Ana içeriğe geç
Sözlük

bilir ile cümle

bilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve kendi kötü vakaları hakkında konuşmak istemeyen insanlarla ilgili bu sektörü bilirsiniz.And you know that business about people not wanting to talk about their worst cases?
Hepimiz önemsememenin ne olduğunu biliriz.We all know what it's like to not care.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editors and screenwriters have known this all along.
Belki bilirsiniz, felç bir beyin hasarıdır.As you might know, a stroke is a brain injury.
Sorular, temel olanlar mesela, bilirsiniz, neden bu bizim başımıza geldi?Questions, some basics, like, you know, why did this happen to us?
Bilirsiniz, bu konferans doğadan esinlenilmiştir.You know, this is a conference inspired by nature.
Kim bilir, belki de sizin atomlarınız önceden Napoleon'un diziydi.Who knows, maybe one of your atoms was once Napoleon's knee.
Evet, bilirsiniz,Yeah. And you know,
Ve bazen de ,bilirsiniz,bunu bunun gibi ayrı bir çizgiye de yazabilirsiniz. .And sometimes, you know, you could write it in a separate line like this.
Kim bilir, onun bilmediği bir şey biliyor olabilirlerdi.After all, maybe they knew something he didn't.
Bilirsiniz. çünkü sinirlisinizdir.You know, because you're pissed off.
Bu adil olmayan bir tekliftir, ve siz adil olmayan bir teklifin ne olduğunu bilirsiniz.That's an unfair offer, and you know what an unfair offer is.
Yalanlara kolay kanmam bilirsin. Peki, bunu neden yapıyorsun?You know I don't easily fall for lies, so why are you doing this?
Kendimize şöyle bakabiliriz, bilirsiniz,We have a way to look at Earth like that, you know,
Fakat, bilirsiniz, o oldukça iyi gözüküyor, ama...But, you know, he's reasonably good looking, but...
Genel gösterimi bilirseniz örnekleri buna göre çözebilirsiniz. .Because once you have the general, then you can always solve for the particular.
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?What's a person to do when all they can do is... ...watch from afar?
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.You know, I went and pitched it to the studio as "'Romeo and Juliet' on a ship:
Bilirsiniz, yüksek teknoloji kullanılıyordu, ve inanılmaz planlamalar yapılması gerekliydi.You know, where it was highly technical, and it required enormous planning.
Bilirsiniz, alınan dersler nelerdir?You know, what are the lessons learned?
Sen bilirsin, bana göre hava hoş.Well, it's none of my business
Bilirsiniz, küçük bir kutu gibiYou know, it's a little box.
Beni bilen bilir... ben Ünlü Katil ihtiyar Wu!I'm the killer, better known as... Master Wu the Elder!
Bay He Jiu, bilirkişi memuru !Mr. He Jiu, the coroner.
Beni bilirsin ,You know me,
Ben zampara değilim ! bunu herkes bilir ! Abime sorsana !I'm not a womanizer, you can ask my brother.
Sen daha iyi bilirsinYou know very well.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.You know, simple words lost in the quicksand of experience.
Bilirsiniz, küçük bir sınıfta dolaşmak pek hoştur.You know, it's very pleasant to walk into a small class.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.You know, economists love to talk about the stupidity of people who buy lottery tickets.
Bilirsiniz, oraya gitmek sadece 6 ay alır.You know, it'll take us only six months to get there.
Aslında, bilirsiniz, Birleşik Devletler kadar büyük.So it's about the size, you know, of the United States.
Bu yüzden,bilirsiniz, aslında Everest Dünya'da bodur kalır.So, it basically dwarfs, you know, Mount Everest here on Earth.
Yapmak isteiğimiz şey, etkili, bilirsiniz, ve verimli bir makine yapımından emin olmaya çalışıyoruz.What we want to do is to make sure we have an effective, you know, an efficient kind of machine.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.If you are going to Jupiter, you have a very high-radiation, you know, environment.
Aslında bunlar, yüzyüze gelmek zorunda olduğunuz,bilirsiniz, çeşitli ufak meydan okumalar.So these are kind of some of the little challenges, you know, that we have to face.
Ve sonra geri çekiliyoruz, bilirsiniz, bu noktadan sonra.And then we back off, you know, from that point.
Umarım herşey yolunda gider, bilirsiniz, çalışması gerektiği gibi.Hopefully it all will work, you know, it will work that way.
Aslında, biraz Yıldız Savaşları gibi, bilirsiniz, ama bu gerçek.So it's a little bit like "Star Wars," you know, but it's real.
Yani yakınlaştıkça, bilirsiniz, dünyayı görebilirsiniz, tam da şurada ortalarda.So as you zoom in, you know, you can see Earth, you know, just in the middle here.
Ha Ni, bilirsin ki ailemiz hızlıca iyileşme konusunda uzmandır.Hey, Ha Ni, our family must have a knack for speedy recoveries.
Kim bilir..Who knows?
Her yıl üniversite sınavında bir takım ilginç olaylar olduğunu bilirdim.Though there were SAT mysteries every year...
Haha. ) Bilirsin ya, eğer elaleme ateş etmezsen daha çok işin olabilir.You know, you would probably get more business if you didn't run around shooting at people.
Kim bilir, belki bir gün bizim de kendi James Bond'umuz olur değil mi?Who knows, maybe one day we'll even have our own James Bond, right.
Bilirsiniz kalabalık bir asansör ne kadar rahatsız edicidir.You know how uncomfortable it is to be in a crowded elevator?
Ve birde sözsel akıllar var. Her konudaki her gerçeği bilirler.And then there's a verbal mind, they know every fact about everything.
Bilirsiniz, küçükken tek yapmak istediğim atların resmini yapmaktı.You know, all I wanted to do was draw pictures of horses when I was little.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.You know, my science teacher was not an accredited teacher.
Otizm farklı derecelerde geliyor, bilirsiniz,You know, the thing is, autism comes in different degrees.
Sıkça bana sorulur, bilirsiniz işte, kitap hakkında seni şaşırtan nedir?I'm often asked, "What surprised you about the book?"
Gidiyorum, Tamam, bilirsiniz.I'm going, "OK," you know?
Ve kiliseye başladığımda, bilirsiniz, şimdi kitabın yapmakta olduğunu yapmak için bir planım yoktu.And when I started the church, you know, I had no plans to do what it's doing now.
Bilirsiniz, dünya görüşünüzün testi iyi zamanlarda nasıl hareket ettiğiniz değildir.You know, the test of your worldview is not how you act in the good times.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.You know, when you see this in a book, you're like, wow, this is advanced mathematics.
İma etmek istedikleri şey, bilirsiniz, bütün popülasyondaki noktaları almanızı istiyoruz.They mean, you know, we want you to get every data point in the entire population.
Ama aslında hesaplanma çeşitleri, bilirsiniz, telemde aynı.But the way you calculate them is, you know, they're essentially equivalent.
Bilirsiniz, çok para harcayıp çok da şey başardığınız olur.You know, there are cases where you spend quite a lot of money and you accomplish quite a lot.
Eger bir isverenseniz avukatiniza danismadan bir sey yapmanin ne kadar guc oldugunu bilirsiniz.If you run a business, it's hard to do much of anything without calling your general counsel.
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.But you know, it's kind of a collaboration between me and the fans, so I said, "Sure."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod