Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmediği ile cümle

bilmediği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Fransızca bilmediğini fark etmedim.I didn't realize that Tom didn't know French.
Tom'un Mary'nin onu tekrar yapacağını bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom didn't know Mary was going to do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapmayacağını bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom didn't know Mary wasn't going to do that.
Tom'a bunu nasıl yapacağımı sorduğumda, nasıl olduğunu bilmediğini söyledi.When I asked Tom how to do that, he said he didn't know how.
Tom'un burada olacağımı bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom didn't know I was going to be here.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğini ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom didn't know how to do that?
Sen ne zaman Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğini öğrendin?When did you find out that Tom didn't know how to do that?
Tom'un onu yapmayacağımı bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom didn't know I wasn't going to do that.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmediğini ne zaman anladın?How did you find out that Tom didn't know how to do that?
Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyleri biliyordu.Tom knew things about Mary that John didn't.
Tom Mary hakkında John'ın bilmediği şeyler biliyordu.Tom knew things about Mary that John didn't.
Tom, bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to do that.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilip bilmediğinden emin değilim.I'm not sure whether Tom knows how do that or not.
Bilmediğimiz birçok şey var, ancak her şeyi bildiğimizi düşünüyoruz.There are many things we do not know, but we think we know everything.
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.All I know is that I know nothing.
Tom'a, ne yaptığımı bilmediğimi itiraf ettim.I admitted to Tom that I didn't know what I was doing.
Tom, bunu yapmak için zamanının olup olmadığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know whether he'll have time to do that.
Fransızca konuşmayı bilmediğimi asla Tom'a söylemedim.I never told Tom I didn't know how to speak French.
Forklifti nasıl süreceğini bilmediğini sanıyordum.I thought you didn't know how to drive a forklift.
Tom bana ne yapması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom told me that he doesn't know what he should do.
Tom, ne yapacağını bilmediğini itiraf etmek istemedi.Tom didn't want to admit he didn't know what to do.
Tom bana bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyledi bile.Tom already told me he doesn't know how to do that.
Bilmediğim kişilerin evime girmesine izin vermiyorum.I don't let people I don't know into my house.
Tom bana onun evine nasıl gideceğimi bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew how to get to his house.
Tom kaç yaşında olduğunu bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't really know how old he is.
Tom'a, ne yapacağımı bilmediğimi bilmesine izin verdim.I let Tom know I didn't know what to do.
Tom, bunu neden yaptığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why you did that.
Tom'un Fransızca bilmediğini biliyorum.I know that Tom doesn't speak French.
Tom, muhtemelen Mary'ye bunu nasıl yapacağını bilmediğini söylemeyecek.Tom won't likely tell Mary that he doesn't know how to do that.
Tom, Mary'ye John'un en sevdiği filmin adını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew the name of John's favorite movie.
Tom, Mary'ye ne yaptığını bilmediğini itiraf etti.Tom admitted to Mary that he didn't know what he was doing.
Tom bana Fransızca bilmediğini söyledi.Tom told me he didn't speak French.
Tom, sonunda Mary'nin onu terk edeceğini bilmediğini söylüyor.Tom says he didn't know Mary would eventually leave him.
Tom, Mary'nin bisikletini nereden aldığını bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know where Mary bought her bicycle.
Tom, Mary'nin sonunda bunu yapacağını bilmediğini söylüyor.Tom says he didn't know Mary would eventually do that.
Tom, Mary'nin bunu kendi başına yapabildiğini bilmediğini söylüyor.Tom says he didn't know Mary could do that by herself.
Tom, Mary'nin neden Boston'a gittiğini bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary went to Boston.
Tom, Mary'nin John'un bunu yapmasına yardım ettiğini bilmediğini söylüyor.Tom says he didn't know Mary helped John do that.
Tom, Mary'nin bunu neden yapmak zorunda olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary had to do that.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know what Mary ought to do.
Tom, Mary'nin ne yapmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary wanted to do.
Tom, Mary'nin nerede çalıştığını bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know where Mary works.
Tom, Mary'nin bunu neden yaptığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary did that.
Tom Mary'ye, John'un nerede olduğunu bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew where John was.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bilmediğini düşünüyor.Tom thinks Mary doesn't knows what to do.
Tom, Mary'nin nereye gittiğini bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know where Mary went.
Mary'nin bunu yaptığın Tom'un bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary is doing that.
Tom Mary'ye, John'un kim olduğunu bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew who John was.
Tom bunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know this.
Tom Mary'nin neden ayrıldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary left.
Tom, Mary'nin nerede olduğunu bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know where Mary is.
Tom, Mary'nin nerede olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know where Mary is.
Tom, Mary'nin kim olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was.
Tom'a Mary'nin nerede yaşadığını bilip bilmediğini sorun.Ask Tom if he knows where Mary lives.
Tom'un Mary'nin bunu yaptığını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary did that.
Tom'un bunu yapması gerektiğini gerçekten bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom really knew he needed to do that.
Tom'un bunun benim için ne kadar önemli olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knows how much this means to me.
Tom'un bunu yapmamız gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knew we needed to do that.
Tom'un bunu yapması gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew he needed to do that.
Tom'un bunu yapmak zorunda olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew he had to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod