Ana içeriğe geç
Sözlük

bilinmeyen ile cümle

bilinmeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bilinmeyen sebeplerden dolayı stüdyonun istediği oyuncu kadrodan çıktı ve onun yerine Facinelli seçildi.Por razões desconhecidas, o ator não pôde interpretar o personagem e Facinelli foi selecionado em seu lugar.
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.Sancha e duas filhas cujo nome é desconhecido.
Bulunan aygıtlar bilinmeyen bir cihaza bağlı çoklu benzin kaplarıydı.Eles consistiam em múltiplos contêineres de gasolina conectados a um dispositivo desconhecido.
1936'daki başka bir depremse binada, bilinmeyen bir miktar hasar meydana getirmiştir.Em 1336 um terremoto fez outros estragos.
Gelen istenmeyen veya bilinmeyen postaları sınıflandırır.Assemelha-se ao ocupado/encaminhamento de chamadas não-atendidas.
"Dili algıla" seçilirse, bilinmeyen bir dildeki metin otomatik olarak tanımlanabilir.Se "Detectar idioma" é selecionado, o texto numa língua desconhecida pode ser identificado.
Bilinmeyen Kimse: Dad?Desconhecido, †?
İsmi bilinmeyen bir başka yakın akrabası da Bulgar hükümdarı Telerig ile evlendirilmiştir.Uma outra parenta, cujo nome não sabemos, se casou com o líder búlgaro Telerigue em 776.
Altı yaşında bilinmeyen tıbbi sebeplerden dolayı kör oldu.Faleceu de causas desconhecidas aos 46 anos de idade.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Aparentemente, foi preso, e não se sabe por onde anda.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Décimo Valério Asiático foi executado sem um juízo público por razões desconhecidas.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Ashildr então ativa o teletransporte, enviando o Doutor para um local desconhecido.
Anneleri katı olarak bilinmeyenler.Seus avós maternos são desconhecidos.
Kaddafi 25 Ekim 2011 tarihinde çölde bilinmeyen bir yerde gömülmüştür.Seu corpo foi enterrado em 25 de outubro, em algum lugar secreto do deserto Líbio.
Kont Theodosius bilinmeyen bir nedenle 375'te idam edilmişti.O conde Teodósio realizou uma campanha contra eles em 372.
Mezarı bilinmeyen çok sayıda evliyanın köy içerisinde ve köy dışında mezarının olduğu tahmin edilmektedir.Podem ainda ver-se numerosas sepulturas antropomórficas, dentro e fora do castelo.
Azizler Günü, Hristiyanlıkta bilinen ve bilinmeyen tüm azizlerin anıldığı kutsal gün.Dia de Todos os Santos é uma festa celebrada em honra de todos os santos e mártires, conhecidos ou não.
75'te yapıldı ve bilinmeyen bir tarihte yıkıldı.Foi destruído no terramoto de 1755, tendo sido reconstruído em data desconhecida.
İsmi bilinmeyen bir başka kızı, Erzincan Emiri Mutahharten ile evlenmiştir.Uma filha sem nome, que se casou com Ernise de Coulonces.
Hamnet bilinmeyen nedenlerden dolayı 11 yaşında öldü ve 11 Ağustos 1596'da gömüldü.Hamnet foi sepultado em Stratford em 11 de agosto de 1596."
İsmi bilinmeyen bir kadından iki oğlunun olduğu bilinmektedir.Sabe-se que eles tiveram uma filha, de nome desconhecido.
Daha sonrasında yeni ve şimdiye kadar bilinmeyen bir parçacık varlığı varsaydılar.No entanto, eles não sabem que houve uma terceira peça, que surgiu recentemente.
O gün sebebi bilinmeyen bir yangın çıkmış ve bu beş öğrenci yaşamını yitirmiştir.O furacão causou danos moderados e cinco mortes, sendo que uma pessoas estava desaparecida.
Ancak bilinmeyen nedenlerle bu albümü yayımlamadı.Dit album werd echter om onbekende redenen nooit uitgebracht.
Her parçacık için spin-parite (JP) değeri verilmiştir (bilinmeyenler boş bırakılmıştır).Aan ieder van hen is een 'stuk' (gedeelte van het pand) toegewezen om te worden ontkoold.
Kentin 14. yüzyılda bilinmeyen bir nedenle terk edildiği sanılmaktadır.In de 4e eeuw werd de stad om onduidelijke redenen verlaten.
Olaylar bilinmeyen bir kentte yaşanır.Ze moeten de nacht doorbrengen in een onbekende stad.
Daha on yaşlarındayken babası kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından öldürülür.Maar direct daarna wordt zijn vader neergeschoten door een onbekend persoon.
Şimdilerde ise bilinmeyen nedenlerden dolayı kartallar uzun zamandır bu bölgeye uğramaz oldu.Vanwege deze afsluiting bleven de Gurtalen lange tijd onbekend voor de buitenwereld.
Fakat ismi bilinmeyen bir metresinden Bernard adlı bir gayrimeşru oğlu olmuştu.Hij had enkel een bastaardzoon Bernard, geboren uit een relatie met een onbekende vrouw.
