Onlar bunun ciddi olduğunu açıkça bilirler.They clearly know it's serious.
Tom'un alışkanlıklarını çok iyi bilirim.I know Tom's habits pretty well.
Tom kanserin neye benzediğini bilir.Tom knows what cancer is like.
Tom yapacak iş olduğunu bilir.Tom knows there's work to do.
Tom, neyi beklemeyeceğini bilir.Tom knows what not to expect.
Tom insanları nasıl okuyacağını bilir.Tom knows how to read people.
Tom kuşları nasıl yakalayacağını bilir.Tom knows how to catch birds.
Tom kendini nasıl toparlayacağını bilir.Tom knows how to bounce back.
İstenmediğim yeri bilirim.I know where I'm not wanted.
Tom her zaman neyin ne olduğunu bilir.Tom always knows what's what.
Özel hayatın nasıl olduğunu bilirim.I know how special life is.
Tom o hissi iyi bilir.Tom knows that feeling well.
Çoğu kişi daha iyi bilir.Most people know better.
Onlar çocuk, bilirsiniz.They're kids, you know.
Halk onu bilir.The public knows that.
Umarım herkes bunun ne anlama geldiğini bilir.I expect everyone knows what this means.
Tom gerçeğin değerini bilir.Tom values the truth.
Tom Mary'yi nasıl avucunun içine alacağını bilir.Tom knows how to push Mary's buttons.
Umarım Tom bunu nasıl onaracağını bilir.I hope Tom knows how fix this.
Tom'un nasıl göründüğünü kim bilir?Who knows what Tom looks like?
Tom muhtemelen Mary'yi sevdiğimi bilir.Tom probably knows I like Mary.
Tom bilirkişi olarak işe alındı.Tom was hired as an expert witness.
Tom bu şehri çok iyi bilir.Tom knows this city very well.
Herkes senin Mary'yi sevdiğini bilir.Everyone knows you love Mary.
Tom evleri nasıl satacağını bilir.Tom knows how to sell houses.
Tom Boston'u çok iyi bilir.Tom knows Boston very well.
Bu mektubu Tom'un yazdığını nasıl biliriz?How do we know that Tom wrote this letter?
Hayvanlarla ilgili düzenlemelerin olduğunu çok iyi bilirsiniz.You know perfectly well that there are regulations concerning animals.
Çocuğunuzun okul öncesi eğitim için hazır olup olmadığını nasıl bilirsiniz?How do you know if your child is ready for preschool?
Tom o şey hakkında her şeyi bilir.Tom knows all about that stuff.
Tom neyle mücadele ettiğini bilir.Tom knows what he's up against.
Fadıl hepsini çok iyi bilir.Fadil knows that all too well.
Tom, polis onu yakalayana kadar bunun sadece zaman meselesi olduğunu bilir.Tom knows it's only a matter of time until the police catch him.
Tom burada olmaması gerektiğini kesinlikle bilir.Tom definitely knows that he shouldn't be here.
Tom insanları nasıl rahatlatacağını bilir.Tom knows how to comfort people.
Tom nasıl parti verileceğini bilir.Tom knows how to party.
Yarın ne olabileceğini kim bilir?Who knows what might happen tomorrow?
Şimdi ve sonra arasında ne olabileceğini kim bilir?Who knows what might happen between now and then?
Gelecekte ne olabileceğini kim bilir?Who knows what might happen in the future?
Birkaç yıl sonra ne olabileceğini kim bilir?Who knows what might happen a few years down the line?
Gelecek birkaç hafta içinde ne olabileceğini kim bilir?Who knows what might happen over the next few weeks?
Bazı kadınlar, erken yaşta ne istediklerini bilirler.Some women know what they want from an early age.
Tom, izinsiz böyle bir şey yapmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to do something like that without permission.
Tom, Mary'den yardım istemekten daha iyisini bilir.Tom knows better than to ask Mary to help.
Tom'un onu neden yaptığını kim bilir?Who knows why Tom did that?
Tom kusursuz Fransızca bilir.Tom speaks impeccable French.
Herkes Tom'un Fransızca konuşabileceğini bilir.Everyone knows Tom can speak French.
Kasabadaki herkes Tom'un kim olduğunu bilir.Everybody in town knows who Tom is.
Ben senden daha yaşlıyım bu nedenle tabii ki daha iyi bilirim.I'm older than you, so of course I know better.
Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?How do I know that anyone else is a sentient being?
Birkaç kişi onun varlığını bilir.Few people know of its existence.
Birkaç kişi onun var olduğunu bilir.Few people know it exists.
Ölüm ne zengin ne de fakir bilir.Death knows neither rich nor poor.
Sami ne yapmak zorunda olduğunu bilir.Sami knows what he has to do.
Sami yapmak zorunda olduğu şeyi bilir.Sami knows what he has to do.
Mormonların nasıl olduğunu bilirsin.You know how Mormons are.
O bir şey bilir mi?Does he know anything?
Tom cimri biridir, bilirim.I know that Tom is stingy.
Tom neye kızar, bilirim.I know what annoys Tom.
Umarım Tom bunu kimin yapması gerektiğini bilir.I hope Tom knows who has to do that.