Skorpios, özellikle Yunan armatör Aristotle Onassis'in mülkiyeti olarak bilinmekteydi.È principalmente conosciuta per essere l'isola personale dell'armatore greco Aristotele Onassis.
Gut geçmişte "kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak bilinmektedir.La gotta era storicamente conosciuta come "la malattia dei re" o la "malattia dei ricchi".
Petty bu görevi 1656 yılında tamamlar ve bu araştırması Down Survey adı ile bilinmektedir.Questo enorme lavoro fu completato in due anni, nel 1656, e divenne noto com Down Survey.
Bu maç ayrıca Almanya'da Bern Mucizesi olarak bilinmektedir.Il match è conosciuto in Germania come il miracolo di Berna.
Kariyerinin büyük bir kısmını geçirdiği İtalya'da Vincenzo Martini adı ile bilinmektedir.In Italia era anche conosciuto con il nome di Vincenzo Martini.
Çok az uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir.Ma il piccolo non ne vuole sapere di addormentarsi.
Ancak günümüzde kraliyet sarayı olarak bilinmektedir.Oggi lo si conosce come casa del Re.
Birleşik Krallık hakimiyeti ve daha öncesinde "Konak Meydanı" olarak bilinmekteydi.Precedentemente si chiamava piazza Giustizia e ancora prima piazza del Conte.
Muhammed'in soyundan geldiği bilinmektedir.Guarda com'è storpiato Mohamed!
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.Non si crede, ad ogni modo, che possano aver parlato una lingua indoeuropea.
Guang'an, Çin'in eski devlet başkanı Deng Xiaoping'in doğum yeri olarak bilinmektedir.Essa è famosa per aver dato i natali all'ex leader cinese Deng Xiaoping.
Japonya’da bu tasarı, Nara zamanından beri bilinmektedir.Fu introdotto in Giappone durante il periodo Nara.
Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.Bisogna però considerare che molte altre mutazioni sono state identificate come causa di malattia.
Önceden iyi bir savaşçı olduğu bilinmektedir.In passato era famosa per essere una grande combattente.
Günümüzde ise paslanma olayı herkes tarafından bilinmektedir.Ormai l'esito della guerra è chiaro a tutti.
Zhumadian daha önceden Yicheng adıyla bilinmekteydi.Precedentemente era conosciuta con il nome di Zhengxian.
Kaçin bölgesinde yaşayan ve nüfusu 1.2 milyon olan bu kişiler Jingpo olarak da bilinmektedir.La maggioranza degli abitanti dello Stato (1,2 milioni) sono Jingpo, anche conosciuti come Kachin.
Tromso de buz devrinden beri yerleşik bir hayat olduğu bilinmektedir.Ice salvò quante più vite possibili con uno scudo di ghiaccio.
Lukka ayrıca antik Mısır metinlerinden de bilinmektedir.Lukka viene anche citata negli antichi testi egizi.
1863e kadar ismi "Marano" olarak bilinmekteydi.Fino al 1863 era chiamato Santeramo.
Yangtze Nehri'nde suyun dışına sıçradıkları ve kuyrukları üzerinde dik durdukları bilinmektedir.Nel fiume Yangtze, si sa che le focene attere saltano fuor d'acqua e si tengono "in piedi" sulla coda.
Pierre Messmer'e yakınlığıyla bilinmektedir.È sostituito da Pierre Messmer.
Doğum kusurlarına yenidoğanların %3-5'inde rastlandığı bilinmektedir.I difetti alla nascita sono presenti nel 3-5% di tutte le nuove nascite.
Bu genel olarak kızıl ötesi sabit nokta olarak bilinmektedir.È conosciuto comunemente come pinne rosse.
Bu bölge kalbin doğal pili olarak bilinmektedir (pacemaker).Esso è il pacemaker naturale del cuore.
Yahudilerin alkol yapıp halka sattığı bilinmekteydi.Storicamente, centinaia di ebrei producevano e vendevano alcol in città.
Şeytan olarak bilinmektedir.Era soprannominato El Diablo.
Bu yüzden yaygın olarak, kendisi bu adla bilinmektedir.Proprio per questo motivo, la specie è nota prevalentemente con questo nome.
Bu tür Bombay fasulyesi, Bomba fasulyesi gibi adlarda da bilinmektedir.Questo tipo di lava è conosciuto come bomba a crosta di pane.
En çok 1977 yılındaki counry-pop hit'i "Don't It Make My Brown Eyes Blue" şarkısıyla bilinmektedir.Il suo brano più conosciuto è Don't It Make My Brown Eyes Blue (1977).
1748 yılında Eüler'in aynı problem üzerinde uğraştığı, fakat başarı sağlayamadığı bilinmektedir.Eulero aveva lavorato sullo stesso problema intorno al 1748, ma senza successo.
Burası aynı zamanda Stepsimon (Στέψιμον, "taç giyme töreni") olarak da bilinmekteydi.Ancora più citato è la fase di strucco (anche del clown).
Bir oğulları olduğu bilinmektedir.E si scopre che ha un figlio.
Grup ilk başta "For You" adıyla bilinmekteydi.Il gruppo inizialmente decise di chiamarsi Daddy.
Bahçenin birkaç yüzyıl mezarlık olarak kullanıldığı bilinmektedir.Fino ad alcuni decenni fa il sagrato veniva utilizzato come cimitero.
Diğerleri ise tarih anlatımları sayesinde bilinmektedir.Di altri se ne conosce l'esistenza solo attraverso documenti storici.
Bu kuruluşun CIA tarafından desteklendiği de bilinmektedir.Il complotto avrebbe avuto anche l'appoggio della CIA.
Boyuk Zira, Nargin adı ile de bilinmektedir.Zeratul, è sorpreso di sentire il nome Terra.
Ancak gözlemsel olarak bu sayının daha düşük olduğu bilinmektedir.Ma altri studi dimostrano che tale percentuale è molto più bassa.
Genel olarak iki çeşit olan çarpıklığın bilinmektedir.È bene evidenziare due possibili punti di confusione.
Terimin ilk çıkış noktası bilinmemekle beraber 1743 gibi erken bir tarihte kullanıldığı bilinmektedir.L'origine del termine è oggetto di dibattito, ma è noto che un suo primo utilizzo risalga già al 1743.
Yaklaşık olarak 18 türü bilinmektedir.Sono state attualmente descritte 18 specie.
Özellikle Pac-Man video oyununun yaratıcısı olarak bilinmektedir.È il numero di livelli del videogioco Pac-Man.
Çok eskilere dayanan bir tarihi olduğu bilinmektedir.Ci sono molti elementi che fanno ipotizzare una data precedente.
Ayrıca Norrish reaksiyonunu geliştirmesiyle bilinmektedir.Uno degli importanti risultati ottenuti fu lo sviluppo delle reazioni di Norrish.
Çoğu türün çiftleşme ve üremesi hakkında çok az bilinmektedir.Poco si sa sulle abitudini di riproduzione e allevamento di questo uccello.
Buna ek olarak, yaklaşık otuz kararsız izotop ve izomer bilinmektedir.Oltre a questi, sono noti 20 isotopi instabili.
Patriklik hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir.Poco si conosce della vita di questo patriarca cattolico.
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.In controcorrente, è la teoria economica di John Maynard Keynes.
Ayrıca bu yardımların Japon birliklerinden kalan teçhizatlar olduğu bilinmektedir.Alcune testimonianze rivelano che questi progetti erano attenzionati anche dai servizi segreti giapponesi.
Bu da 2008'in en başarılı ilk gün satışlarından biri olarak bilinmektedir.È uno dei Protoss di più successo dal 2008.
Fatih Sultan Mehmet'in şehre ilk girdiği kapının buradaki sur kapısı olduğu bilinmektedir.Da questa porta il Sultano Mehmet II entrò per la prima volta in città.
Köyün yemek kültüründe klasik Karadeniz yemeklerinin bulunduğu bilinmektedir.In quest'ultima regione è considerata tra i sapori tipici dell'alimentazione contadina.
Doğal hâlde bulunan platin ve platin alaşımlarının varlığı uzun zamandan beri bilinmektedir.Il platino nativo e le sue leghe naturali sono note da lungo tempo.
Jacques Chirac'a yakınlığıyla bilinmektedir.Emerge allora che egli conosce molto bene Chijiiwa.
Goryeo, Goguryeo nun devamı olarak bilinmektedir."La Gayatri è tutto il Sé esistente.
Köyün ilk kuruluşu 1800’lü yıllardan önce olduğu bilinmektedir."La villa di cui parliamo, non è nominata prima del mille."
Sanatçı, Kabbala'nın okuluna $21 milyon'luk bağış yapmasıyla bilinmektedir.La Parker rivela che la vittima aveva ricevuto una borsa di studio di $ 200.000.
Dövüş sanatlarında usta olduğu bilinmektedir.È esperta di arti marziali.
Belçika stili üretilen buğday biraları ise witbier (Felemenkçe: beyaz bira) olarak bilinmektedir.Le birre bianche sono birre a base di frumento, chiamate witbier in Olandese.