Ana içeriğe geç
Sözlük

bilme ile cümle

bilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sen bana bilmediğim hiçbir şey söylemiyorsun.You're not telling me anything I don't know.
Umarım Tom bana bilmem gereken şeyi söyleyecek.I hope Tom will tell me what I need to know.
Tom'a onun araba anahtarlarının nerede olduklarını bilmediğimi söyle.Tell Tom I don't know where his car keys are.
Bilmek istediğin her şeyi sana söyleyemem.I can't tell you everything you want to know.
Bana onun kim olduğunu bilmediğini mi söylüyorsun?Are you telling me you don't know who he was?
Tom'a arabasını nereye park ettiğini bilmediğimi söyle.Tell Tom I don't know where he parked his car.
İnsanlar çoğunlukla bana bilmek istediğimden daha fazlasını söylüyor.People often tell me more than I want to know.
Nedenini bilmediğim için sana nedenini söyleyemem.I can't tell you why because I don't know why.
Tom sana bilmem gereken bir şey söyledi mi?Did Tom tell you something that I should know?
Bilmek istediğim şeyi neden sadece bana söyleyemiyorsun?Why can't you just tell me what I want to know?
Tom Mary'ye nasıl araba süreceğini bilmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't know how to drive.
Tom bilmek istediğim şeyi muhtemelen bana söylemeyecek.Tom probably won't tell me what I want to know.
Benim tavsiyem Tom'a bilmek istediği şeyi söylemek.My advice is to tell Tom what he wants to know.
Tom bana nasıl Fransızca konuşacağını bilmediğini söyledi.Tom told me you didn't know how to speak French.
Tom sana bilmek istediğin her şeyi söyledi mi?Did Tom tell you everything you wanted to know?
Ne yapacağını bilmediğini bana söylemeliydin.You should've told me you didn't know what to do.
Tom'a onun zaten bilmediği neyi söyleyebilirim?What can I tell Tom that he doesn't already know?
Zaten bilmediğim bir şeyi bana söylemedin.You haven't told me anything I didn't already know.
Bana bilmek istediğimi söyle ya da kolunu kıracağım.Tell me what I want to know or I'll break your arm.
Zaten bilmediğim bir şeyi bana söylemiyorsun.You're not telling me anything I don't already know.
Bunu nasıl yapacağını bilmediğini bana söylemeliydin.You should've told me you didn't know how to do this.
Zaten bilmediğim bir şeyi neden bana söylemiyorsun?Why don't you tell me something I don't already know?
Bak, bilmen gereken her şeyi zaten sana söyledim.Look, I already told you everything you need to know.
Ne bilmem gerektiğini belki bana söyleyebileceğini düşündüm.I thought maybe you could tell me what I need to know.
Tom'un cevabı bilmeyeceğini sana hemen şimdi söyleyeceğim.I'll tell you right now that Tom won't know the answer.
Bilmen gereken her şeyi sana söylemek için hiç zaman yok.There's no time to tell you everything you need to know.
Bilmek istediğimi bana söylemeyeceksin, değil mi?You're not going to tell me what I want to know, are you?
Ne bilmemiz gerektiğini bize söyleyebilecek tek kişi Tom'dur.Tom is the only one who can tell us what we need to know.
Neyi bilmemiz gerektiğini bize söyleyebilecek tek kişi Tom'dur.The only one who can tell us what we need to know is Tom.
Tom zaten bilmediğimiz hiçbir şeyi bize söylemeyecek.Tom isn't going to tell us anything we don't already know.
Tom bana bilmem gerektiğini düşündüğüm her şeyi zaten söyledi.Tom has already told me everything I think I need to know.
Sana zaten bilmediğini söyleyebileceğim hiçbir şey yok.There's nothing I can tell you that you don't already know.
Bilmek istediğim şeyi bana söyleyebileceğini düşündüm.I thought you might be able to tell me what I want to know.
Tom'un bilmemiz gereken her şeyi zaten bize söylediğini düşünüyorum.I think Tom has already told us everything we need to know.
Tom'a yapmamı istediği şeyi nasıl yapacağımı bilmediğimi söyle.Tell Tom that I don't know how to do what he's asked me to do.
Sana Tom hakkında muhtemelen bilmediğin şeyleri söyleyebilirim.I could tell you things about Tom that you probably don't know.
Tom Mary'ye Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğini söyledi mi?Has Tom told Mary that he doesn't really know how to speak French?
Bunun olacağını bilmediğini bana dürüstçe söyleyebilir misin?Can you honestly tell me you didn't know this was going to happen?
Tom bana geçen akşam sanırım senin bilmen gereken bir şey söyledi.Tom told me something the other night that I think you should know.
Zaten bilmemen gereken bir şeyi gerçekten sana söylemedim.I haven't really told you anything you shouldn't have already known.
Bizim önceden bilmediğimiz, Tom hakkında bize söyleyebileceğin bir şey var mı?Is there anything you can tell us about Tom that we don't already know?
Bilmemiz gerekeni bize söyleyebilecek tek kişinin Tom olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is the only one who can tell us what we need to know.
Başkalarının bilmesini istemediğin bir şeyi bana söyleme. Sır saklamada iyi değilim.Don't tell me anything you don't want others to know. I'm not good at keeping secrets.
O, adımı bile bilmez.He doesn't even know my name.
Tom'un neden hâlâ evlenmediğini bilmek istiyorum.I want to know why Tom is still not married.
İyimser olmadığımı hemen bilmelisin.You should know right off I'm not optimistic.
Yapmanı istediğimiz şeyi yaptığını bilmem gerekiyor.I need to know that you're doing what we asked you to do.
O, Fransızca bilmeyen bir yabancıdır.He is a foreigner who does not speak French.
Fransızların kim için oy vereceklerini bilmediklerine ikna oluyorum.I'm convinced that the French don't know who to vote for.
Onların gelip gelmediğini bilmek istiyorum.I'd like to know if they have arrived.
Kilitli kapıdan nasıl geçtiğin benim için bir bilmece.It's a puzzle to me how you got through the locked door.
Tom bilmediğimiz bir şeyi bilebilir.Tom might know something we don't.
Tom'un bilmesi gereken bir şey var.There's something Tom should know.
Tom, bilmen gereken bir şey var.Tom, there's something you need to know.
Tom hakkında bilmen gerektiğini düşündüğüm bir şey öğrendim.I found something out about Tom that I think you should know.
Öğretmen tahtaya bilmediğim bir dilde bir şey yazdı.The teacher wrote something on the blackboard in a language I didn't know.
Formülleri ezberlemek yeterli değil. Onların nasıl kullanılacağını bilmen gerek.It's not enough to memorize the formulas. You need to know how to use them.
Sen, Tom'u çok iyi bilmelisin.You must know Tom very well.
Herkesin bilmesini istemiyorum.I don't want everyone to know.
Herkesin bilmesini istemiyorsun, değil mi, Tom?You don't want everyone to know, do you, Tom?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod