Tom, Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğini itiraf etti.Tom admitted that he didn't really know how to speak French.
Araba kullanmayı bilmediğinden haberim yoktu.I didn't know you didn't know how to drive.
Ne yapacağını bilmediğini sanıyordum.I thought you didn't know what to do.
Tom, Mary'nin nerede çalıştığını bilmediğini itiraf etti.Tom admitted that he didn't really know where Mary worked.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bilmediğine şaşırmamıştı.Tom wasn't surprised that Mary didn't know what to do.
Mary'nin yaptığını neden yaptığını onun bilmediğini Tom bana söyledi.Tom told me he didn't know why Mary did what she did.
Tom Mary'nin nasıl Fransızca konuşacağını bilmediğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary didn't know how to speak French.
Tom, Mary'nin nasıl araba kullanacağını bilmediğinden emin değildi.Tom wasn't sure Mary didn't know how to drive a car.
Mary'nin Fransızca konuştuğunu Tom'un bilmediğini düşünüyorum.I think that Tom didn't know that Mary spoke French.
Tom, Mary'nin nasıl araba kullanacağını bilmediğinden emin değil.Tom isn't sure Mary didn't know how to drive a car.
Tom bana bilmediğini söyledi.Tom told me he didn't know.
Tom, Mary'nin neden bunu yaptığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary is doing that.
Tom Mary'nin bir arabayı nasıl kullanacağını bilmediğinden emin.Tom is sure Mary didn't know how to drive a car.
Tom, Mary'nin nasıl Fransızca konuşacağını bilmediğini biliyordu.Tom knew Mary didn't know how to speak French.
Tom bana Mary'nin neden ayrıldığını bilmediğini söyledi.Tom told me he didn't know why Mary had left.
Tom'un Mary'nin bunu yapması gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knew Mary should do that.
Tom'un Mary'nin burada olduğunu bilmediğini sanmıyorum.I don't think Tom knows Mary is here.
Bilmediğim insanlardan hediyeler beklemiyorum.I don't expect presents from people I don't know.
Tom muhtemelen Mary'ye bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyleyecektir.Tom is probably going to tell Mary that he doesn't know how to do that.
Mary'nin bunu yapması gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Mary knew she should do that.
Tom herkese Mary'nin bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyledi.Tom told everybody that Mary didn't know how to do that.
Mary Tom'a nasıl araba süreceğini bilmediğini bildirdi.Mary let Tom know she didn't know how to drive.
Tom nasıl araba süreceğini bilmediğini Mary'ye bildirdi.Tom let Mary know he didn't know how to drive.
Mary, Tom'un karısının kim olduğunu bilmediğini söyledi.Mary said she didn't know who Tom's wife was.
Tom, Mary'ye bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyledi.Tom told Mary he didn't know how to do that.
Mary Tom'un neden geç kaldığını bilmediğini söyledi.Mary said she didn't know why Tom was late.
Tom'un nerede çalıştığını bilip bilmediğini bilmek istiyorum.I want to know if you know where Tom works.
Tom'un nerede yaşadığını bilip bilmediğini bilmek istiyorum.I want to know if you know where Tom lives.
Tom'un bunu nasıl yapacağını bilip bilmediğini bilmek istiyorum.I want to know if Tom knows how to do that.
Tom, Mary'in neden geç kaldığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was late.
Bunu nasıl yapacağını bilip bilmediğini bilmek istiyorum.I want to know if you know how to do that.
Tom'un bu kasanın şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows the combination to this safe.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows how to speak French.
Tom'un Mary'nin gerçekten ne kadar fakir olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows how poor Mary really is.
Tom'un Mary'nin bunu yapamadığını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knew that Mary couldn't do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapması gerekip gerekmediğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew Mary needed to do that or not.
Tom'un bunu yapmanın kötü bir fikir olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knew it was a bad idea to do that.
Tom'un bunu yapmam gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew I needed to do that or not.
Tom, Mary'nin kiminle kalmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was planning to stay with.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin nerede kalmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning on staying.
Tom, bunu yapacak zamanının olup olmayacağını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know whether he'd have time to do that.
Tom, Mary'nin ne zaman bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin neden bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin kiminle gitmeyi planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was planning to go with.
Tom, Mary'nin nereye gitmeyi planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning on going.
Tom ne zaman orada olması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when he was supposed to be there.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olup olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know if he had enough time to do that.
Tom, bunu nasıl çok iyi yapacağını gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to do that very well.
Tom, Mary'nin neden bu filmden hoşlanmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom, Mary'nin kiminle evlendiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was getting married to.
Tom, Mary'nin bunu kiminle yapmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary wanted to do that with.
Tom'un bunu yapmaması gerektiğini bilmediğine eminim.I'm sure Tom didn't know he wasn't supposed to do that.
Tom toplantının neden ertelendiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why the meeting was postponed.
Tom gerçekten çok iyi yüzme bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to swim very well.
Tom gerçekten çok iyi sörf yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to surf very well.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary wanted to do that.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary was supposed to do.
Tom gerçekten çok iyi kayak yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to ski very well.
Tom, pikniğin neden iptal edildiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why the picnic was canceled.