Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirsiniz ile cümle

bilirsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bilirsiniz, fikir oluşturmada ve bazı şeyleri inşa etmede çok zaman harcadık.You know, we spent a lot of time ideating and even building some of these things.
Ayrıca bilirsiniz:And you also know:
Bulduğunuz şeyin aradığınız şey olduğunu nasıl bilirsiniz?How do you know it when you find it?
Yani, bilirsiniz, öğretmenin elini ayağını bağlıyor, eğer düşünürseniz.So, you know, it puts the teacher into a tough bind, you have to think.
Bilirsiniz bunlar zaman içinde toplanmış bilgilerdir.It was, you know, a convention that arose.
Ve bilirsiniz belki 17'dir belki pi sayısıdır.And, you know, maybe it's seventeen, maybe it's pi.
Astreoid avciları, bilirsiniz işteAsteroid hunters, you know.
Bilirsiniz, zamanın başlangıcında dünya sudan oluşuyordu.You know that, in the beginning, the earth was full of water.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.But you know, there is progress being made in places like Cambodia and Thailand.
Bilirsiniz, doğum yapmak, dünyanın bu tarafında, harika bir olay.You know, childbirth in this part of the world is a wonderful event.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.You know, the criticism is fair; it isn't easy.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.You know, like just adjacent to me.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.People wonder, you know, "How do you have time to do this?" And so on.
Ve bilirsiniz, bu adam çok fakir bir çayhane çalışanı, toplumun en alt basamaklarında.And he's a, you know, incredibly poor teashop worker, on the lowest rungs in the society.
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?You know they do polls, right?
"Bilirsiniz, beklenmedik bir sey oldu mu, iyi misiniz?" falan filan.I said:
Bilirsiniz doktorlara ayna vermek utanilacak bir sey degildir.But whether their approach to people is right or not.
Bilirsiniz, şu an bunu iki buçuk aydır kullanıyorum.You know, I've been using it for two and a half months.
Ve çağrılar -- ne dediklerini bilirsiniz,And the calls that -- you know how they say,
Fakat bilirsiniz, Cini ve gelisme boyutunu gormek, cok sey.But you know, to see China and the scale at which it's evolving, is quite something.
Bilirsiniz, daha onceki sunumlardan biliyoruz.You know, we know that from earlier presentations.
Kitaplarla başlayacak olursak, bilirsiniz, işin neresindeyiz?So if we start with books, you know, sort of where are we?
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.You know, prizes are a very old idea.
Ve dusundumki, "Bilirsiniz, merak ediyorum benim nalinsi kasim nedir?"And I thought, "You know, I wonder what my psoas muscle is?"
Ama şunu bilirsiniz.But you know what.
Kopenhag'da 117 ulusun 350 hedefi için imza attiğini bilirsiniz.You know what, at Copenhagen we got 117 nations to sign on to that 350 target.
Sesindeki bir şey bir tür, bir tür olduğunu karaca için gibiydi derler, bilirsiniz.It seemed to roe that there was a sort of something in her voice, a kind of thingummy, you know.
Ve kendi kötü vakaları hakkında konuşmak istemeyen insanlarla ilgili bu sektörü bilirsiniz.And you know that business about people not wanting to talk about their worst cases?
Belki bilirsiniz, felç bir beyin hasarıdır.As you might know, a stroke is a brain injury.
Sorular, temel olanlar mesela, bilirsiniz, neden bu bizim başımıza geldi?Questions, some basics, like, you know, why did this happen to us?
Bilirsiniz, bu konferans doğadan esinlenilmiştir.You know, this is a conference inspired by nature.
Evet, bilirsiniz,Yeah. And you know,
Ve bazen de ,bilirsiniz,bunu bunun gibi ayrı bir çizgiye de yazabilirsiniz. .And sometimes, you know, you could write it in a separate line like this.
Bilirsiniz. çünkü sinirlisinizdir.You know, because you're pissed off.
Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.That's an unfair offer, and you know what an unfair offer is.
Kendimize şöyle bakabiliriz, bilirsiniz,We have a way to look at Earth like that, you know,
Fakat, bilirsiniz, o oldukça iyi gözüküyor, ama...But, you know, he's reasonably good looking, but...
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.You know, I went and pitched it to the studio as "'Romeo and Juliet' on a ship:
Bilirsiniz, yüksek teknoloji kullanılıyordu, ve inanılmaz planlamalar yapılması gerekliydi.You know, where it was highly technical, and it required enormous planning.
Bilirsiniz, alınan dersler nelerdir?You know, what are the lessons learned?
Bilirsiniz, küçük bir kutu gibiYou know, it's a little box.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.You know, simple words lost in the quicksand of experience.
Bilirsiniz, küçük bir sınıfta dolaşmak pek hoştur.You know, it's very pleasant to walk into a small class.
Bilirsiniz, oraya gitmek sadece 6 ay alır.You know, it'll take us only six months to get there.
Aslında, bilirsiniz, Birleşik Devletler kadar büyük.So it's about the size, you know, of the United States.
Bu yüzden,bilirsiniz, aslında Everest Dünya'da bodur kalır.So, it basically dwarfs, you know, Mount Everest here on Earth.
Yapmak isteiğimiz şey, etkili, bilirsiniz, ve verimli bir makine yapımından emin olmaya çalışıyoruz.What we want to do is to make sure we have an effective, you know, an efficient kind of machine.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.If you are going to Jupiter, you have a very high-radiation, you know, environment.
Aslında bunlar, yüzyüze gelmek zorunda olduğunuz,bilirsiniz, çeşitli ufak meydan okumalar.So these are kind of some of the little challenges, you know, that we have to face.
Ve sonra geri çekiliyoruz, bilirsiniz, bu noktadan sonra.And then we back off, you know, from that point.
Umarım herşey yolunda gider, bilirsiniz, çalışması gerektiği gibi.Hopefully it all will work, you know, it will work that way.
Aslında, biraz Yıldız Savaşları gibi, bilirsiniz, ama bu gerçek.So it's a little bit like "Star Wars," you know, but it's real.
Yani yakınlaştıkça, bilirsiniz, dünyayı görebilirsiniz, tam da şurada ortalarda.So as you zoom in, you know, you can see Earth, you know, just in the middle here.
Bilirsiniz kalabalık bir asansör ne kadar rahatsız edicidir.You know how uncomfortable it is to be in a crowded elevator?
Bilirsiniz, küçükken tek yapmak istediğim atların resmini yapmaktı.You know, all I wanted to do was draw pictures of horses when I was little.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.You know, my science teacher was not an accredited teacher.
Otizm farklı derecelerde geliyor, bilirsiniz,You know, the thing is, autism comes in different degrees.
Sıkça bana sorulur, bilirsiniz işte, kitap hakkında seni şaşırtan nedir?I'm often asked, "What surprised you about the book?"
Gidiyorum, Tamam, bilirsiniz.I'm going, "OK," you know?
Ve kiliseye başladığımda, bilirsiniz, şimdi kitabın yapmakta olduğunu yapmak için bir planım yoktu.And when I started the church, you know, I had no plans to do what it's doing now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod