Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirsin ile cümle

bilirsin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilirsiniz doktorlara ayna vermek utanilacak bir sey degildir.But whether their approach to people is right or not.
Bilirsiniz, şu an bunu iki buçuk aydır kullanıyorum.You know, I've been using it for two and a half months.
Hislerimizi bir şekilde nasıl kontrol edebiliriz, bilirsin...How do we get control of our feelings?
Bu bir tür... zihnin içinde bir şey, ne demek istediğimi bilirsin.It's there in the mind, you know what mean?
(S:) Aslında, sevmek derken... (M:) Hayır, öyle kastetmedim, bilirsin, sevecen bir şekilde.[Q.] Well, love in the sense...? [Mooji]
Ama bilirsin, mutlaka her zaman bir iki tane olacak.No, I don't mean affectionately. But sometimes there will always be one or two. [laughter]
Ve çağrılar -- ne dediklerini bilirsiniz,And the calls that -- you know how they say,
Ama nasıl olduğunu sen bilirsin, Felice.But you know how it is, Felice.
Eh, sen de bilirsin, Ron St.In 1997, there was an outbreak of bird flu -- H5N1.
Fakat bilirsiniz, Cini ve gelisme boyutunu gormek, cok sey.But you know, to see China and the scale at which it's evolving, is quite something.
Ergenlikte neler oldugunu bilirsinz?You know what happens at puberty?
Bilirsiniz, daha onceki sunumlardan biliyoruz.You know, we know that from earlier presentations.
Kitaplarla başlayacak olursak, bilirsiniz, işin neresindeyiz?So if we start with books, you know, sort of where are we?
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.You know, prizes are a very old idea.
Beyaz önlüklüleri bilirsin!You know the white 'uns!
Şimdi ilgini çekebildim değil mi? Sesimin ne kadar güzel olduğunu bilirsin.You're listening to me now so you can tell how beautiful my voice is.
Ama şunu bilirsiniz.But you know what.
Kopenhag'da 117 ulusun 350 hedefi için imza attiğini bilirsiniz.You know what, at Copenhagen we got 117 nations to sign on to that 350 target.
Bilirsin yani, nasıl çalışabilir?You know, how can it work?
Güzel, Ben görüyorum seçiyorsun, bilirsin, müslinin üzerine mısır gevreğini.Why to make it like sacrifice? What are you sacrificing?
Bilirsin. Yeni bir lisan öğrenebilirsin.The most important choice you have is to keep the attention in the stable place of the seer.
Sesindeki bir şey bir tür, bir tür olduğunu karaca için gibiydi derler, bilirsiniz.It seemed to roe that there was a sort of something in her voice, a kind of thingummy, you know.
Ve kendi kötü vakaları hakkında konuşmak istemeyen insanlarla ilgili bu sektörü bilirsiniz.And you know that business about people not wanting to talk about their worst cases?
Belki bilirsiniz, felç bir beyin hasarıdır.As you might know, a stroke is a brain injury.
Sorular, temel olanlar mesela, bilirsiniz, neden bu bizim başımıza geldi?Questions, some basics, like, you know, why did this happen to us?
Bilirsiniz, bu konferans doğadan esinlenilmiştir.You know, this is a conference inspired by nature.
Evet, bilirsiniz,Yeah. And you know,
Bilirsiniz. çünkü sinirlisinizdir.You know, because you're pissed off.
Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.That's an unfair offer, and you know what an unfair offer is.
Yalanlara kolay kanmam bilirsin. Peki, bunu neden yapıyorsun?You know I don't easily fall for lies, so why are you doing this?
Kendimize şöyle bakabiliriz, bilirsiniz,We have a way to look at Earth like that, you know,
Fakat, bilirsiniz, o oldukça iyi gözüküyor, ama...But, you know, he's reasonably good looking, but...
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.You know, I went and pitched it to the studio as "'Romeo and Juliet' on a ship:
Bilirsiniz, yüksek teknoloji kullanılıyordu, ve inanılmaz planlamalar yapılması gerekliydi.You know, where it was highly technical, and it required enormous planning.
Bilirsiniz, alınan dersler nelerdir?You know, what are the lessons learned?
Sen bilirsin, bana göre hava hoş.Well, it's none of my business
Bilirsiniz, küçük bir kutu gibiYou know, it's a little box.
Beni bilirsin ,You know me,
Sen daha iyi bilirsinYou know very well.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.You know, simple words lost in the quicksand of experience.
Bilirsiniz, küçük bir sınıfta dolaşmak pek hoştur.You know, it's very pleasant to walk into a small class.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.You know, economists love to talk about the stupidity of people who buy lottery tickets.
Bilirsiniz, oraya gitmek sadece 6 ay alır.You know, it'll take us only six months to get there.
Aslında, bilirsiniz, Birleşik Devletler kadar büyük.So it's about the size, you know, of the United States.
Yapmak isteiğimiz şey, etkili, bilirsiniz, ve verimli bir makine yapımından emin olmaya çalışıyoruz.What we want to do is to make sure we have an effective, you know, an efficient kind of machine.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.If you are going to Jupiter, you have a very high-radiation, you know, environment.
Ve sonra geri çekiliyoruz, bilirsiniz, bu noktadan sonra.And then we back off, you know, from that point.
Umarım herşey yolunda gider, bilirsiniz, çalışması gerektiği gibi.Hopefully it all will work, you know, it will work that way.
Aslında, biraz Yıldız Savaşları gibi, bilirsiniz, ama bu gerçek.So it's a little bit like "Star Wars," you know, but it's real.
Yani yakınlaştıkça, bilirsiniz, dünyayı görebilirsiniz, tam da şurada ortalarda.So as you zoom in, you know, you can see Earth, you know, just in the middle here.
Ha Ni, bilirsin ki ailemiz hızlıca iyileşme konusunda uzmandır.Hey, Ha Ni, our family must have a knack for speedy recoveries.
Haha. ) Bilirsin ya, eğer elaleme ateş etmezsen daha çok işin olabilir.You know, you would probably get more business if you didn't run around shooting at people.
Bilirsiniz kalabalık bir asansör ne kadar rahatsız edicidir.You know how uncomfortable it is to be in a crowded elevator?
Bilirsiniz, küçükken tek yapmak istediğim atların resmini yapmaktı.You know, all I wanted to do was draw pictures of horses when I was little.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.You know, my science teacher was not an accredited teacher.
Otizm farklı derecelerde geliyor, bilirsiniz,You know, the thing is, autism comes in different degrees.
Sıkça bana sorulur, bilirsiniz işte, kitap hakkında seni şaşırtan nedir?I'm often asked, "What surprised you about the book?"
Gidiyorum, Tamam, bilirsiniz.I'm going, "OK," you know?
Ve kiliseye başladığımda, bilirsiniz, şimdi kitabın yapmakta olduğunu yapmak için bir planım yoktu.And when I started the church, you know, I had no plans to do what it's doing now.
Bilirsiniz, dünya görüşünüzün testi iyi zamanlarda nasıl hareket ettiğiniz değildir.You know, the test of your worldview is not how you act in the good times.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilirsin ile cümle - Sayfa 7 - bilirsin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App