1998’de heykelin başı bilinmeyen bir kişi tarafından balyozla kırıldı.In 1996 werd het beeld door onbekenden omver getrokken.
Özellikle, 2013 yılında John Hurt, konuk oyuncu olarak Doktor'un o zamana kadar bilinmeyen bir yüzünü oynadı.In 2013 werd acteur John Hurt ook aangekondigd als een incarnatie van The Doctor.
Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.Hierdoor waren zij niet langer in het paradijs, dat een idyllisch, onbewust leven inhield.
Düzenleyen: Bilinmeyen YerelnetOS - onbekende tijd
Bilinmeyen nedenlerden dolayı anormal derecede düşük berilyum zenginliğine sahiptirler.Om redenen die onzeker blijven, hebben zij een abnormaal lage aanwezigheid van het element beryllium.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Mitsuo Itoh werd om onbekende redenen gediskwalificeerd.
Hiçbiri adlandırılmamış olan Hiç İçin Metinler ise bilinmeyenden gelen pek çok sesten ibarettir.Groot is de blindheid van degenen die hem aanroepen en hem niet hebben leren kennen'.
Sancho’nun ölümüyle ilgili bilinmeyen çok şey vardır.Over het leven van Sandys is weinig bekend.
Skandal günümüzde dahi bilinmeyenlerle doludur.De Tjukurpa is grotendeels geheim voor niet-ingewijden.
Ayrıca Garip Mezarlığı denen sahada ise kimliği bilinmeyen insanlara ait mezarlıklar vardır.Naast de ruïne bevindt zich een kerkhof voor onbekende drenkelingen.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Ze wordt buiten gevonden en weet niets meer van wat er gebeurd is.
Daha sonra bu bilinmeyen yazarın diğer kitaplarını bulmaya çalışır ama başarılı olamaz.Daniel begint aan een zoektocht naar andere boeken van deze onbekende schrijver, maar kan ze nergens vinden.
Kâşif, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir.Iets kwijt zijn is dan gelijk aan iets vergeten zijn, iets vinden herinnering (Grieks anamnèsis).
Dahası, spektroskopi elementlerin madde içindeki bilinmeyen kompozisyonunu tespit etmek için kullanılabilir.Daardoor kunnen de spectra niet gebruikt worden om de samenstelling van de objecten te bestuderen.
Aralık 2007'de tekrar görüşmeler devam etti, fakat sonra bilinmeyen bir tarihe ertelendi.De geplande opening in maart 2013 werd niet gehaald en een nieuwe streefdatum werd niet genoemd.
Ancak bu ücren bilinmeyen bir artist için çok fazlaydı.Verstegen bleef een vrij onbekende kunstenaar.
Flammarion gravürü sahibi bilinmeyen, anonim bir ahşap gravürdür.De houtgravure van Flammarion is een houtgravure die is vervaardigd door een onbekende kunstenaar.
Bu yöntemle daha evvelden bilinmeyen binlerce fosforilasyon yeri tespit edilmiştir.Vroegere fossiele vormen zijn nog onbekend.
Yeri bilinmeyen saray 17. yüzyılda yıkılmıştır.De burcht werd verwoest in de 17e eeuw.
Voynich elyazması, bilinmeyen bir yazıyla yazılmış, anlamı çözülemeyen gizemli bir kitap.Het Voynichmanuscript is een mysterieus, geïllustreerd handschrift met een onbegrepen inhoud.
Sonra onu bilinmeyen bir yere götürdüler.Na hun dood werden ze op een onbekende plek begraven.
Marion vicdani olarak yoldan çıkmıştır ve bilinmeyene doğru sürüklenmektedir.Maar Marion is ongelukkig en wil hem verlaten.
Bir kız çocuğu Şile'de bilinmeyen kişiler tarafından kaçırılır.Dat is zeker het geval als een kind ontvoerd wordt door een onbekende.
Daha sonrasında yeni ve şimdiye kadar bilinmeyen bir parçacık varlığı varsaydılar.Hij vermoedde dat dit een nieuw, onbekend element bevatte.
Sanatçı kendisi hakkında pek çok bilinmeyeni bu kitapta anlatmıştır.Er is een voorwoord van een onbekende auteur in het boek.
Tarihi bilinmeyen mezarlıklar vardır.Er zijn veel onbekende grafstenen.
Bu varlığın bir uzaylı ya da henüz bilinmeyen bir hayvan olabileceği düşünülmektedir.Wel vinden ze er een onbekend wezen, mogelijk een buitenaards wezen.
Her parçacık için spin-parite (JP) değeri verilmiştir (bilinmeyenler boş bırakılmıştır).Do każdego z nich przypisana jest liczba zajmowanych hide'ów (łanów).
Sonra onu bilinmeyen bir yere götürdüler.W tym samym roku została ona wywieziona w nieznane miejsce.
Ancak yeni bir X gezegeninin (bilinmeyen gezegen) varlığından daha şüphe ediliyordu.Postawiono hipotezę, że za zaburzenia w ruchu Neptuna odpowiada niezaobserwowana planeta (Planeta X).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod