Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.Wissen Sie, was man auf der einen Seite gewinnt, verliert man auf der anderen.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.Ξέρετε, θα το αφαιρέσουμε από κάτι άλλο.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.Знаете, ще вземем нещо от нещо друго.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.Мы собираемся сделать что-то одно, но для этого забираем от другого.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.אתם יודעים, שניקח את זה ממקום אחר.
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.إذا اضفنا اليها جزء يجب أن نأخذ منها جزءًا أخر
Bilirsiniz, birşeyi başka birşeyden çıkartıp alacağız.私は経済を豊かにする事だけを考えています
Bilirsiniz, bir şeyler geliştiren küçük geliştirici, yolu boyunca bu vergiyi ödemek zorunda.Se sienten obligados a obtener una patente por motivos de defensa. Así que toda esa actividad es un impuesto.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Anda tahu, negara Lebanon pernah hancur oleh perang sipil yang panjang dan berdarah.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Como sabem, o Líbano como país já foi destruído uma vez por uma longa e sangrenta guerra civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Du förstår, landet Libanon har en gång förstörts av ett långt och blodigt inbördeskrig.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.여러분도 아시다시피 레바논은 길고 피로 얼룩진 내전에 의해 한때 파괴되었던 나라였습니다.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanon is ooit verscheurd geweest door een lange en bloederige burgeroorlog.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanon som land er engang blevet destrueret af en lang og blodig borgerkrig.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Libanul, ca ţară, a fost distrus de un lung şi sângeros război civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Liban został już raz zniszczony przez długie i krwawe wojny domowe.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Sapete, il Libano come nazione è stato distrutto da una lunga e sanguinosa guerra civile.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Tudják, Libanont egyszer egy hosszú és véres polgárháború rombolta le.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Víte, Libanon jako země byla už jednou zničena dlouhou a krvavou občanskou válkou.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Vous savez, le Liban est un pays qui a été détruit par une longue et sanglante guerre civile.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Ya saben, el Líbano como país ya fue una vez destruido por una larga y sangrienta guerra civil.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Ξέρετε, ο Λίβανος είχε καταστραφεί από έναν μακροχρόνιo και αιματηρό εμφύλιο πόλεμο.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Като държава Ливан е бил унищожен от дълга и кървава гражданска война.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Однажды Ливан был полностью разрушен как страна долгой и кровавой гражданской войной.
Bilirsin, şans gelir ve gider.Η τύχη έρχεται και φεύγει.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.Усі ви знаєте Ліван як країну, що була зруйнована тривалою кривавою громадянською війною.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.אתם מכירים את לבנון שבעבר הייתה הרוסה על ידי מלחמת אזרחים ארוכה ועקובה מדם
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.كما تعلمون، لبنان كبلد قد تدمر من قبل بسبب حرب أهلية طويلة و دامية.
Bilirsiniz, bir zamanlar Lübnan, ülke olarak, uzun ve kanlı bir iç savaşta yok edilmişti.荒廃しました 正直 なぜこれを内戦というのかわかりません
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Fietspaden worden meestal gebruikt door jonge kerels in fietspakken (gelach)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)아시잖아요, 자전거 도로가 대부분 쫙 달라붙는 바지를 입는 젊은이들에게만 허락된다는거, 아시죠.(웃음)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Le piste ciclabili sono utilizzate in prevalenza da ragazzi in pantaloncini aderenti. Quindi -- (Risate)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Meistens sieht man da junge Leute in eng anliegenden Hosen - (Gelächter)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Pistele de biciclete sunt folosite în general de tineri cu pantaloni strâmți. (Râsete)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Viete, cyklistické chodníky väčšinou využívajú mladí chalani v elastických nohaviciach. (Smiech)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)На них видно лишь молодёжь или супер-бегунов. (Смех)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)Як ви знаєте, на велодоріжках частіше за все можна побачити молодих людей у обтягуючих лосинах, правда?.
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)כידוע, בעיקר צעירים במכנסיים צמודים משתמשים בשבילי אופניים -- (צחוק)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)تعلمون أن مسارات الدراجات تستخدم معظمها بواسطة الشباب المرتدين للبنطلونات الضيقة، تعلمون ذلك ، -- (ضحك)
Bilirsiniz, bisiklet yolları çoğunlukla dar pantolon giyen gençler tarafından kullanılıyor --(Gülüşme)サイクル・パンツをはいた連中ばかりですね (笑) 自転車レーン用の新しい乗り物があれば
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Bạn biết đấy, ngay bên cạnh tôi.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Blisko, tuż obok mnie.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Így mellettem.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.바로 제 옆에 붙어서 말이죠.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Precies naast me.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde. Sonra bana sormaya başladı, "Bu radyoyu nerden aldın?Vous savez, juste à côté de moi et il m'a demandé:
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Ya saben, justo al lado mío.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Беше седнал точно до мен.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.Представляете, человек, сидевший рядом, начал спрашивать:
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.בסמוך אליי.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.ملامساً لي.
Bilirsiniz bitişik bir şekilde.彼が「そのラジオはどこで買ったんだ? 値段は?」と尋ねたので
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.아시다시피, 깨달음은 우연함에서 얻게 되는 경우가 많습니다. 당신은 그냥 다시 돌아보고
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.ואתם יודעים, התגלות היא לרוב משהו שאתם מוצאים שהפלתם. אתם רק צריכים ללכת מסביב לבלוק
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.وكما تعلمون ,ادراك الحقيقة هو غالبا ان تجد شيئا كنت قد اسقطته في مكان ما. يتوجب عليك ان تدور حول الحائط
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.落としたものを見つけるようなものです ひらめきかどうかを判断するには 経験を積むしかありません
Bilirsiniz, biz bu büyük ve hicivli eylemi yaptığımız zaman아시다시피, 제가 세르비아에서 이 거대한 촌극을 벌였을 때,
Bilirsiniz, biz bu büyük ve hicivli eylemi yaptığımız zaman Sırbistan'da bir avuç kafadan çatlak öğrenciydik.Bạn biết đấy, chúng tôi chỉ là 1 nhóm nhỏ những sinh viên điên rồ ở Serbia khi viết vở kịch trào phúng này.
Bilirsiniz, biz bu büyük ve hicivli eylemi yaptığımız zaman Sırbistan'da bir avuç kafadan çatlak öğrenciydik.Byliśmy tylko grupką szalonych studentów, kiedy zorganizowaliśmy w Serbii zabawną akcję.
Bilirsiniz, biz bu büyük ve hicivli eylemi yaptığımız zaman Sırbistan'da bir avuç kafadan çatlak öğrenciydik.Eram doar un mic grup de studenți nebuni în Serbia, când am făcut această satiră.