Ana içeriğe geç
Sözlük

bilinmek ile cümle

bilinmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda tambur çaldığı da bilinmektedir.Também se conhece que ele urina sentando-se.
Anjea, Avustralya Aborjin mitolojisindeki bolluk tanrıçası diye bilinmektedir.A cratera recebeu o nome de Wunda, um espírito sombrio na mitologia dos aborígenes australianos.
622'de Avarlara rehin olarak gönderilen gayri meşru bir oğlu İoannis'in da olduğu bilinmektedir.Sabe-se também que teve um filho ilegítimo, João, que foi enviado como refém aos ávaros em 622.
Bu durum kara-cisim problem olarak bilinmektedir.Este problema é conhecido como linkage problem.
Ayrıca mahallede Yuva soyisimli vatandaşların yaşadığı bilinmektedir.Também são denominados albergues locais públicos que abrigam moradores de rua.
Yıkılmış olan bu kiliselerin yerleri bilinmektedir.É incerto quando esta igreja foi consagrada.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.ALS wordt sindsdien in de Verenigde Staten ook wel Lou Gehrig's disease genoemd.
Stadyum 1914 yılına kadar Owlerton Stadium ismiyle bilinmekteydi.Tot 1914 werd het stadion dan ook Owlerton Stadium genoemd.
(Affedersiniz!)" sözüyle de bilinmektedir.Ook is hij bekend van zijn (zelf)portretten.
İki farklı tip splisozom bilinmektedir, esas (majör) ve ikincil (minör) splisozomlar farklı snRNP'lar içerir.Er zijn twee typen spliceosomen bekend (de major en de minor) met verschillende snRNP's.
Bu imalat kaşmir ve 140 yıldır askeri üniforma bilinmektedir.De stad is bekend vanwege de productie van kasjmier en militaire uniformen, meer dan 140 jaar.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Op het eiland leven wilde geiten.
Tapınak ayrıca geleneksel Thai Masajı'nında doğduğu yer olarak da bilinmektedir.De tempel wordt ook wel gezien als de ontstaansplek van de traditionele Thaise massage.
Bu sistem ayrıca “Frippertronics” adıyla da bilinmektedir.De techniek werd later als "Frippertronics" bekend.
Sonraları şirketin başına geçen Ken Kutaragi, "PlayStation'ın Babası" olarak da bilinmektedir.Sony medewerker Ken Kutaragi wordt ook wel de "vader van de PlayStation" genoemd.
Ayrıca Norrish reaksiyonunu geliştirmesiyle bilinmektedir.Eén van zijn bijdragen is de ontwikkeling van de Norrish-reactie.
Bunun ardından Vezir olduğu bilinmektedir.Hij bekende al vlot de (enige) dader te zijn.
Ancak bundan önce de bir ticaret yerleşkesi olduğu bilinmektedir.Voordien stond de plek bekend als Langestraat.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.De guineawormziekte is al bekend sinds de oudheid.
Station wagon modeli ise VAZ-2102 olarak bilinmektedir.De combi-uitvoering heet VAZ 2102 etc.
Japonya'da EOS Kiss X5, ABD'de ise EOS T3i olarak da bilinmektedir.In Japan is deze camera beter bekend als EOS Kiss X50 en in Noord-Amerika als EOS Rebel T3.
Shaw'ın romanlarının pek çoğu ciddi olmasına rağmen güldürücü tarzı hayranlarınca bilinmektedir.De meeste romans van Shaw zijn serieus, maar onder SF-fans was hij bekend om zijn humor.
Orijinal modeli sadece Range Rover olarak bilinmektedir.Het model is Range Rover.
Ancak geleneksel dinlere inananların azaldığı bilinmektedir.Het is gewijde personen verplicht herkenbaar te zijn voor gelovigen.
Masalın varyantları Avrupa'da bilinmektedir.Het sprookje is in heel Europa bekend.
Kendisi en çok 1972 yılındakı romanı Fear and Loathing in Las Vegas ile bilinmektedir.In 1998 had ze een kleine rol in Fear and loathing in Las Vegas.
En çok 1977 yılındaki counry-pop hit'i "Don't It Make My Brown Eyes Blue" şarkısıyla bilinmektedir.Haar bekendste hit werd echter een zeemzoete popsong: Don't It Make My Brown Eyes Blue uit 1977.
Joseph van Aken'in oldukça verimli bir şekilde çalıştığı bilinmektedir.Al snel wordt duidelijk dat Van Rompuy zeer discreet te werk gaat.
Bugün yanlış olduğu bilinmektedir.Tegenwoordig weet men dat dit onjuist is.
Ancak gözlemsel olarak bu sayının daha düşük olduğu bilinmektedir.Volgens waarnemers kon het percentage iets lager liggen.
Ayrıca ticarette dikkatli davrandıkları da bilinmekteydi.Ook was ze met enige regelmaat te zien in commercials.
En az 329 kişinin burada bulunduğu bilinmektedir.Ten minste 29 overlevenden zijn bekend.
Almanya, Avrupa’nın “heavy metal” merkezi olarak bilinmektedir.In Europa werd het uitgebracht via "Heavy Metal World".
Bu durum yaygın olarak beş Seidel Sapması olarak bilinmektedir.Tegenwoordig zijn ze gekend als de 5 Seidel lensfouten.
Ahmim kenti Eski Mısır döneminde Ipu, Apu ya da Khent-min adları ile bilinmekteydi.In het Oude Egypte stond de stad bekend als Ipu, Apu of Chent-min.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.Tegenwoordig zijn honderdduizenden planetoïden bekend.
Pencigah Makamı’nın öğle yemeğinden sonra icra edildiği bilinmektedir.Die woorden worden dan samengevoegd tot "lunch gisteren".
Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yaklaşık 6.2 milyon yeni HPV enfeksiyonu ortaya çıktığı bilinmektedir.Het komt erop neer dat er in Nederland per jaar ongeveer 2500 nieuwe IBD-patiënten bij komen.
1386'dan önce kazaskerlik yaptığı bilinmektedir.Het dateert waarschijnlijk van voor 1386.
Büyük Beyaz Köpekbalığı takma adıyla bilinmektedir.Hij is nauw verwant aan de huidige witte haai.
Bu gün Kara Perşembe (Black Thursday) olarak bilinmektedir.Het staat bekend als de zwarte donderdag voor Feyenoord.
Bunlara ilaveten iki cins ve 3 familya da fosil kayıtlarından bilinmektedir.Daarnaast zijn er twee families met in totaal drie geslachten als fossielen bekend.
1999 öncesi ile ilgili hakkında çok az şey bilinmektedir.Er is maar weinig bekend over de periode voor 1997.
Wengren, Drum! adlı derginin kapağı olmasıyla da bilinmektedir.Ook dit is een cover, namelijk van Wham!
Şehir ayrıca zeytin ve tuzu ile de bilinmektedir.Daarnaast voert de stad olijven en olijfolie uit.
Ancak Kılıçoğulları sülalesinin Beğdili, Avşaroğullarının da Afşar boyundan olduğu bilinmektedir.Slechts Angkar bepaalde wie zich met wie mocht voortplanten, en voedde de kinderen die hieruit voortkwamen op.
Nurullah Ankut, hayvan hakları savunucusu olarak da bilinmektedir.Ook is hij bekend als voorvechter van dierenrechten.
Sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.Uiteindelijk vertrok hij naar het westen, vanwaar hij nooit is teruggekeerd.
Göl, suyunun şeffaflığı ve balık bolluğu ile bilinmektedir.Het meer staat bekend om haar heldere water en de rijkdom aan vis.
İngiliz şarkıcı Sophie Ellis-Bextor'ın albüm için bir parça kaydettiği bilinmektedir.Het nummer werd doorgegeven aan Britse zangeres Sophie Ellis-Bextor voor haar vierde album.
Şu an da BAL'da mücadele etmekte olan kulüp, il içersinde Mavi Şimşekler olarak da bilinmektedir.Later verschijnt het Beest tijdens het diner ook in het blauw.
B.o.B'nin "Nothin' on You" ve Travie McCoy'un "Billionaire" şarkılarına yaptığı katkılarla bilinmektedir.Ook werkte hij samen met B.o.B voor het nummer Nothin' on You en met Travie McCoy voor het nummer Billionaire.
Hamilelik sırasında kullanılmasının bebeğe zarar verdiği bilinmektedir.Onduidelijk is of het gebruik tijdens de zwangerschap negatieve effecten op de baby heeft.
Dövüş sanatlarında usta olduğu bilinmektedir.Hij stond bekend als kunstkenner.
Enmolada adıyla da bilinmektedir.Ook bekend onder de naam Remicade.
Günümüzde "Çin'in Süt Deposu" olarak bilinmektedir.Tegenwoordig staat het pand bekend als "Cultureel Culinair Warenhuis".
İlk adının Myrlea olduğu bilinmektedir.Iedereen weet echter zeker dat ze Lilly heet.
Kanser üzerine yaptığı çalışmalarla bilinmektedir.Ze bespreken hun ervaringen met kanker.
Bu kayıtlar nadir bulunur ve orijinallerinin grubun ilk basgitaristi Richard Roy'da olduğu bilinmektedir.De demo's zijn nu erg zeldzaam omdat het de enige opnames zijn met hun originele bassist Richard Roy.
Kendisinin çinli olduğu bilinmektedir.Zelf is hij Chinees.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod