Hakkında bilmem gereken şeyler var.There are things I must know about.
Bilmem gereken şeyler var.There are things I have to know about.
Tom yüzmeyi çok iyi bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to swim very well.
Bilmediğimiz çok şey var.There's a lot we don't know.
Hâlâ bilmediğimiz çok şey var.There's a lot we still don't know.
İşim hakkında hâlâ bilmediğim çok şey var.There's a lot I still don't know about my job.
Kız ne bilmek istiyor?What does the girl want to know?
Kız neyi bilmek istiyor?What does the girl want to know?
Bilmeniz gereken bir şey var.There's something you have to know.
Daha fazlasını bilmek ister misin?Do you want to know more?
Her avcı sülünün nerede olduğunu bilmek ister.Every hunter wants to know where the pheasant is.
Bunu yapmadan önce, bilmen gereken bir şey var.Before you do that, there is something you need to know.
Dün burada ne olduğunu tam olarak bilmem gerekiyor.I need to know exactly what happened here yesterday.
Tom'a ne olduğunu tam olarak bilmem gerekiyor.I need to know exactly what happened to Tom.
Tom hakkında bilmem gereken bir şey var mı?Is there anything else I should know about Tom?
O, korku nedir bilmez.He knows no fear.
Bana önceden bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't already know.
Gerçeği bilmeyi hak ediyorum.I deserve to know the truth.
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
Ne kadar çok bilirsen hiçbir şey bilmediğini o kadar çok anlarsın.The more you know, the more you understand that you know nothing.
Onu ben de bilmek isterim.I'd like to know that too.
Bilmediğim devam eden bir şey var mı?Is there something going on that I don't know about?
Bilmek istediğin özel bir şey var mı?Do you have anything in particular you want to know?
Tom almaması gerektiğini bilmesine rağmen bir tefeciden ödünç para aldı.Even though Tom knew he shouldn't, he borrowed money from a loan shark.
Tom gitmemesi gerektiğini bilmesine rağmen tek başına yüzmeye gitti.Even though Tom knew he shouldn't, he went swimming by himself.
Tom'un nasıl yüzeceğini bilmediğine dair kesinlikle hiçbir fikrim yoktu.I certainly had no idea Tom didn't know how to swim.
Tom'un henüz bu konuda bilmesini istemiyorum.I don't want Tom to know about this yet.
Evli olduğumu Tom'un bilmesini istemiyorum.I don't want Tom to know that I got married.
Tom'un Mary ve benim çıktığımızı bilmesini istemiyorum.I don't want Tom to know that Mary and I went on a date.
Yüzmeyi bilmediğine dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you didn't know how to swim.
Tom'un yüzmeyi bilmediğini duydum.I heard that Tom doesn't know how to swim.
Neyi bilmen gerektiğini biliyorum.I know what you need to know.
Tom'a güvenilebileceğini bilmem gerekiyor.I need to know that Tom can be trusted.
Tom'un bize ihanet etmeyeceğini bilmem gerekiyor.I need to know that Tom won't betray us.
Dün neden burada olmadığının sebebini bilmem gerekiyor.I need to know the reason why you weren't here yesterday.
Tom'un dün ne yaptığını bilmem gerekiyor.I need to know what Tom did yesterday.
Tom'un dün gece nerede olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know where Tom was last night.
Tom'un neden bugün okulda olmadığını bilmem gerekiyor.I need to know why Tom was absent from school today.
Şimdiye kadar Tom'a güvenmemem gerektiğini bilmeliyim.I should know by now that I shouldn't trust Tom.
İçgüdülerime güvenmeyi artık bilmeliyim.I should know by now to trust my instincts.
Bu konuda bilmem gereken her şeyi bildiğimi düşünüyorum.I think I know everything I need to know about this.
Tom'un yüzmeyi bilmediğini düşünüyorum.I think Tom doesn't know how to swim.
Sanırım Tom burada yüzmeyi bilmeyen tek kişi.I think Tom is the only one here who doesn't know how to swim.
Raporu ne zaman bitirtmeyi beklediğini bilmek istiyorum.I want to know when you expect to have the report finished.
Bunu nerede bulduğunu bilmek istiyorum.I want to know where you found that.
Nerede yaşamayı planladığını bilmek istiyorum.I want to know where you plan to live.
Dün öğleden sonra nerede olduğunu bilmek istiyorum.I want to know where you were yesterday afternoon.
Yaptığını neden yaptığını bilmek istiyorum.I want to know why you did what you did.
Dün sabah neden burada olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't here yesterday morning.
Birinin bu soruna bir çözüm bilip bilmediğini çevredekilere soracağım ve anlayacağım.I'll ask around and see if anyone knows of a solution to this problem.
Burada Tom'un nerede yaşadığını bilmeyen tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't know where Tom lives.
Tom'un Fransızca bilmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't know French.
Daha sonra ne yapacağımızı bilmemiz gerekiyor.We need to know what to do next.
Sistemimize kimin girdiğini bilmek istiyoruz.We want to know who hacked into our system.
Muhtemelen gerçekten ne olduğunu asla bilmeyeceğiz.We'll probably never know what really happened.
Muhtemelen Tom'un kendini neden öldürdüğünü asla bilmeyeceğiz.We'll probably never know why Tom killed himself.
Dün Tom bana yüzmeyi bilmediğini söyledi.Yesterday, Tom told me he didn't know how to swim.
Ne olabileceğini asla bilmezsin.You never know what might happen.
Tom'un ne zaman gelebileceğini asla bilmezsin.You never know when Tom might show up.
Bunu bilmelisin.You ought to know that.