Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.음, 소리의 속도를 측정하는 명확한 방법은 소리를 튕겨져나오게 하고, 메아리를 살펴보는 것이죠.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.La manière évidente de mesurer la vitesse du son est de le faire rebondir et de regarder son écho.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Metoda logica de a masura viteza sunetului este sa ricoseze sunetul din ceva si sa te uiti la ecou.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Nos, az egyértelmű módja ennek az, ha valamiről visszaveretjük a hangot és a visszhangra figyelünk.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Obvyklý postup, jak změřit rychlost zvuku, je odrazit zvuk od něčeho a sledovat ozvěnu.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Očitni način za meritev hitrosti zvoka je, da ga odbijemo od nečesa in opazujemo odmev.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Oczywistą metodą pomiaru szybkości dźwięku jest odbicie go od czegoś i zbadanie echa.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Е, очевидният начин да се измери скоростта на звука е звукът да отскочи от нещо и да се види ехото.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.Очевидный способ измерить скорость звука заключается в том, чтобы отразить его и посмотреть на эхо.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.ובכן הדרך המובנת מאליה למדוד את מהירות הקול היא להחזיר את הקול מעל משהו ולבחון את ההד.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.الطريقة الواضحة لحساب سرعة الصوت هي جعل الصوت يرتد من شيء ما ثم نبحث عن الصدى.
Tabi ki sesin hızını ölçmenin en bilindik yolu sesi bir nesneden sektirerek yarattığı ekoya bakmak.音を何かに反射させて エコーを調べることです しかし...私の生徒のアリエルが言ったのです
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.A páva fenséges faroktolla a leghíresebb példa erre.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Cái đuôi công lộng lẫy là một ví dụ hay nhất cho cơ chế này.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Coada magnifică a păunului este cel mai vestit exemplu al acesteia.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Das prunkvolle Pfauenrad ist das bekannteste Beispiel dafür.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.De prachtige staart van de pauw is daar het meest bekende voorbeeld van.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Ekor burung merak yang mengesankan adalah contoh paling terkenal.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.공작의 아름다운 꼬리깃털은 이것의 가장 유명한 예입니다.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.La cola magnífica del pavo real es el ejemplo más famoso de esto.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.La maestosa coda del pavone ne è il più famoso esempio.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.La magnifique queue du paon en est le plus célèbre exemple.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Não evoluiu para a sobrevivência natural.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Piękny pawi ogon jest najlepszym przykładem.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Třeba pávův nádherný ocas je toho dobrým příkladem.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Úžasný páví chvost je tohto najlepším a najznámejším príkladom.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Η εκπληκτική ουρά του παγωνιού είναι το διασημότερο παράδειγμά της.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Великолепната опашка на пауна е най-известния пример за това.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Великолепный павлиний хвост - один из самых ярких примеров.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.Найяскравіший цьому приклад - величний хвіст павича.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.הזנב המפואר של הטווס הוא הדוגמא המפורסמת ביותר לכך.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.ذيل الطاووس الرائع هو المثال الأكثر شهرة في هذا الموضوع.
Tavuz kuşunun muhteşem kuyruğu bunun en bilindik örneğidir.この最も有名な例でしょう あれは生存のための助けにはなりません
Ve bu bilindikten sonra, artık o diğeri gelebilir.Cuando eso se conoce, entonces otro puede venir.
Ve bu bilindikten sonra, artık o diğeri gelebilir.Szüksége... Amikor már Azt ismerjük, akkor jöhet a másik.
Ve bu bilindikten sonra, artık o diğeri gelebilir.Une fois ceci reconnu, alors un autre peut venir.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.A legtöbb veszteség ismert okokból következett be.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.A maior parte dessas perdas é por coisas que sabemos.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.De meeste verliezen hebben oorzaken die we kennen.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Et la majeure partie de ces pertes est causée par des choses que nous connaissons.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.이 손실의 대부분은 우리가 이미 알고 있는 사실에서 원인을 찾을 수 있습니다.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.La maggior parte di queste perdite avvengono per ragioni a noi conosciute.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Og de fleste af de tab kommer på grund af ting vi kender til.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Și o mare parte dintre aceste pierderi au cauze pe care le cunoaștem.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Suurin osan menetysten syistä tunnetaan.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Und die meisten dieser Verluste haben uns bekannte Ursachen.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Większość strat wynika ze znanych powodów.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Y la mayoría de esas pérdidas son por cosas que sabemos.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.И большинство из тех потерь произошли из-за вещей, о которых мы знаем.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.Повечето от тези загуби са заради неща които знаем.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.רוב האבידות האלה הן מסיבות שידועות לנו.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.ومعظم هذه الخسائرلأسباب نعرفها.
Ve bu kayıpların çoğu bilindik şeylerden dolayı.バロアダニというダニが死亡の原因と
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.A teď to můžeme použít na nějaké běžné příklady, které ukážu v dalším videu.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.A teraz to môžeme použiť na nejaké bežné problémy, ktoré ukážem v ďalšom videu.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.E assim nós podemos usar isto para fazer alguns problemas comuns, os quais eu vou fazer no próximo vídeo.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.그러면 나중에 이것을 이용해서 흔한 문제 몇게를 풀 수 있는데 그것을 저의 다음 영상에서 할 것입니다
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.Teraz możemy zająć się częściej spotykanymi problemami, o których powiem w następnym wideo.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.ואז אנחנו יכולים להשתמש בזה כדי לפתור בעיות נפוצות יותר. מה שאני אעשה בסרטו הבא.
Ve bunu ilerideki videolarda yapacağım bilindik problemlerde de kullanabiliriz.و نستطيع أن نستعمل هذا لحل العديد من المسائل وهذا سنقوم به في الفديو القادم