Tom gerçekten bilmediğimi düşündü mü?Did Tom really think I didn't know?
Nedenini bilmek ister misin?Would you like to know why?
Asıl amaç buysa bilmem tabii.If that is the real aim, naturally I would not know about that.
Hiç kimse ona ne olduğunu bilmez.Nobody knows what happened to her.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.One thousand million adults are illiterate.
Onun adının ne olduğunu bilmek istemiyorum.I don't want to know what his name is.
Bilmek ve yapmak iki farklı şeydir.Knowing and doing are two different things.
Sadece Tom'un bilmediğini umuyorum.I just hope Tom doesn't know that.
Birinin sınırlarını bilmek önemlidir.It's important to know one's limits.
Keşke bilip bilmeden konuşmadan önce onun hakkında düşünseydin.If only you'd thought of that before shooting your big mouth off.
O bilmeden kız kardeşi ile uyudu.He unknowingly slept with his sister.
Bilim hakkında daha fazla bilmek istiyorum.I would like to know more about science.
Onun bilmek istediğini Tom'a söylemen gerektiğini düşünüyorum.I think you should tell Tom what he wants to know.
Ne bilmem gerekiyor?What do I need to know?
Tom'un bilmesi gerekmiyor.Tom doesn't need to know that.
Evet, doğru ama onun bunu bilmesi gerekmiyor.Yes, it's true, but he doesn't need to know that.
Tom gerçeği bilmek istiyor.Tom wants to know the truth.
Gerçeği bilmek istiyor.He wants to know the truth.
Ben de Tom'un bunun hakkında ne düşündüğünü bilmek istiyorum.I would also like to know what Tom thinks of this.
Her şeyi bilmek mümkün değildir.It's not possible to know everything.
Mary hakkında bilmediğin bir şey var.There's something you do not know about Mary.
"Ne bilmek istiyorsun?" "Her şeyi.""What do you want to know?" "Everything."
Onun iyi olmadığını Tom'un bilmesi gerekiyor.Tom needs to know that that's not OK.
Ne olduğunu tam olarak bilmeliyim.I must know precisely what has happened.
Tom beni aramasaydı ben hâlâ bilmezdim.I still wouldn't know if Tom hadn't called me.
Tom senin nihayet geldiğini bilmekten mutlu olurdu.Tom would be happy to know you've finally come.
Burada kimin yaşadığını ve nereye gittiğini bilmek istiyorum.I want to know who used to live here and where he's gone.
Orada olduğumu Tom bile bilmeyecek.Tom won't even know I'm there.
Ben daha fazlasını bilmek zorundaydım.I had to know more.
Tom okuma yazma bilmeyen değil.Tom isn't illiterate.
Ne yaptığımızı tam olarak bilmeliyiz.We must know exactly what we're doing.
Sadece nereye baktığını bilmek zorundaydın?You just had to know where to look.
Tom, onunla birlikte bıraktığınız her şeyle ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do with all the stuff you left with him.
Tom'u bulmak için ne yaptığını bilmek istiyorum.I want to know what you're doing to find Tom.
Arkadaşlarımın bana Tom dediğini bilmelisin.You should know that my friends call me Tom.
Sen Tom'la ilgili bilmezsin.You never know with Tom.
Ben Tom'u kimin götürdüğünü bilmediğimi zaten söyledim.I already said I don't know who took Tom.
Tom hakkında daha fazla bilmemen çok üzücü.It's a pity you didn't know more about Tom.
O telefon görüşmesinin kimden olduğunu bilmek istiyorum.I'd like to know who that phone call was from.
Onu tekrar görmeyeceğimi bilmeliydim.I should've known I'd never see it again.
Tom, sonuna kadar senin ne yaptığını bile bilmeyecek.Tom won't even know what you did until it's over.
Tom'un nerede olduğunu bilmenin hiçbir yolu yoktu.I had no way of knowing where Tom was.
Bütün bunların arkasında senin olduğunu bilmeliydim.I should've known you were behind all this.
Bak Tom, hiç kimsenin bu konuyu bilmesi gerekmez.Look, Tom, nobody needs to know about this.
Onu bilmem gerekiyor.I should know that.
Sen Tom'un üzülebileceğini bilmek zorundaydın.You had to know Tom might get upset.
O henüz bilmediğim şey.That's what I don't know yet.
Tom onun hakkında bilmek zorunda değil.Tom doesn't have to know about it.
Tom o konuyu bilmeyecek.Tom isn't going to know about it.
Bana bunu bilmediğini söyleme.Don't tell me you don't know it.
Bunu bilip bilmediğini bilmiyorum ama ben senin kadar akıllı değilim.I don't know if you know this, but I'm not as smart as you.
Bu konuyla ilgili bir sorunun varsa, şimdi bilmem gerekir.If you have a problem with any of this, I need to know now.
Yakında, bilmemiz gereken her şeyi öğreneceğiz.We'll soon learn all we need to know.
Bilmek istediğimi zaten biliyorum.I already know what I wanted to know.
Tom'a bilmek istediği her şeyi anlatmaya hazırdım.I was ready to tell Tom anything he wanted to know.
Şimdi bize ne bilmek istediğimizi anlat.Now tell us what we want to know.
İnan bana, sen bilmek istemiyorsun.Trust me, you don't want to know.
Gerçekten bilmek istiyorsan Tom'a sorabilirim.I can ask Tom if you really want to know.
Bu nedenle bilmeni istedim.That's why I wanted you to know.
Sanırım biz asla bilmeyeceğiz.I guess we'll never know.