Kimin yazdığını ve konunun ne olduğunu bilmediğimiz için soruşturmakta zorlandık.Нямаше как да го потвърдим, понеже не знаехме кой го е написал и за какво става въпрос.
Kimin yazdığını ve konunun ne olduğunu bilmediğimiz için soruşturmakta zorlandık.לא יכולנו לאמת אותו כי לא ידענו מי כתב אותו ומי ידע למה הוא נוגע.
Kimin yazdığını ve konunun ne olduğunu bilmediğimiz için soruşturmakta zorlandık.لم نستطع أن نتأكد من مدى صحته لأننا لم نكن نعلم من الذي كتبه وعما يدور محتواه .
Kimin yazdığını ve konunun ne olduğunu bilmediğimiz için soruşturmakta zorlandık.誰が書いたか分からないのです ライバル会社がでっち上げた
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Dostala jsem email od jedné paní.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Dostałam e-mail od jakiejś kobiety. Nie wiem, kto to był.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Eu recebo o email de uma moça.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Ich habe eine E-Mail von einer Frau bekommen. Ich weiß nicht, wer sie ist.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Ik kreeg een e-mail van een vrouw. Ik weet niet wie het is. Ze zei tegen mijn dochter:
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.J'ai reçu un email de une dame.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.한 여성분에게서 이메일을 받았어요. 물론 누군지는 모르죠
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Saya mendapatkan email dari seorang wanita, saya tidak mengenalnya
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Получих и-мейл от една непозната жена.
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.Я получила и-мэйл от девушки. Не знаю, кто она
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.تلقيت رسالة من "ليدي" لم أعلم من تكون
Kim olduğunu bilmediğim bir bayandan bir e-mail geldi.「あなたの父親がツイッターであなたのことを探している」 と その女性は娘に伝えました
Kimsenin bilmediği bir yere.Amiről senki sem tud.
Kimsenin bilmediği bir yere.Δεν χρειάζεται να ξέρεις.
Kimsenin bilmediği bir yere.لست بحاجة لمعرفة ذلك
"Kimsenin bilmediği karşılıksız bir aşk bile olsa... ...çok geçmeden ölecek bile olsam, neşeyle severim."رغم انه حب من طرف واحد, لكن يجب ان تتوقفي عن هذيانك هذا لا يشبه لي سول التي اعرفها
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -A to je způsob, jak říct, že vlastně nevím, co to je. A upřímně, nikdo v podstatě neví, co to je.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -Es ist also einfach eine Eigenschaft. Und das ist eine Art zu sagen, dass ich nicht wirklich weiß, was das ist
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -Quindi è solo una proprietà. E questo è un modo per dirvi che io veramente non so cosa sia.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -Så det er altså bare en egenskab. Og det er bare en anden måde at sige, at jeg egentlig ikke ved hvad det er.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -Więc to po prostu właściwość. I to jest sposób powiedzenia, że tak naprawdę nie wiem czym one są.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -Так что это просто свойство. И это способ сказать, что я действительно не знаю, что это такое.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -חלקיקים ביחד, אני מניח שגם לעצמים יש את התכונה הזו אז זו רק תכונה.
Kısacası yük fiziksel bir özelliktir. aslında bu da ne olduğunu bilmediğimizi söylemenin bir başka yolu. -اذا انها فقط عبارة عن خاصية . وهذا هو سبب قولى اننى لا اعرف بالضبط ما هى .
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.(34:11) Восстали на меня свидетели неправедные: чего я не знаю, о том допрашивают меня;
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.De faux témoins se lèvent: Ils m`interrogent sur ce que j`ignore.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Der opstår urettferdige vidner, de spør mig om det jeg ikke vet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Erõszakos tanúk állnak elõ; azt kérdezik tõlem, a mirõl nem tudok.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Es treten frevle Zeugen auf; die zeihen mich, des ich nicht schuldig bin.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Falske Vidner står frem, de spørger mig om, hvad jeg ej kender til;
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.불의한 증인이 일어나서 내가 알지 못하는 일로 내게 힐문하며
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Leugenachtige getuigen nemen het woord en vragen mij dingen die ik helemaal niet weet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Levantam-se testemunhas maliciosas; interrogam-me sobre coisas que eu ignoro.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Những chứng gian ấy dấy lên , Tra_hỏi những việc tôi không biết đến .
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Những chứng gian ấy dấy lên, Tra hỏi những việc tôi không biết đến.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Nişte martori mincinoşi se ridică, şi mă întreabă de ceeace nu ştiu.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Orättfärdiga vittnen träda fram; de utfråga mig om det jag icke vet.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Povstávají svědkové lživí, a na to, o čemž nevím, dotazují se mne.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Povstávajú ukrutní svedkovia, ktorí sa ma pýtajú na to, o čom neviem.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Powstawają świadkowie fałszywi, a o czem nie wiem, pytają mię.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Priče vstajajo krivične, česar si nisem v svesti, me izprašujejo.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Saksi-saksi jahat bangkit melawan aku, dan menuduh aku melakukan hal-hal yang tidak kuketahui
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Se han levantado testigos falsos, y me interrogan de lo que no sé
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Sorgevano testimoni violenti, mi interrogavano su ciò che ignoravo
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Väärät todistajat astuvat esiin, he minulta tutkivat, mitä minä en tiedä.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Σηκωθεντες μαρτυρες αδικοι, με ηρωτων περι πραγματων, τα οποια εγω δεν ηξευρον
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.Несправедливи свидетели въстават И питат ме за неща, за които аз не зная нищо
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.יקומון עדי חמס אשר לא ידעתי ישאלוני׃
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.شهود زور يقومون وعما لم اعلم يسألونني.
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.兇 惡 的 見 證 人 起 來 、 盤 問 我 所 不 知 道 的 事
Kötü niyetli tanıklar türüyor, Bilmediğim konuları soruyorlar.兇惡 的 見證 人 起來 、 盤問 我 所 不 知道 的 事
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.En un mercado existente, es posible que yo sepa algo que nadie más sabe.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.기존 시장에서는 아무도 모르는 것은 내가 알고 있으며
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.Na rynku istniejącym, wiem prawdopodobnie więcej niż inni.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.На існуючому ринку, я, швидше за все,знаю таке, що ніхто не знає.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.في سوق قائمة، سأعرف على الأغلب شيء لا يعرفه أحد.