Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirsin ile cümle

bilirsin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bilirsiniz, hiçbirşeyden.Like, from nothing.
Bilirsiniz, sağ beyindir, sol beyindir, çikolatadır, fıstık ezmesidir. Her ne ise, onu bulmalısınız.You know, it's right brain, it's left brain, it's chocolate, it's peanut butter.
Neden bahsettiğimi bilirsiniz.You know what I mean. And the—
Harry, sen her zaman ne diyeceğini bilirsin.Oh, Harry. You always know what to say.
Yalnızca on yedi yaşındaydı, Neden bahsettiğimi bilirsiniz.You know what I mean
- Bana Pop Pop diye bilirsiniz.- You all call me Pop-Pop.
Dedi ki, "Guzel, bilirsin, butun hayatimi o magarada yasamak gibi birsey dusunuyorum."And she said, "Well, you know, I think I'd kind of like to live my whole life in the cave."
Bilirsiniz, yardım çağırırsınız ve insanlar destek vermek için hazırdır.You know, it's just like the hail goes out and people are ready to help.
Üstelik, bilirsin ki erkelerden hoşlanmaz.Besides, you know she doesn't like men.
Bilirsiniz, insanlar şöyle derYou know, often, people say,
Bilirsiniz, oldukça uzun bir süre, aslında TED açısından bile düşündüm.You know, it's such a long wait that I actually started to even think about it in terms of TEDs.
Ve bilirsiniz, bundan hiç utanmadım.And, you know, I'm not even ashamed of that.
Bilirsiniz, video oyunları çok derin olabilirler, çok düşüncesiz olduklarında bile.You know, video games can be truly deep even when they're completely mindless.
Ya da mesela Vib Ribbon'ı bilirsiniz, burada Amerika'da hiç dağıtımı yapılmadı gerçi.Or, you know, Vib-Ribbon was not distributed here in the United States.
Rüyanızı bir dilde görmeye başladığınızda, bilirsiniz ki sonunda ona hâkim oldunuz.Once you start dreaming in a language, you know you've finally mastered it.
Oksijeni bilirsiniz.You know all about oxygen.
Bilirsiniz iyi bir bahis olabilir.You know, it might be a good bet.
Ve - (Gülüşmeler) ve - baya tedirgin olmaya başlamıştım ve, bilirsiniz işteAnd -- (Laughter)
Bilirsiniz işte bloglar korkutucudur.You know, blogs are scary.
Ve, bilirsiniz, ben bu konuda oldukça profesyonelim.And I'm, you know, very much "pro" that kind of stuff.
Ve, belki bilirsiniz, 1993 94 95'te 28 kilobit modemler kullanılırdı.And, and you know, in 1993 94 95 we used 28 kilobit modems.
Bilirsiniz, kitaplarından birinde şöyle yazmıştı:You know, he wrote in one of his books:
Sanki, bilirsiniz, Herbie Apple II gibi.It's, like, you know, Herbie the Apple Il.
Hayatını değiştiren bir şeydi, bilirsiniz.And so, in my life, you know, I was in the tofu; it was a family business.
Böylece, yayınlandı, bilirsiniz, böylece, vay, tasarımım bir kitapta?So, I was published, you know, so, wow, my design's in a book, you know?
Geldi ve dedi ki, bilirsiniz, buradaysam, her şey yolunda demektir.He'd come in and say, you know, If I am here, everything is okay.
Böylece kaç terim olduğunu bilirsiniz.You know, you can almost count the terms.
Bilirsiniz, insanlar bana mesaj atıp " Yeni işin nasıl gidiyor? " diye soruyorlardı.So, you know, people were writing me and saying, "How's your new job?"
Ruhu olan bir arabayı görünce tanırsınız. Bunun ne kadar güçlü olduğunu bilirsiniz.You know how strong this is.
İşe yarıyor değil mi, bilirsiniz işte.It kind of works, you know?
Bilirsiniz, bazen benim de yapmam gereken şey bu.You know, that's what I have to do sometimes.
Bir aletten daha fazla, bilirsiniz, yenilenebilir.It's more than one device, you know, it's renewable.
Ben öylece kalakaldım, Bilirsiniz bir şey söyleyemezken nasıl olursunuz ?And what was I -- you know, how are you going to say anything?
Onunla birlikte muayeneye girebilir miyim. Bilirsiniz...Can I go into the consulting room with him and... you know
Ţey, bilirsin Hakkýnda okumuţtum, filmde gördümWell, you know, I mean I read about it, seen it in films
- Bunu çok sýk yaparlar, bilirsin.- They do that a lot, you know.
Bilirsin, çok-kültürlü bir toplumda yaţýyoruz ve pozitif ayrýmcýlýk var,You know, we live in a multicultural society and practice positive discrimination,
Bilirsiniz, asla Microsoft'ta çalışacağım aklıma gelmezdi.You know, I never thought that I'd end up working at Microsoft.
Onda, bilirsin işte, "sabah ereksiyonu" vardı.He had, you know, "morning wood".
Ve düşündüm ki bilirsin işte, ismimle bir duruş sergilemek istedim.And I thought You know, I want to try and make some kind of statement with my name.
Şunu ele alırsanız, bilirsiniz aslında ağırlıkları çok azdır.If you take this thing, you know very well it weighs very little.
Cevabınızın doğru olduğunu bilirsiniz.So it definitely works out.
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı?You know, in a dictionary?
Bilirsiniz, bizimki motorlu bir Victorian stiliydi.You know, we have Victorian design with an engine on it.
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!You know, that ham butt is delicious!
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.He said, "You know, they're always looking out for nonverbal clues to my mental state.
"Oh bilirsiniz işte, her zamanki şeyler.'Oh, you know, the usual.
Bir Bach hayranıydım. Gitarla çalardım, bilirsiniz.I used to play it on the guitar, you know.
Bilirsin, akşamdan kalmayım. Biraz gerginim.Well, I mean, you know, I screwed up.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.You know, drilling's a science.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Well, being in business for yourself has its advantages.
Bilirsin, büyük bir sorunumuz var.You know, you and me got a real problem.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Of course I'm in. While I don't share his enthusiasm, you know me.
Bilirsin, sanırım bu, hayatımda bulunduğum en rahatsız oda.You know, I think this might be the most uncomfortable room I've ever been in in my life.
Grace artık büyüdü, serpilip gelişti. Bilirsin.Gracie grew up to become a full-blown hottie, you know?
- İyi, bilirsin.Uh, good, you know.
Bilirsiniz, Pazar sabahı gazetenizi açıp, kapuçinonuzu içersiniz.You know, Sunday morning, you flick the paper, get your cappuccino.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.You know, you find somebody who is respectable and has a lot of money.
Ama nasıl koyarsanız koyun, bilirsiniz, rakamlar anlam ifade etmez.But however you put it, you know, the numbers do not make any sense.
Bilirsiniz,birbirilerinin daha kısa veya daha uzun biçimleri olanlar. -You know, one's just kind of the longer or shorter version of the other one.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod