Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bunu yaptığını bilmemizi istiyor.Tom wants us to know he did that.
Tom bunun hakkında bilmeyecek.Tom won't know about it.
Tom'a ne yapacağımızı bilmesine izin vermedim.I didn't let Tom know what we were going to do.
Tom'un bu kasanın şifresini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows the combination to this safe.
Tom'un Fransızca konuşmayı bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows how to speak French.
Tom'un Mary'nin gerçekten ne kadar fakir olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knows how poor Mary really is.
Tom'un Mary'nin bunu yapamadığını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knew that Mary couldn't do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapması gerekip gerekmediğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew Mary needed to do that or not.
Tom'un bunu yapmanın kötü bir fikir olduğunu bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom knew it was a bad idea to do that.
Tom'un bunu yapmam gerektiğini bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom knew I needed to do that or not.
Bence Tom'un bunu nasıl yapacağını bilmesi muhtemeldir.I think Tom is likely to know how to do that.
Bunu ne zaman yapmayı planladığınızı bilmem gerekiyor.I need to know when you're planning to do that.
Tom ve Mary her ikisi de daha iyi bilmeliydi.Tom and Mary both should've known better.
Tom, Mary'nin kiminle kalmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was planning to stay with.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin nerede kalmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning on staying.
Tom, bunu yapacak zamanının olup olmayacağını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know whether he'd have time to do that.
Tom, Mary'nin ne zaman bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin neden bunu yapmayı planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was planning to do that.
Tom, Mary'nin kiminle gitmeyi planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was planning to go with.
Tom, Mary'nin nereye gitmeyi planladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary was planning on going.
Tom ne zaman orada olması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when he was supposed to be there.
Tom, bunu yapmak için yeterli zamanının olup olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know if he had enough time to do that.
Tom, bunu nasıl çok iyi yapacağını gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to do that very well.
Tom, Mary'nin neden bu filmden hoşlanmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom, Mary'nin kiminle evlendiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary was getting married to.
Tom, Mary'nin bunu kiminle yapmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary wanted to do that with.
Tom'un bunu yapmaması gerektiğini bilmediğine eminim.I'm sure Tom didn't know he wasn't supposed to do that.
Tom toplantının neden ertelendiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why the meeting was postponed.
Tom gerçekten çok iyi yüzme bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to swim very well.
Tom gerçekten çok iyi sörf yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to surf very well.
Tom, Mary'nin bunu nerede yapmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know where Mary wanted to do that.
Tom, Mary'nin ne yapması gerektiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary was supposed to do.
Tom'a söylemeli miyim yoksa bilmemesini mi tercih edersin?Should I tell Tom or would you rather he didn't know?
Bunu yaparsak muhtemelen ne olacağını bilmek gerekiyor.I need to know what's likely to happen if we do that.
Tom gerçekten çok iyi kayak yapmayı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to ski very well.
Tom, pikniğin neden iptal edildiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why the picnic was canceled.
Tom burada ne kadar kalacağımızı bilmek istedi.Tom wanted to know how long we're going to be here.
Tom, köpeğinin kaç yaşında olduğunu gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how old his dog was.
Tom, Mary'nin liseye nereye gittiğini bilmek istedi.Tom wanted to know where Mary went to high school.
Tom, bunu yapacak zamanın olup olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know if he had time to do that.
Tom, Mary'nin Boston'da ne yaptığını bilmek istedi.Tom wanted to know what Mary was doing in Boston.
Tom, oraya nasıl gideceğini bilmek istiyor.Tom wanted to know how you're going to get there.
Tom, nerede doğduğunu gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know where he was born.
Tom, Mary'nin neden onu sevmediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary didn't like him.
Tom toplantının ne zaman başladığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know when the meeting started.
Tom, sorunu nasıl çözeceğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to solve the problem.
Tom, bunu yapmak için başka bir yol bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know any other way to do that.
Tom, ne yapmayı planladığımızı bilmek istiyordu.Tom wanted to know what we're planning on doing.
Tom, yardım etmek için vaktiniz olup olmadığını bilmek istedi.Tom wanted to know if you have any time to help.
Tom, Mary'nin kaç yaşında olduğunu gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how old Mary was.
Tom Mary'nin neden Boston'a gittiğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary went to Boston.
Tom, Mary'nin neden bunu yaptığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was doing that.
Tom, Mary'nin onun nereye gittiğini bilmesini istemedi.Tom didn't want Mary to know where he was going.
Tom'un görüşünün ne olduğunu bilmek isterdim.I'd be interested to know what Tom's opinion is.
Tom, Mary'nin bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how Mary would do that.
Tom, Boston'a ne zaman gideceğimizi bilmek istedi.Tom wanted to know when we're going to Boston.
Tom geçen hafta sonu Mary'nin ne yaptığını bilmek istiyor.Tom wanted to know what Mary did last weekend.
Tom, 2.30'a kadar hazır olup olmayacağını bilmek istedi.Tom wanted to know if you'll be ready by 2:30.
Tom, bunu nasıl yapacağını gerçekten bilmediğini söyledi.Tom said he didn't really know how to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod