't have to be a genius to know who said that.
Eğer bir yeri gerçekten bilmek istiyorsan sık gidilen yere gitmek zorundasın.If you really want to get to know a place you have to go off the beaten track.
Yabancı diller bilmek önemlidir.It's important to know foreign languages.