Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Õ pedig monda nékik: Van nékem eledelem, a mit egyem, a mit ti nem tudtok.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Pero les dijo: --Yo tengo una comida para comer que vosotros no sabéis
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Tetapi Yesus menjawab, "Ada makanan pada-Ku, yang tidak kalian tahu.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Ο δε ειπε προς αυτους. Εγω εχω φαγητον να φαγω, το οποιον σεις δεν εξευρετε.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Він же рече їм: Я маю їжу їсти, котрої ви не знаєте.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Затова учениците думаха помежду си: Да не би някой да Му е донесъл нещо за ядене?
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.Но Он сказал им: у Меня есть пища, которой вы не знаете.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.ויאמר אליהם יש לי אכל לאכל אשר אתם לא ידעתם׃
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.فقال لهم انا لي طعام لآكل لستم تعرفونه انتم.
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.耶 穌 說 、 我 有 食 物 喫 、 是 你 們 不 知 道 的
Ama İsa, ‹‹Benim, sizin bilmediğiniz bir yiyeceğim var›› dedi.耶穌說 、 我 有 食物 喫 、 是 你 們不知道 的
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Ale tajemství pro obyvatele Vaultů bylo to že, Vaulty nikoho zachránit neměly.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.하지만, 볼트 거주자들에겐 알려지지 않았습니다만, 볼트는 사실 누군가를 구하기 위해 만들어진 것이 아닙니다.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Maar, wat de bewoners niet wisten, was dat de kluizen niet bedoeld waren om iemand te redden.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Ma, quello che gli abitanti non sapevano, era che i rifugi non dovevano salvare nessuno
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Wszak krypty nigdy nie miały na celu ocalić jakiejkolwiek jednostki.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Αλλά, ενώ δεν το ήξεραν όσοι ζούσαν εκεί, τα καταφύγια δεν ήταν κατασκευασμένα για να σώσουν οποιονδήποτε.
Ama Kasa Sakinlerinin bilmediği şey, kasaların birilerini kurtarmak için yapılmadığıydı.Но, жители убежища не знали, что убежища не задумывались с целью спасения.
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Aber viele Leute wissen nicht, dass Viren auch Bakterien krank machen können."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Ale co spousta lidí neví, je, že viry mohou udělat zle i bakteriím."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Ale nie wszyscy wiedzą, że wirusy mogą też doprowadzić do choroby bakterii."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Ale veľa ľudí o vírusoch nevie, že z nich môžu ochorieť aj baktérie."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Dar mulți nu știu că virusurile pot îmbolnăvi bacteriile."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "하지만 많은 사람들은 모릅니다. 바이러스도 박테리아를 병들게 할 수 있다는 것을요."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Mais ce que beaucoup de gens ignorent c'est que les virus peuvent aussi rendre les bactéries malades."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Ma quello che molti non sanno è che i virus possono far ammalare anche i batteri".
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Mas o que muita gente não sabe é que os vírus também podem deixar as bactérias doentes."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Men vad många inte vet är att virus också kan göra bakterier sjuka."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Pero lo que muchos no saben es que los virus también enferman a las bacterias".
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Tapi apa yang kebanyakan orang tidak tahu adalah bahwa virus juga bisa membuat bakteri sakit."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Veliko ljudi pa ne ve, da virusi lahko okužijo tudi bakterije."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Viszont sokan nem tudják, hogy a vírusok képesek megbetegíteni a baktériumokat is."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Але більшість людей не здогадується про те, що віруси можуть також викликати хвороби у бактерій".
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Но вот чего многие не знают: вирусы могут вызывать болезни у бактерий".
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "Но не знаете, както много хора, че и бактериите боледуват от вируси"
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "אבל מה שהרבה אנשים לא יודעים הוא שהנגיפים גם יכולים לגרום לחיידקים להיות חולים."
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "و لكن ما لا يعرفه الكثيرون هو أن الفيروسات تصيب البكتريا بالمرض أيضاً.
Ama pek çok kişinin virüslerle ilgili olarak bilmediği şey ise onların bakterileri de hasta edebildiğidir. "ウィルスは バクテリアを 病気にできることです」 子供達に始めた話は
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.Ale wiesz co? Wiem coś, czego konkurencja nie wie.
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.그런데 말입니다, 경쟁자들은 모르는 것을 내가 알고 있을 수 있어요
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.¿Pero saben qué? Yo podría saber algo que mis competidores no saben.
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.Але знаєте що? Я можу знати щось, що мої конкуренти не знають.
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.لكن قد أعرف شيء لا يعرفه من ينافسني.
Ama rakiplerimin bilmediği bir şey biliyor olabilirim.この数ヵ月 オフィスを出て顧客と話し
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Đã không biết bơi mà vẫn cố chạy ra cứu em
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Elle a essayé de me sauver alors qu'elle ne sait même pas nager.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Nici macar nu stie sa inoate, dar a incercat sa ma salveze.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Nie wie jak pływać, ale próbowała mnie uratować.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Non sa nemmeno nuotare ma ha cercato di salvarmi.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Še plavati ne zna, pa me je skušala rešiti.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Tidak tahu bagaimana caranya berenang, tapi mencoba menyelamatkanku.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Vet inte ens hur man simmar men försökte rädda mig ändå.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Weißt nicht wie man schwimmt, versuchte aber mich zu retten.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Ze kan niet eens zwemmen maar probeerde me te redden.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Δεν ξέρει καν πως να κολυμπάει αλλά παρ'όλα αυτά προσπάθησε να με σώσει.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.Даже не умея плавать, пыталась спасти меня.
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.אפילו לא יודעת לשחות , אבל ניסתה להציל אותי
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.لا تعرف حتى كيف تسبح ولكن حاولت أن تنقذني
Ama yüzme bile bilmediği halde beni kurtarmaya çalıştı.お兄ちゃんにあんなにイジメられても... 喜んじゃってさ
Anlamak için çok fazla şey, eve gelmiş ol- mak, yabancı bir daireye, bilmediğim bir adamlađến ở một căn hộ xa lạ, với người đàn ông mà em không hề biết.